Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde bulunan kozmetik fabrikasında çıkan yangında üçü çocuk 7 işçinin hayatını kaybetmesine ilişkin davanın ikinci celsesi bugün başladı. 16 sanığın yargılandığı dava, Kandıra Cezaevi Kampüsü’nde görüldü.
İlk duruşması dört gün süren davada mahkeme, sanık ve müşteki sayısının fazlalığını gerekçe göstererek yargılamanın Kandıra Cezaevi Kampüsü’nde yapılmasına karar vermişti. Yaşamını yitiren işçilerin aileleri ile avukatların duruşmaların Gebze Adliyesi’nde görülmesi yönündeki talepleri ise reddedilmişti.
Dava avukatlarından Avukatın Sesi İnisiyatifi üyesi Kerim Bütün, ikinci celse öncesi yaptığı açıklamada dosyada yer alan delillerin patronların ağır sorumluluğunu ortaya koyduğunu söyledi.
‘İşçilere yemek bile çok görüldü’
Fabrikadaki çalışma koşullarını “insanlık dışı bir düzen” olarak nitelendiren Bütün, işçilere öğle yemeğinin dahi çok görüldüğünü, koruyucu ekipman verilmediğini ve iş sağlığı ile güvenliği önlemlerinin alınmadığını belirtti.
Bütün, yangın merdiveninin bulunmadığını, ÇED raporunun olmadığını ve kamu görevlilerinin denetimlerde rüşvet karşılığında gerekli incelemeleri yapmadığını öne sürdü.
‘Olası kasttan yargılanmalılar’
Dosyadaki deliller doğrultusunda fabrika sahiplerinin “olası kastla öldürme” suçundan cezalandırılması gerektiğini ifade eden Bütün, “Bu, adaletin ve hukukun gereğidir” dedi.
Bütün ayrıca, dosyada sorumluluğu bulunduğunu savunduğu Ali Osman Akat’ın da ölümlerden sorumlu olduğunu belirterek, Akat’ın acılı ailelerle alay ettiğini ileri sürdü.
Üç gün sürmesi beklenen duruşmalarda, mahkemenin yeni tanıkları dinlemesi ve dosyadaki delilleri değerlendirmesi bekleniyor.
Duruşmadan
Duruşmaya hayatını kaybedenlerin aileler, sanık yakınları ve çok sayıda avukat katıldı. Duruşma kimlik tespitiyle ardından başladı.
Duruşmada konuşan sanık Ali Osman Akat daha sonra savunma yapmak istediğini söyledi.
‘Sigorta yapmadılar, güvenlik önlemi yoktu’
Yangında sağ kurtulan 17 yaşındaki Zeynep Hüseyin, “Fabrikada yaklaşık 2 senedir çalışıyordum. Patlamadan önceki son 6 ayda da çalıştım. Paketleme yapıyordum. İsmail Oransal gelir karışım yapardı. Altınyıldız ve Zara markaların parfümleri üretilirdi. Olay günü paketleme yapıyorduk. O gün ‘okyanus’ yazılı kolonyayı yaparken patlama oldu. Kapıya yakın olduğum için kaçabildim. Hiçbir güvenlik önlemi yoktu. Zabıtalar gelip parfüm alıp giderlerdi. ‘Sigorta yapacağız dediler’ yapmadılar. Günlük 800 lira yevmiye ile çalışırdım. Şikayetçiyim sanıkların cezalandırılmasını istiyorum” dedi.
Ali Osman Akat’a ait Lactone firmasının logosu Zeynep Hüseyin’e gösterildi. Zeynep Hüseyin, “Markayı biliyorum bu etiketli ürünler de üretirdik” dedi.
Firari Abdurrahman Bayat tutuklandı
İddia Makamı, firari olup mahkemeye katılan firari sanık Abdurrahman Bayat’ın tutuklanması için mütalaa verdi. Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, Ali Osman Akat’ın şoförü olan firari sanık Abdurrahman Bayat hakkında tutuklama kararı verdi.
Sanık İsmail Oransal ve Aleyna Oransal’a aralarındaki telefon yazışmaları soruldu. Mahkeme Heyeti, Aleyna Oransal’a “Lykke” isimli whatsapp grubunu sordu. Aleyna Oransal ise grubu şirket kurulurken kurduklarını ifade etti. Mahkeme Heyeti, Aleyna Oransal’a grupta konuşulan konuşmaları da sordu.
Ardından tanık olarak Kocaeli Emniyeti’nde görevli 2 polis dinlendi. Asayiş Şube Cinayet Büro’da görevli olan polis, Onay Yörüklü’nün kendilerini arayıp sanıkların yerini ihbar ettiğini söyledi.
Son olarak mahkeme heyeti, kalan tanıkları dinlemek için duruşmayı yarına erteledi.




