Dışişleri Bakanı Fidan: İran savaşı büyük risk barındırıyor

Bakan Fidan, Orta Doğu’da yayılarak devam eden savaşın bölge ülkeleri arasındaki ilişkileri de tehdit ettiğini belirterek “İran savaşı büyük risk barındırıyor” dedi ve barışın tesisi için diyalog kanallarının açık tutulması çağrısında bulundu.

Dışişleri Bakanı Fidan: İran savaşı büyük risk barındırıyor
Dışişleri Bakanı Fidan: İran savaşı büyük risk barındırıyor
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 17 Mart 2026 21:31

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand ile Ankara’da bir araya geldi. Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Bakan Fidan, Orta Doğu’da yayılarak devam eden savaşın bölge ülkeleri arasındaki ilişkileri de tehdit ettiğini belirterek “İran savaşı büyük risk barındırıyor” dedi ve barışın tesisi için diyalog kanallarının açık tutulması çağrısında bulundu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Savaşın durdurulması için atılabilecek adımları görüşmek üzere yakında bir bölge ziyaretim olacak. Yarından itibaren bölge ziyaretine çıkıyorum. Bölge ülkeleriyle bir araya geleceğiz.” dedi.

Bakan Fidan, Anita Anand ile Ankara’da yaptığı görüşmenin ardından, iki ülke arasında özellikle enerji ve savunma sanayi alanlarında iş birliğini artırma konusunda güçlü irade ortaya koyduklarını belirtti.

Fidan ayrıca, savunma alanında ortak projelerin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini vurgularken, Avrupa-Atlantik güvenliğine katkıların süreceğini ifade etti. AB ve NATO ilişkilerine değinen Fidan, AB’nin savunma girişimlerinin NATO ile uyumlu ve tüm müttefikleri kapsayıcı olması gerektiğini söyledi.

Bölgesel gelişmelere değinen Fidan, İran’daki çatışmalara ve Türkiye’nin girişimlerine ilişkin şunları söyledi:

Devam eden savaş, bölgesel güvenlik bakımından ciddi riskleri de beraberinde getirmektedir. Ayrıca durdurulamadığı takdirde, bölge ülkeleri arasındaki ilişkilerde ve uluslararası düzende kalıcı hasarlara yol açma potansiyeline sahiptir.

Türkiye olarak krizin yayılmasını önlemek ve taraflar arasında ortak bir zemin oluşturmak için en başından bu yana yoğun bir diplomatik çaba yürütmekteyiz. Barışın tesisi için diyalog kanallarının açık tutulmasının ve tüm tarafların endişelerinin bir müzakere çerçevesi içinde ele alınmasının elzem olduğuna inanmaktayız.

Bölgemizde yaşanan savaşın, Rusya ile Ukrayna arasında barışın tesisine yönelik gayretleri sekteye uğratmaması gerektiğini düşünüyoruz. Müzakerelerin bir sonraki turunun en kısa sürede gerçekleşmesi için ev sahipliği yapmaya hazır olduğumuzu bir kez daha burada ifade ediyorum. Nitekim bugün Sayın Lavrov’la da bir telefon görüşmem oldu. Burada da yürüyen müzakerelerle ilgili ve Türkiye’nin muhtemel katkılarıyla ilgili görüş alışverişinde bulunduk.

Değerli meslektaşımla bugün ayrıca Filistin ve Lübnan konularını da ele aldık. Bölgemizde süregelen savaş karşısında bir gerçeği unutmamalıyız: Gündem ne kadar değişirse değişsin, Gazze’de yaşanan trajedi değişmiyor.

Netanyahu hükümetinin Gazzelileri daha da ağır şartlara mahkûm eden ateşkes ihlallerine göz yumulmamalıdır. Aynı zamanda Mescid-i Aksa’da ibadetin engellenmesi de kabul edilemez bir adımdır. Bu provokasyon karşısında herkes tek ses olmalıdır.

İsrail’in Batı Şeria’da dayatmaya çalıştığı oldubittiler, iki devletli çözümü ciddi biçimde tehdit etmektedir. İsrail’in yeni krizleri fırsat bilerek Filistin’de adil ve kalıcı çözüm çabalarını sekteye uğratmasına kesinlikle ama kesinlikle imkân tanınmamalıdır. Bugün ihtiyaç duyulan yaklaşım bellidir: Uluslararası toplum, iki devletli çözüm vizyonu etrafında çok daha güçlü bir dayanışma sergilemelidir.

İsrail’in yıkıcı gündemi bununla da sınırlı kalmamakta, tüm bölgeye yayılmaktadır. Lübnan, yeni bir savaşın sahası hâline getirilmemelidir. Son olarak İsrail’in Lübnan’a yönelik başlattığı kara harekâtı, sivil nüfus için şimdiden ağır sonuçlar doğurmaktadır. İsrail’in bu adımının işgale dönüşmesine izin verilmemelidir.”