Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) seçilmiş erkek milletvekilleri ile belediye eşbaşkanları, son dönemlerde artan kadın katliamlarına karşı yürüyüş gerçekleştirdi. İlk olduğu ifade edilen yürüyüş DEM Parti Rezan (Bağlar) ilçe örgütü önünden, İskanevleri Mahallesi’ndeki Karanfil Parkı’na kadar gerçekleşti.
Yürüyüşe, yüzlerce kişi katıldı. “Kadını öldüren erkeklikten utanıyoruz”, “Değişime kendimizden başlıyoruz”, “Sessizliği boz”, “Erkek şiddetine karşı susmuyoruz”, “Guhartinê ji xwe dest pê bike”, “Zilamtiya serdest hilweşîne”, “Kadınların katledilmesi biz erkeklerin utancıdır” ve “Egemen erkeklikle yüzleşiyoruz” pankart ve dövizleriyle yürüyüş gerçekleştiren erkekler, alkış ve ıslıklarla katliamlara tepki gösterdi.

‘Erkek egemen sistemin, kadınlar üzerindeki zulmünün sonucudur’
Alkış ve “Jin, jiyan, azadî” ile “Bijî berxwedana jinan” sloganlarıyla parka giriş yapan erkekler, burada açıklama yaptı. İlk olarak konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Emin Ay, bir gerçekle yüzleşmek için bir araya geldiklerini ve yürüdüklerini kaydetti. Kadınlar üzerinde gerçekleştirilen katliam ve şiddete karşı erkekler tarafından ilk defa bir yürüyüş gerçekleştirildiğine dikkati çeken Ay, “Bu katliam ve şiddet bireysel bir suç değil. Erkek egemen sistemin, kadınlar üzerindeki zulmün sonucudur. Her yeni bir günde Türkiye’de ya bir şiddet ya da bir cinayet haber olmasın. Son dönemlerde Amed’de bir ay içinde 4 kadın katledildi. Son katliam çok vahşiceydi. Bunu kınıyoruz” diye konuştu.
“KADINI ÖLDÜREN ERKEKLİKTEN UTANIYORUZ”
➡️Son bir haftada iki kadının katledildiği Diyarbakır’da erkekler “Kadını öldüren erkeklikten utanıyoruz” pankartıyla yürüyüş düzenledi
📹Medine Mamedoğlu pic.twitter.com/JPG9ngATec
— İlke TV (@ilketvcomtr) September 30, 2026
‘Kadına yardım olarak görmemek lazım’
Ay, “Biz erkekler bugün yürüdük. Bunu kadına yardım olarak görmemek lazım, düşünmek lazım. Kadınlar her gün direniyor, mücadele veriyor. Mücadele ve direnişten hiç vazgeçmedi. Kadınların direniş ve mücadelesini selamlıyoruz. Ama bugün yürüyüşümüzle bütün erkeklere çağrı yapmak istiyoruz; her birimizin egemen zihniyeti düşünmemiz ve bundan uzaklaşmamız lazım. Kendimize söz veriyoruz; kadınların özgürlüğü için yaşamın her alanında birlikte, özgür yer alması için, sorumluluk alması için mücadele edeceğiz. İnancı, kimliği ne olursa olsun herkes bu bilinçle hareket etmeli. Toplumun özgürlüğü kadının özgürlüğüne bağlı. Kadının özgür olmadığı toplum bilsin ki; o toplumda özgürlük, huzur, barış sağlanamaz. Erkek egemen sistemi biliyoruz. Her inançlı insan bu ülkede düşünmeli; erkek egemen zihniyetinden kurtulmalı ki başta o özgürleşsin” dedi.
Diyarbakır’da bütün erkeklere çağrıda bulunan Ay, şunları söyledi: “Sadece bu yürüyüşle değil, bu yürüyüşün anlamlı olması için herkes rolünü oynamalı. Kadına yönelik şiddeti ve katliamı kabul etmiyoruz. Söz veriyoruz; katliamların önünü kesebilmek için, bu zihniyetin kalkması için, kadın özgürlüğünün öne çıkması için üzerimize ne tür sorumluluk düşerse düşsün yapacağız. Kadınların özgürlüğü, toplumun özgürlüğüdür, ilerlemesidir, barışın ve huzurun temelidir” diye konuştu.

‘Kadın katlediliyorsa, buna ilk karşı çıkması gereken erkeklerdir’
Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüsü Mehmet Kamaç ise “Kadınların şiddete, katliama karşı bir çağrısı vardı. Biz de buradan kadınların bu çağrısına yanıt veriyoruz; biz de buradayız, sizinle birlikteyiz, hep birlikteyiz. Kadına yönelik şiddeti ve kadın katliamları gerçekten çok can yakıyor. 2025 yılında Türkiye’de toplamda 294 kadın katledildi. Bu yılın ilk 8 ayında 189 kadın katledildi. Son bir ayda Amed’de 4 kadın katledildi. Bunlar birer rakam değil, birer can. Bunlar bu toplumun yarısı. Kadına yönelik şiddetin elbette ki iktidarın ve devletin cezasızlık politikasıyla ilgisi var. Gülistan Doku cinayeti, Rojin Kabaiş, Rojwelat Kızmaz cinayeti kadına yönelik katliamda birilerine cesaret veriyor. Bu cesaretle bu katliamlar işleniyor. Katledilen sadece kadın değil; katledilen bu toplumun değerleridir, geleceğidir. Bunlar bu toplumun değerlerinin, geleceğinin katledilmesidir. Biz buradan sesleniyoruz; kadın katliamları varsa, bu öncelikle bu topraklarda yaşanan erkeklerin utancıdır. Kadın katlediliyorsa, buna ilk karşı çıkması gereken erkeklerdir” şeklinde konuştu.
‘Erkeği kadınıyla bu katliamların önünde duracağız’
Kadına yönelik katliamın aynı zamanda zihinsel bir problem olduğunu belirten Kamaç, konuşmasını şöyle tamamladı: “Maalesef bu toplumda hala kadın toplumun öznesi olarak görülmüyor, bu toplumun yarısı olarak görülmüyor. Siyasette, ekonomide, sosyal yaşamda kadın bir özne olarak görülmüyor. Sanki yaşamın bir yan parçası olarak görülüyor. Biz buradan çağrı yapıyoruz; hiç kimse kadının yaşamın öznesi olmasından ayıramaz. Kadın yaşamın, hayatın öznesidir. Kadın bu toplumda siyasette, ekonomide, ticarette, sanatta var olmuş ve var olacak. Bütün Türkiye’ye sesleniyoruz; kadın katliamlarına karşı hep birlikte mücadele edelim. Hiçbir kadın katili cezasız kalmasın ve kadına yönelik bu politikalar ortadan kaldırılsın. 2 gün önce Diyarbakır’da yapılan çağrıyı tarihi bir çağrı olarak görüyoruz ve buradan tarihi cevap veriyoruz: Erkeği kadınıyla bu katliamların önünde duracağız ve durduracağız.”
(MA)



