• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Cumartesi Anneleri’nden Abdülmecit Baskın için adalet çağrısı

Cumartesi Anneleri’nden Abdülmecit Baskın için adalet çağrısı

Cumartesi Anneleri/İnsanları, 33 yıl önce gözaltına alındıktan sonra katledilen Abdülmecit Baskın için Galatasaray Meydanı’nda 1124’üncü kez bir araya geldi.

Cumartesi Anneleri’nden Abdülmecit Baskın için adalet çağrısı
Cumartesi Anneleri’nden Abdülmecit Baskın için adalet çağrısı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 10 Ekim 2026 13:06

Cumartesi Anneleri/İnsanları, gözaltında zorla kaybedilen ve katledilen yakınlarının akıbetini sormak amacıyla İstanbul’un Beyoğlu ilçesindeki Galatasaray Meydanı’nda düzenledikleri eylemlerin 1124’üncüsünü gerçekleştirdi. Bu haftaki eylemde, 30 Eylül 1993’te özel harekât polisleri tarafından evinden alınan ve üç gün sonra cansız bedeni bulunan Abdülmecit Baskın için adalet talebi yinelendi.

Çok sayıda kayıp yakını ve hak savunucusunun katıldığı eylemde, kaybedilen ve katledilen kişilerin fotoğrafları ile karanfiller taşındı. Basın açıklamasını İnsan Hakları Derneği (İHD) Kayıplar Komisyonu üyesi Sebla Arcan okudu.

Açıklama öncesinde, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın 11’inci yılında Barış Annesi Meryem Bulut şahsında Ankara’da katledilen barış savunucuları anıldı.

Abdülmecit Baskın’ın gözaltına alınması ve öldürülmesi

Sebla Arcan, 41 yaşında ve üç çocuk babası olan Abdülmecit Baskın’ın Ankara Altındağ Nüfus Müdürü olarak görev yaptığını hatırlattı. Baskın’ın 30 Eylül 1993’te makamından çıktıktan sonra özel harekât polisleri tarafından gözaltına alındığını, ancak gözaltına alındığının inkâr edildiğini belirten Arcan, şunları söyledi:

“Üç gün sonra, 3 Ekim 1993’te cansız bedeni Gölbaşı’nda bulundu. Ateşli silahla öldürülmüş, elleri arkadan bağlanmıştı. Ailesi, gerçeğin ortaya çıkarılması için yıllarca mücadele etti. Ancak soruşturma etkin biçimde yürütülmedi, dosya sürüncemede bırakıldı.”

Ankara JİTEM Davası’nda tüm sanıklar beraat etti

Arcan, özel harekât polisi Ayhan Çarkın’ın itiraflarının ardından dosyada yeni bir sürecin başladığını belirtti. Çarkın’ın İstanbul Cumhuriyet Savcılığına verdiği ifadede, Abdülmecit Baskın’ın İbrahim Şahin’in emriyle gözaltına alındığını ve özel harekât polisleri Ziya Bandırmalıoğlu ile Ayhan Akça tarafından öldürüldüğünü anlattığını aktardı.

Çarkın’ın anlatımlarıyla olay yerinde yapılan keşfin, Baskın’ın cansız bedeninin bulunduğu sırada jandarma tarafından hazırlanan olay yeri inceleme tutanağıyla örtüştüğünü söyleyen Arcan, bu bilgilerin savcılık dosyasına girdiğini ifade etti.

Yeni deliller doğrultusunda yürütülen soruşturmanın ardından 2014 yılında Ankara 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Mehmet Ağar, İbrahim Şahin ve Korkut Eken’in de aralarında bulunduğu 19 kişi hakkında dava açıldı. Kamuoyunda “Ankara JİTEM Davası” olarak bilinen davada sanıklar, silahlı örgütün faaliyeti kapsamında 18 kişiyi öldürmekle suçlandı.

Yıllarca süren yargılama boyunca Ayhan Çarkın’ın ifadeleri ve dönemin kamu görevlilerinin beyanları mahkeme kayıtlarına girdi. Buna rağmen 2019 yılında tüm sanıklar beraat etti.

Ailelerin itirazı üzerine beraat kararının bozulduğunu belirten Arcan, yeniden görülen davada sanıkların 2023 yılında bir kez daha beraat ettirildiğini söyledi. Arcan, on yıl süren yargılama boyunca 41 hâkim ve sekiz savcının değiştiğini, davanın sonunda zamanaşımı gerekçesiyle kapatıldığını belirtti.

Arcan, Baskın’ın gözaltında kaybedilmesi ve öldürülmesine ilişkin gerçeklerin açığa çıkarılmasını isteyerek şöyle konuştu:

“Abdülmecit Baskın’ın gözaltında kaybedilmesi ve öldürülmesine ilişkin her şeyi bilmek istiyoruz. Hakikati bilmek istiyoruz. Adalet istiyoruz. Cezasızlığın sona ermesini istiyoruz.”

Melek Baskın: Sorumlular yargılanmadan tüm adımlar eksik kalacak

Abdülmecit Baskın’ın kızı Melek Baskın, ailesinin 33 yıldır adalet mücadelesini sürdürdüğünü belirtti. Melek Baskın, “Hakikatler ortaya çıkana kadar, ne kadar yıl geçerse geçsin sorumlular yargılanmadan tüm adımlar eksik kalacak” dedi.

Ardından Abdülmecit Baskın’ın oğlu Eren Baskın’ın mesajı, İHD üyesi Nazım Dikbaş tarafından okundu.

Eren Baskın mesajında, babasının öldürülmesinin üzerinden 33 yıl geçtiğini hatırlatarak geçen zamanın ailede bıraktığı izlere dikkat çekti. Mesajda şu ifadeler yer aldı:

“Bu hafta, babam Mecit Baskın’ın öldürülmesinin üzerinden tam 33 yıl geçti. Bir insanın ömründen koca bir ömür, bir çocuğun hayatından koskoca bir çocukluk, bir ailenin hayatından ise hiçbir zaman tamamlanamayacak bir eksiklik geçti. Ama bizim için zaman hiçbir şeyi geride bırakmadı.

Bütün gerçeklere, bütün tanıklıklara ve yıllar boyunca ortaya konulan anlatımlara rağmen, Türk yargısı sanıkların tamamı hakkında beraat kararı verdi. Ardından, davanın 30 yıllık zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle düşmesine karar verildi.

Bizim için 33 yıl, yalnızca geçen zamanın adı değil. Cevapsız bırakılan soruların, yarım kalan hayatların, evladını bekleyen annelerin ve babasının sesini bir daha duyamayan çocukların hikâyesidir.

Dedem Faris Baskın’ın, babaannem Meryem Baskın’ın ve annem Raife Baskın’ın bıraktığı yerden, sizin yanınızda, omuz omuza mücadele etmeye devam edeceğiz.”

Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın 1124’üncü hafta eylemi, karanfillerin Galatasaray Meydanı’na bırakılmasıyla sona erdi.