Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM PARTİ) Hakkari Milletvekili Onur Düşünmez Meclis’te ‘Kuyu Tipi’ olarak tabir edilen ‘Y’ ve ‘S’ tipi cezaevlerine dair değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasında tutukluların elleriyle çizdiği bir krokiyi gösteren Düşünmez şöyle konuştu:
“Bir mahkumun o kuyu tiplerinde nasıl yaşamak zorunda kaldığının en açık örneği burada gözlerimizin önündedir. Bir avlu ve neredeyse meclisin boyutu yükseklikte duvarlar ve avludan gökyüzünü görebilmek için, yıldızlara bakabilmek için başını kaldırmak zorunda kalan binlerce mahkum. Bu utanç, mahkumları yıldızlara muhtaç hale getiren bu sistem sizlere yeter. Bunun utancını taşımak sizlere yeter. Bakın burada havadan görüntülenmiş bir kuyu tipi hapishane var. Yeterince gün ışığı yok. Yeterince güneş yok. Gökyüzüne erişim sınırlı ve bütün bunlara rağmen bütün mazgallarda bir nokta gibi gözlemlenen tellerle çevrilmiş ve insanlara orada yaşama olanakları sağladığınızı söylüyorsunuz.
📌"Özgürlüğünden yoksun bırakılmış olmak, insan onurundan da yoksun bırakılmak demek değildir"
🗣️DEM Parti Hakkari Milletvekili Onur Düşünmez: "Antalya S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutulan Gürkan Türkoğlu'nun kuyu tipi cezaevlerine karşı başlattığı açlık grevinin… pic.twitter.com/syAO9n5Z3o
— İlke TV (@ilketvcomtr) July 15, 2026
‘Gürkan Türkoğlu’nun yaşamını yitirmesi toplum vicdanında derin bir iz bırakmıştır’
Bu tartışmalar sürerken Antalya S tipi kapalı ceza infaz kurumunda tutulan Gürkan Türkoğlu’nun kuyu tipi ceza ellerine karşı başlattığı açlık grevinin ardından yaşamını yitirmesi toplum vicdanında derin bir iz bırakmıştır. Bir insanın yaşamını kaybetmesi cezaevlerinde yürütülen uygulamaların bütün yönleriyle incelenmesini daha da acil hale getirmiştir. Yine geçtiğimiz günlerde Antalya Sedip’i Kapalı Hapishanesi’ne giriş sırasında devrimci gençlik dernekleri üyesi Mehmet Şimşek’in kameraların bulunmadığı bir alanda darp edildiğine ilişkin iddialar kamuoyuna yansmıştır. Bu iddiaların açıklığa kavuşturulması varsa sorumluların ortaya çıkarmış ve benzer olayların tekrarının önlenmesi hukuk devletinin gereğidir.”
‘Bugün önümüzde duran önerge herhangi bir siyasi polemiğin parçası değildir’
Cezeevlerinin kamu denetiminin en güçlü izletilmesi gereken kurumlar olduğunu vurgulayan Düşünmez “Özgürlüğünden yoksun bırakılmış olmak, insan onurundan da yoksun bırakılmak demek değildir” dedi.
Düşünmez şöyle devam etti:
Devletin hükümlülüğü, infazı hukuka uygun şekilde yerine getirmek kadar yaşam hakkını korumak, işkence ve kötü muameleyi önlemek, sağlık hizmetlerine erişimi güvence altına almak ve her mahpusun insan olmasından kaynaklanan haklarını gözetmektir. Kamuoyunda yıllardır tartışılan bu iddiaların açıklığa kavuşmasının yolu bağımsız ve kapsamlı bir meclis araştırmasından geçmektedir. Bugün önümüzde duran önerge herhangi bir siyasi polemiğin parçası değildir. İnfaz sisteminin insan hakları, hukuk devleti ve demokratik denetim ilkeleri bakımından değerlendirilmesi çağrısıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi kamuoyunda oluşan bu ağır soru işaretlerini görmezden gelemez. Bütün siyasi partileri insan onurunu esas alan bir infaz sisteminin oluşturulmasına katkı sunmak için araştırma önergemize destek vermeye davet ediyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.




