• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Derya Okatan’dan mektup: ‘Bu tutuklama şahsıma değil, gazetecilik mesleğine yöneliktir’

Derya Okatan’dan mektup: ‘Bu tutuklama şahsıma değil, gazetecilik mesleğine yöneliktir’

Gazeteci Derya Okatan’ın serbest bırakılması çağrısı yapan meslektaşları, hakkındaki suçlamaların hukukun evrensel ilkeleri ve basın özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi istendi.

Derya Okatan’dan mektup: ‘Bu tutuklama şahsıma değil, gazetecilik mesleğine yöneliktir’
Derya Okatan’dan mektup: ‘Bu tutuklama şahsıma değil, gazetecilik mesleğine yöneliktir’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 8 Ekim 2026 14:53
  • Güncellenme: 8 Ekim 2026 14:58

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Türkiye Basın Yayın Matbaa Çalışanları Sendikası, (DİSK Basın-İş) kurul üyeleri aynı zamanda gazeteci Derya Okatan için Adalet Bakanlığı önünde açıklama yaptı.

Açıklamaya Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) KESK Haberleşme ve İletişim Çalışanları Sendikası (Haber-Sen) DEM Parti Ankara İl Örgütü katıldı.

‘Tutuklamaya dayanak yapılan harici diskin imajı alınmıştı’ 

Açıklamayı gazeteci aynı zamanda DİSK Basın-İş Disiplin Kurulu Üyesi Diren Yurtsever okudu.

2 Ekim’de tutuklanan Derya Okatan’ın ifadesinin savcılık tarafından alınmadan tutuklandığını söyleyen Diren Yurtsever, bu kararın yalnızca bir gazetecinin özgürlüğüne yönelik bir müdahalenin olmadığını kaydetti:

“Bu karar; halkın haber alma hakkına, basın özgürlüğüne ve gazetecilik mesleğine yönelmiş ağır bir saldırıdır. 20 yılı aşkın süredir gazetecilik yapan Derya Okatan, mesleki faaliyetleri nedeniyle defalarca soruşturmalara maruz bırakılmış, gözaltına alınmış ve dijital materyallerine el konulmuştur. Yıllar öncesine ait olduğu belirtilen belgeler gerekçe gösterilerek tutuklanmıştır. Ancak tutuklamaya dayanak yapılan harici diskin 2019 yılında başka bir soruşturma kapsamında imajı alınarak incelendiği, Derya Okatan’ın o tarihten sonra bu harici diski kullanmadığını söylediği ve suçlamaya konu dosyaların son değiştirilme ve erişim tarihlerinin 2010’u gösterdiği belirtilmektedir. Derya Okatan ayrıca söz konusu belgeleri ilk kez ifade sırasında gördüğünü söylemektedir.
Bu durumda yapılması gereken, bir gazeteciyi tutuklamak değil; önce bu belgelerin harici diske ne zaman, nasıl ve kim tarafından aktarıldığını ortaya çıkarmaktır. 2019 yılında alınmış adli imaj ile mevcut harici disk karşılaştırılmadan, belgelerin sonradan eklenip eklenmediği araştırılmadan, Derya Okatan’ın bu dosyaları bilerek temin ettiğini, açtığını ya da kullandığını gösteren teknik bir bulgu ortaya konulmadan tutuklama kararı verilmesi kabul edilemez. Şaibesi giderilmemiş dijital materyaller, bir gazetecinin özgürlüğünden mahrum bırakılmasının dayanağı haline getirilemez.”

‘Gazetecinin görevi gerçekleri açığa çıkarmak’

Savcılığın, gazetecinin ifadesini almadan tutuklama talep etmesini mahkemenin ise savunmanın işaret ettiği bu temel soru işaretlerini ve tutuklamanın ölçülülüğünü yeterince değerlendirmeden tutuklama talebini kabul etmesinin hukuk güvenceleri açısından ciddi kaygılar yarattığını söyleyen Diren Yurtsever, “Gazetecilerin soruşturmalar, gözaltılar ve tutuklamalar yoluyla baskı altına alınması, yalnızca gazetecileri değil, toplumun tamamını susturmayı hedefleyen bir anlayışın ürünüdür” şeklinde ifadeler kullandı.

‘Dayanışmaya çağrı’ 

Derya Okatan’ın tutuklanmasının gazetecilik mesleğine yönelen baskı politikalarından bağımsız olmadığını da ekleyen Diren Yurtsever, “Bütün gazetecilik örgütlerini, basın meslek kuruluşlarını, sendikaları, demokratik kitle örgütlerini ve özgür basından yana olan herkesi Derya Okatan ile dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz. Unutulmamalıdır ki gazetecileri susturarak gerçekleri ortadan kaldıramazsınız. Gazeteciliği kriminalize ederek hakikati hapsedemezsiniz” dedi.

Derşa Okatan’ın mektubu 

Daha sonra Derya Okutan’ın gönderdiği şu mektubu okundu:

“Bakırköy Cezaevi’ndeki tutukluluğumun birinci haftasına giriyorum bugün. Gazeteci meslektaşlarımın, sendikam DİSK Basın-İş’in ve arkadaşlarımın destek ve dayanışmaları bana ulaştı. Desteğiniz için herkese çok teşekkür ediyorum.

Benim tutuklanmam şahsımla ilgili bir durum değildir. Gazetecilik mesleğine dönük bir saldırıdır. Bir yanda gazeteciler tutuklanıyor, bir yanda bağımsız gazetecilik yapan T24 gibi internet siteleri kapatılıyor, gazetelerin sosyal medya hesapları engelleniyor. Basın özgürlüğü ayaklar altına alınıyor, halkın haber alma hakkı engelleniyor.

Basın bu kadar ağır saldırı altındayken biz gazetecilere düşen örgütlü mücadeleye sarılmaktır. Mesleğinin onuru için direnen tüm meslektaşlarımın bu direnişi birlikte yürütmesi halinde gazeteciliğin, basın özgürlüğünün kazanacağına inanıyorum.

Dayanışma gösteren başta sendikam DİSK Basın-İş’e ve herkese tekrar teşekkür ediyor, selamlarımı iletiyorum.” (MA)