Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), 7 Kasım Lazca Dil Günü’ne ilişkin açıklama yaptı. Partinin Dil, Kültür ve Sanat Komisyonu’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Buradan herkesi Lazcanın yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması için dayanışmayı büyütmeye davet ediyoruz” ifadesine yer verildi.
7 Kasım’ın anlamı
Açıklamada, 7 Kasım tarihinin iki önemli olayın kesişimi olduğu belirtildi. Lazcanın ilk gazetesi Mç’ita Murutsxi’nin (Kızıl Yıldız) 7 Kasım 1929’da yayımlanmaya başladığı, sanatçı Kazım Koyuncu’nun da aynı tarihte dünyaya geldiği kaydedilen açıklamada, bu tarihin halkın var olma mücadelesini hatırlattığı ifade edildi.
“Lazca yaşasın, diller özgürleşsin”
“Lazca yaşasın, diller özgürleşsin” başlığıyla yapılan açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:
“Lazca, yalnızca bir iletişim aracı değil, Karadeniz’in doğasını, dağlarını, derelerini, denizini, canlılarını, sözlü tarihini ve kolektif hafızasını içinde barındıran eşsiz bir kültürel hazinedir. UNESCO tarafından tehlike altındaki diller arasında sınıflandırılan Lazcanın zayıflaması, yalnızca Laz halkının değil, insanlığın ortak kültürel mirasının da yoksullaşması anlamına gelmektedir.
Yıllardır sürdürülen tekçi, inkârcı ve asimilasyoncu politikalar Lazca, Kürtçe, Hemşince, Çerkesçe ve Süryanice başta olmak üzere birçok anadilinin toplumsal yaşamdan dışlanmasına, eğitimde, bilimde, kültür ve kamusal alanda gelişmesinin engellenmesine neden olmuştur. Oysa her halkın kendi anadilinde konuşması, düşünmesi, eğitim görmesi, üretmesi ve geleceğini kendi diliyle kurması temel bir haktır. Anadilinde eğitim, eşit yurttaşlığın, insan haklarının ve demokratik toplumun vazgeçilmez koşullarındandır.”
DEM Parti’nin talepleri
Açıklamada, DEM Parti’nin Lazcanın ve Laz kültürünün anayasal güvenceye kavuşturulmasını, anadilinde eğitim hakkının tanınmasını, üniversitelerde Laz Dili ve Edebiyatı bölümleri ile araştırma merkezlerinin açılmasını savunduğu belirtildi. Partinin ayrıca Lazcanın yerel yönetimlerde, kamusal hizmetlerde, medyada, kültür ve sanat alanlarında özgürce kullanılmasının önündeki engellerin kaldırılmasını istediği aktarıldı.
Açıklamada, dillerin korunması, geliştirilmesi ve kamusal yaşamda eşit koşullarda var olabilmesinin toplumsal, vicdani ve hukuki bir sorumluluk olduğu vurgulandı.
Dayanışma çağrısı
Açıklamanın son bölümünde şu ifadeler kullanıldı:
“Buradan herkesi Lazcanın yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması için dayanışmayı büyütmeye, Lazcayı öğrenmeye, konuşmaya, geliştirmeye ve yaşamın her alanında kullanmaya davet ediyoruz. Doğanın sesini, halkların hafızasını ve kültürel zenginliğimizi taşıyan Lazca özgürce yaşasın, gelişsin ve gelecek kuşaklara ulaşsın!”



