Dilovası’ndaki Ravive Kozmetik Fabrikası’nda 8 Kasım 2025 tarihinde meydana gelen iş katliamında yaşamını yitiren 3’ü çocuk 7 işçi için Gebze Kent Meydanı’nda adalet nöbeti sürüyor. Çok sayıda demokratik kitle örgütü, siyasi parti temsilcisi ve yurttaş, ailelerin tuttuğu adalet nöbetine destek veriyor. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu’da DEM Parti Kocaeli İl Örgütü ve Gebze İlçe Örgütü yöneticileriyle birlikte adalet nöbeti tutan aileleri ziyaret etti.
Burada konuşan Halide Türkoğlu, adalet talebi etrafında bir araya geldiklerini belirterek şunları söyledi: “Bu topraklarda adaletsizliğin bize nasıl döndüğünü belki de en iyi bizler biliyoruz. Ben aynı zamanda Diyarbakır milletvekiliyim. Belki de bu topraklarda adaletin, kadın mücadelesinin nasıl günbegün elimizden çalındığını en iyi bilenlerdeniz. Yani öyle bir şey inşa ettiler ki adaletsizlik günbegün büyüyor ve bu adaletsizlik herkesin evine, ocağına düşüyor. O yüzden adaletle ilgili her çalışma, her dayanışma bu topraklarda hesap sormanın da dışında nasıl yaşayacağımızı da ortaya koyuyor”
‘Kamu davası deme, iktidar ve sermaye işbirliğini çökertmek demektir’
Kalıcı bir şekilde adaletin tesis edilmesi için mücadele edeceklerini vurgulayan Halide Türkoğlu, “Onların niyeti belli kamu davası demek, kamuda görevlilerin yargılanması demek, iktidar ve sermaye işbirliğini çökertmek demektir. Bugüne kadar insanların emeğinden, alınterinden, yaşamından çalarak ayakta kalmış bir sistem bunun hesabını verirse aynı sistemi devam ettiremezler. O yüzden kamu görevine dair yapılan bütün bu soruşturmalarda ya da cezasızlık politikalarında işbirlikçi zihniyeti var. O yüzden davayı bir şekilde ikiye bölmek de isteyecekler, istiyorlar. Bunun mücadelesini bütünlüklü ele almak zorundayız. Bu sadece özel ya da bir kişiye ait bir mesele değil. Bu sistem nasıl örülüyor? Bugünlere nasıl getirildi? Ve bundan sonra bunun sürdürülmemesi için nasıl yaşamamız gerektiği sorusu için adaleti hep birlikte ortaya çıkarmamız lazım. Eğer ki bu uzun yolda daha fazla mücadele etmek istiyorsak birbirimizin elinden tutmak zorundayız. Birbirimizin kelimesi olmak zorundayız. Birbirimizin sözünü her yere taşımak zorundayız. Ve o zaman inanın bana, adalet mücadelemiz aynı zamanda çocuklarımıza, gençlere bir şekilde bir gelecek mücadelesi olarak geri dönecektir. Ama vazgeçersek pes edersek ki biliyorum ki hiçbir arkadaşım bundan vazgeçmeyecek. Eğer ki pes etmemizi isterlerse asla bundan vazgeçmeyeceğiz” dedi.
Kadın işçilerin düzen içerisinde sömürüldüğünü ifade eden Halide Türkoğlu, “En düşük ücret, her türlü baskı, her türlü aslında şiddetin hedefi halinde olma, çok çok fazla çalışma ama az kazanma. Bunların hepsini biliyoruz. Dilovası’nda da bunların aynısı gerçekleşti. Mahallenin içerisinde kozmetik fabrikası ama aynı zamanda o mahallenin içerisinde genç kadınların en kolay ekmek kazanabileceğini düşündüğü yerlerden biriydi. Ve bunu bilinçli olarak yapıyorlar. Genç kadınların burada ücretsiz iş gücü olmalarını istiyorlar. Ve o yüzden hiçbir önlem almamak, hiçbir denetim yapmamak, işte düzen dedikleri bu. Aynı zamanda biliyorlar ki genç kadınları sömürdüklerinde kimse bir şey söylemedi. Ama biz bu düzeni tam da Dilovası’nda teşhir etmiş olduk. O yüzden son sözüm olarak şunu söylemek istiyorum. Dilovası’nda yaşanan katliam bu ülkenin aynasıdır. Bu ülkede insanlar nasıl yaşar, nasıl ölür, bunun resmidir. Dilovası için adalet mücadelesi verenler, bu ülkede adalet nasıl sağlanır, mücadelesi nasıl verilir, öfkesi nasıl büyütülür ve sabrı nasıl ortaya konur, bunu da gösterecek olan mücadelemizdir” diye konuştu.




