DEM Parti Çocuk Komisyonu ve Eğitim Politikaları Komisyonu, Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde öğrencilerin yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırıya ilişkin açıklama yaptı.
Yapılan yazılı açıklamada, Manisa’daki saldırının, daha önce Maraş ve Urfa’daki okullarda yaşanan şiddet vakalarının ardından geldiğine dikkat çekildi.
Açıklamada, okullarda yaşanan şiddet olaylarının toplumdaki şiddet kültüründen bağımsız ele alınamayacağı belirtilerek, “Yakın zamanda Maraş ve Urfa’da okullarda yaşanan şiddet vakalarına bir yenisinin Manisa’da eklenmesi, şiddet kültürünün toplumun herhangi bir alanında başlayıp orada kalmadığını, farklı biçimlere bürünerek yaşamın her zerresine ve hatta okullara kadar taşındığını göstermektedir” ifadelerine yer verildi.
DEM Parti, yetişkinler dünyasında yeniden üretilen şiddet ve çatışma kültürünün yanı sıra ana akım medyada sıradanlaştırılan şiddet temsillerinin, ekonomik kriz başta olmak üzere derinleşen yapısal krizlerin, cinsiyetçiliğin ve toplumsal eşitsizliklerin çocukların yaşam alanlarına da yansıdığını belirtti.
“Güvenlikçi refleksler şiddeti ortadan kaldırmıyor”
Açıklamada, yalnızca şiddetin görünür sonuçlarına müdahale eden ve her olayın ardından günübirlik önlemler geliştiren yaklaşımların sorunun kaynağına çözüm getirmediği ifade edildi.
DEM Parti, “Sorunun kaynağına değil yalnızca görünür sonuçlarına müdahale eden, her olayın ardından günübirlik tedbirler ve güvenlikçi refleksler üreten yaklaşımlar bu şiddetin kendisini ortadan kaldırmadığı gibi, onu yeniden üreten zemini de görünmez kılmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
Parti, temel meselenin şiddeti üreten ilişkilerle yüzleşmek olduğunu belirterek çatışma kültürünün yerine barış kültürünün geçirilmesi ve bunun kurumsal ve toplumsal alanlarda kalıcı hale getirilmesi gerektiğini kaydetti.
“Okullar demokratik yaşam alanları olmalı”
DEM Parti, okulların itaat, korku ve şiddetin yeniden üretildiği alanlar yerine farklılıkların bir arada yaşamayı öğrendiği, sorunların şiddet yerine diyalog yoluyla çözüldüğü ve çocukların söz ve karar sahibi olduğu demokratik yaşam alanları olması gerektiğini belirtti.
Bu kapsamda çocukların kendilerini ifade edebilmesi ve sorunlarını demokratik yollarla çözebilmesi için okullarda Çocuk Meclisleri ve Akran Arabuluculuğu mekanizmalarının kurulması çağrısında bulunuldu.
Açıklamada ayrıca her okula yeterli sayıda kadrolu psikolojik danışman, psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve sağlık personeli atanması gerektiği ifade edildi.
DEM Parti’den Milli Eğitim Bakanlığı’na eleştiri
Açıklamada, şiddetin önlenmesi konusunda yetkili kurumlar, ilgili kişiler ve toplumsal aktörlere sorumluluk düştüğü belirtilerek, güvenlikçi reflekslerin artırılması yerine barış, dayanışma ve birlikte yaşam kültürünün toplumsal yaşamın tüm alanlarında güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.
DEM Parti, bu sorumluluğun ilk gereğinin eğitim politikalarını “her geçen gün tekçi, cinsiyetçi ve antidemokratik bir boyuta sürükleyen” ve şiddetin önüne geçemeyen Milli Eğitim Bakanı ile diğer sorumluların hesap vermesi olduğunu belirtti.
Açıklama, “DEM Parti olarak, çocukların yaşam alanlarını kuşatan şiddet kültürüne karşı barışın, birlikte yaşamın ve demokratik toplumun inşasında ısrarcı olmaya devam edeceğiz” ifadeleriyle sonlandırıldı.



