• Ana Sayfa
  • Kadın
  • DEM Parti Gülistan Doku dosyasındaki iddiaları bakanlığa sordu

DEM Parti Gülistan Doku dosyasındaki iddiaları bakanlığa sordu

Soru önergesinde, Doku’nun sosyal medya hesaplarına müdahale edildiği, dijital delillerin siber çetelere ulaştırıldığı ve üst düzey kamu görevlilerinin organize bir şekilde delil kararttığı iddialarına yer verilirken soruşturmanın yanlış yönlendirilmiş olma ihtimalinin üzerine gidilmesi talep edildi.

DEM Parti Gülistan Doku dosyasındaki iddiaları bakanlığa sordu
DEM Parti Gülistan Doku dosyasındaki iddiaları bakanlığa sordu
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 16 Nisan 2026 11:14
  • Güncellenme: 16 Nisan 2026 15:36

DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, 5 Ocak 2020 tarihinde Dersim’de kaybettirilen Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin Adalet Bakanlığı’na yazılı soru önergesi verdi.

Kordu, soru önergesinde soruşturma sürecindeki son gelişmeler, delillerin karartıldığına yönelik iddialar ve kamu görevlilerinin olası sorumluluklarının açıklığa kavuşturulmasını istedi. Ayrıca dosyanın başından itibaren nasıl ilerlediği ve karar alma süreçlerinin hangi gerekçelere dayandığının ortaya çıkarılması talep edildi.

Soru önergesinde, Gülistan Doku dosyasının başından bu yana ciddi usulsüzlükler, delil karartma iddiaları ve kamu görevlilerinin olası müdahaleleriyle karşı karşıya olduğu ifade edildi.

Soruşturma yanlış mı yönlendirildi?

Önergede, yedi ilde yürütülen operasyonlarda dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de aralarında bulunduğu 13 kişinin gözaltına alınmasının, dosyanın “cinayet şüphesi” yönünde ilerlediğini gösterdiği belirtilirken şöyle denildi:

“Bu durum, başlangıçtan itibaren soruşturmanın yanlış yönlendirilmiş olabileceği ihtimalini güçlendirmektedir. Bu bağlamda, soruşturmanın ilk aşamalarında yapılan değerlendirmelerin hangi veri ve bulgulara dayandığı, alternatif ihtimallerin neden yeterince değerlendirilmediği ve bu yönlendirmelerin soruşturmanın ilerleyen safhalarına nasıl etki ettiği hususları kritik önem taşımaktadır.”

SIM kart ve delil karartma iddiaları

Önergede, Gülistan Doku’ya ait SIM kartın adli mercilere teslim edilmesi gerekirken dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’e verildiği, ardından Ankara’da bir siber çeteye ulaştırıldığı iddiasına yer verildi.

Ayrıca SIM kartın 18 Ocak 2020’de bir polis memuru tarafından kullanıldığı ve Doku’nun sosyal medya hesaplarına girilerek veri transferi yapıldığı, bazı arkadaş listesinin değiştirildiği iddiaları da aktarıldı.

‘Para transferi ve organize yapı’ iddiaları

HTS kayıtları ve banka hareketlerine ilişkin iddialarda, polis memuru ile dönemin valisi Tuncay Sonel ve koruma amiri arasında iletişim ve para transferi olduğu öne sürüldü. Bu durumun delil karartma karşılığı bir ödeme olabileceği ve organize bir yapı ihtimalini güçlendirdiği ifade edildi.

Önergede ayrıca hastane kayıtları ve kamera görüntülerinin değiştirildiği iddialarına da yer verildi. Bu durumun çok sayıda kamu görevlisinin dahil olduğu sistematik bir örtbas mekanizmasına işaret edebileceği belirtildi.

‘Üst düzey görevliler neden kapsam dışı?’

Soru önergesinde, dönemin valisi, başsavcısı, emniyet müdürü ve üniversite yönetimi dahil birçok üst düzey kamu görevlisinin soruşturma kapsamına alınmaması eleştirildi.

Alt kademedeki bazı isimler hakkında işlem yapılırken hiyerarşik sorumluluğun araştırılmamasının ciddi bir boşluk yarattığı ifade edildi.

Önergede, kırmızı bültenle aranan Umut Altaş’a ilişkin iddialara da yer verildi. Olayın yurtdışındaki bir kişiye yüklenmeye çalışıldığı ve soruşturmanın yönlendirilmiş olabileceği öne sürüldü.

‘Kadın cinayetlerinin aydınlatılması için emsal olacak’

Metinde ayrıca Gülistan Doku dosyasının, kadınlara yönelik kaybettirilme ve cinayet vakalarında cezasızlık riskini artıran yapısal soruna işaret ettiği belirtildi:

“Gülistan Doku vakasının tüm boyutlarıyla ortaya çıkarılması, benzer nitelikteki kadın kayıpları ve kadın cinayetlerinin aydınlatılmasında emsal teşkil edebilecek; kamu görevlilerinin sorumluluğunun açık biçimde belirlenmesi ise hem adalet duygusunun güçlenmesine hem de benzer olayların önlenmesine katkı sağlayacaktır.”

Bakanlığa yöneltilen sorular

Önergede Adalet Bakanı’na şu sorular yöneltildi:

1- Gülistan Doku dosyasında dijital delillerin silindiği iddiaları hakkında bugüne kadar hangi adli işlemler yapılmıştır?

2- HTS ve banka kayıtlarında ortaya çıkan delil karartma karşılığında para transferi yapıldığı iddiası hakkında hangi incelemeler yapılmıştır?

3- Hastane kayıtlarının silindiği iddiası doğru mudur? Bu konuda herhangi bir kamu görevlisi hakkında işlem yapılmış mıdır?

4- Munzur Üniversitesinde kamera kayıtlarının değiştirildiği iddiası kapsamında üniversite ve kamu görevlileri hakkında hangi işlemler yapılmıştır?

5- Cinayetin yurtdışındaki başka bir şüpheli üzerine yıkılmaya çalışıldığı iddiaları kapsamında, soruşturmanın kasten yanlış yönlendirilip yönlendirilmediğine dair herhangi bir inceleme başlatılmış mıdır?

6- Dönemin Valisi Tuncay Sonel başta olmak üzere ve bu süreçte sorumluluğu olan dönemin Başsavcısı,  Emniyet Müdürü ve Munzur Üniversitesi Rektörü dahil üst düzey birçok kamu görevlisi tüm iddialara ve delillere rağmen neden halen soruşturma kapsamında değildir?