Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP) düzenlediği “Demokratik Ekonomi ve Ekonomik Örgütlenme Çalıştayı” Diyarbakır’da başladı.
“Kent ve Kırsal Ekonomisi, Demokratik Yerel Ekonomi ve Toplumsal Yeniden İnşa Arayışları” temasıyla gerçekleştirilen ve saygı duruşuyla başlayan çalıştayın açılış konuşmasını DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar ile İmralı Sekreteryası’ndan Çetin Arkaş yaptı.
Çiğdem Kılıçgün Uçar konuşmasında, ekonominin yalnızca teknik bir yönetim alanı olmadığını, toplumu doğrudan şekillendiren siyasal bir alan haline geldiğini söyledi. Mevcut ekonomik sistemin yoksulluğu, işsizliği ve toplumsal eşitsizlikleri derinleştirdiğini belirten Kılıçgün Uçar, demokratik ve komünal ekonomi modelinin tartışılması gerektiğini ifade etti.
Ekonominin tarihsel olarak toplumsal ve komünal bir niteliğe sahip olduğunu dile getiren Çiğdem Kılıçgün Uçar, kadınların ekonomi içerisindeki belirleyici rolünün zamanla ortadan kaldırılmasının bugünkü ekonomik krizlerin temel nedenlerinden biri olduğunu söyledi.

Ekonominin devletin değil, toplumun ortak yaşamını örgütleyen bir alan olduğunu vurgulayan DBP Eş Genel Başkanı, kolektif üretim ve adil paylaşımı esas alan yeni bir ekonomi modelinin inşa edilmesi çağrısında bulundu.

Konuşmasında demokratik ekonomi kooperatifler temelinde geliştirilen üretim modelinin tekelleşmeyi reddettiğini ve kamusal yararı esas aldığını belirten Çiğdem Kılıçgün Uçar, bu deneyimin yeni bir ekonomik model açısından önemli bir örnek oluşturduğunu ifade etti.
İmralı Sekreteryası üyesi Çetin Arkaş ise konuşmasında ekonomik krizin toplumsal yaşamın bütün alanlarını etkilediğini söyledi.
TÜİK verileri ile çeşitli saha araştırmalarına atıfta bulunan Arkaş, Diyarbakır’da madde bağımlılığı oranının Türkiye ortalamasının üç ila dört katına ulaştığını, genç işsizliğinin ise yüzde 66 seviyesinde seyrettiğini belirtti. Gençlerin önemli bir bölümünün sigortasız ve güvencesiz işlerde çalıştığını, yaklaşık yarısının ise geleceğe dair umut taşımadığını ifade etti.
Çocuk ve genç intiharlarına dikkat çeken Arkaş, bölgede intihar yaşının Türkiye ortalamasının altında olduğunu öne sürerek, Diyarbakır’ın çocuk intiharlarında ilk sırada yer aldığını söyledi. Bu tablo karşısında toplumun kendi sorumluluğunu da tartışması gerektiğini belirten Arkaş, “Çocuklarımızı ve gençlerimizi neden koruyamıyoruz?” sorusunun sorulması gerektiğini dile getirdi.

Uyuşturucu kullanım yaşının giderek düştüğünü, suç örgütleri ve madde ticaretinin yaygınlaştığını ifade eden Arkaş, bu sorunların yalnızca devlet politikalarıyla açıklanamayacağını söyledi. Toplumun kendi dinamikleriyle çözüm üretmesi gerektiğini belirten Arkaş, “Devlet politikaları buna zemin hazırlamış olabilir. Ancak biz toplum olarak buna karşı ne yapacağız, buna çare üretmek zorundayız” dedi.
Ekonomik sorunların kültürel erozyon, eğitimsizlik, çaresizlik ve ahlaki çözülmeyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Arkaş, bölgenin tarım ve hayvancılık açısından tarihsel bir potansiyele sahip olmasına rağmen bugün derin bir yoksulluk yaşandığını ifade etti.
Toplumun ihtiyaçlarını esas alan demokratik ve toplumcu bir üretim modelinin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Arkaş, mevcut sorunlara yalnızca gerekçeler üretmenin yeterli olmadığını belirterek, “Çare üretmek için gerekçelere sığınmak bizi bir yere götürmez. Buna rağmen neler yapabileceğimiz üzerine kafa yormamız gerekiyor” diye kaydetti.

Açılış konuşmalarının ardından başlayan birinci oturumun programı şöyle:
Başka Bir Ekonomi Mümkün: Demokratik Komünal Ekonomi
Moderasyon ve Çerçeve Sunum:
“Bir İhtiyaç Olarak Komünal Ekonomi” – Metin Yeğin
Sunumlar:
– Karşı Hegemonya Projesi Olarak Demokratik Modernite – Yılmaz Atlığ
– Ataerkil Kapitalizme ve Endüstriyalizme Karşı Kadın Komünal Eko-Ekonomi – Zehra Buylakutluyurga
– Tekellere ve Merkeziyetçiliğe Karşı Yerel Katılımcı Ekonomi – Sezai Temelli
Güncelleniyor…




