• Ana Sayfa
  • Kadın
  • ‘Barış kadın özgürlüğüyle yaşam bulur’ | Diyarbakır’da kadınlardan çerçeve yasa mesajı

‘Barış kadın özgürlüğüyle yaşam bulur’ | Diyarbakır’da kadınlardan çerçeve yasa mesajı

TJA, Diyarbakır’da yaptığı açıklamada, “Barış ve müzakere süreçleri militarist, cinsiyetçi ve erkek egemenlikçi bir bakış açısıyla değil; kadınların kurucu özne olduğu bir yaklaşımla yürütülmelidir” ifadelerini kullandı.

‘Barış kadın özgürlüğüyle yaşam bulur’ | Diyarbakır’da kadınlardan çerçeve yasa mesajı
Foto: Elif Dikbaş Yeğin/ İlke TV
‘Barış kadın özgürlüğüyle yaşam bulur’ | Diyarbakır’da kadınlardan çerçeve yasa mesajı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 5 Ağustos 2026 12:00
  • Güncellenme: 5 Ağustos 2026 12:02

Özgür Kadın Hareketi (TJA), siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin katılımıyla Diyarbakır Barosu Tahir Elçi Konferans Salonu’nda “çerçeve yasa”ya ilişkin basın toplantısı düzenledi. Açıklamayı TJA adına Ayla Akat Ata okudu.

Toplantıda okunan açıklamada, Meclis gündemine gelmesi beklenen düzenlemenin tarihsel bir dönemin ilk adımı olması gerektiği ifade edildi.

TJA açıklamasında, Kürt meselesinin demokratik ve siyasal yöntemlerle çözümünün ertelenemez bir zorunluluk olduğu belirterek, “Çerçeve yasa bir nihayet değil; demokratik çözümün, barış hukukunun ve devamında gerçekleştirilecek dönüşüm sürecinin hangi esaslar üzerine yükseleceğini ifade eden; toplumsal temellerin atılacağı yeni bir dönemin başlangıcı olmalıdır” dedi.

‘Kadın özgürlüğü esas alınmadan kalıcı barış mümkün değil’

Kadınların demokratik siyasette ve toplumsal yaşamda aktif rol almasının önündeki hukuki ve siyasi engellerin kaldırılması gerektiği belirtilen açıklamada, kalıcı barışın kadın özgürlüğünü esas alan bir yaşamla mümkün olacağı ifade edildi.

TJA, kadınların, halkların ve tüm toplumsal kesimlerin eşit, özgür ve örgütlü yaşamının güvence altına alınması gerektiğini belirtti.

‘Öcalan’ın rolü hukuki güvence altına alınmalı’

Açıklamada, Kürt meselesinin çözümü ve bölgesel krizlerin aşılmasında Abdullah Öcalan’ın geliştirdiği barış stratejisi ve kadın özgürlük perspektifinin dikkate alınması gerektiği ifade edildi.

TJA, Öcalan’ın “özgür çalışma ve iletişim koşullarına kavuşmasının” sürecin ilerlemesi açısından önemli olduğunu belirterek, bu rolün çerçeve yasada hukuki karşılık bulması gerektiğini savundu.

‘Güvenlikçi değil, toplumsal barışı esas alan bir yasa olmalı’

TJA, hazırlanacak yasal düzenlemenin ayrımcı yaklaşımlardan uzak, bütüncül ve toplumsal güveni güçlendiren bir nitelik taşıması gerektiğini belirtti.

Açıklamada, “Sürecin ilerlemesini engelleyecek dar ve güvenlikçi yaklaşımlar yerine; toplumun tüm dinamiklerini kucaklayan, güveni ve adaleti tesis eden, ortak yaşamın önünü açan kurucu bir nitelik taşımalıdır” ifadelerine yer verildi.,

‘Kadınlar barış sürecinin kurucu öznesi olmalı’

Barış ve müzakere süreçlerinin militarist, cinsiyetçi ve erkek egemen yaklaşımlarla yürütülmemesi gerektiği belirtilen açıklamada, kadınların karar alma mekanizmalarında eşit temsiliyetle yer alması çağrısı yapıldı.

TJA, Meclis bünyesindeki komisyonlarda eşit kadın temsiliyetinin sağlanması, dönüş ve entegrasyon süreçlerinde yer alan kadınların siyasete katılımının hukuki güvenceye alınması gerektiğini ifade etti.

Açıklamada, “Kadın örgütlerinin sürecin asli bileşeni olması ve kadınların siyasete katılımı önündeki engellerle mücadele edilmesi” gerektiği kaydedildi.

‘Mücadelemizi büyüteceğiz’

TJA, kadın özgürlük mücadelesinin demokratik çözümün en güçlü güvencelerinden biri olduğunu belirterek, sürecin takipçisi olacaklarını açıkladı.

Açıklamanın sonunda şu ifadeler kullanıldı:

“TJA olarak; kadın özgürlüğünü esas alan mücadele hattımızdan, Sayın Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü talebinden ve kadınların kurucu özne olduğu bir barış hukuku ısrarımızdan geri adım atmayacağız. Çıkarılacak yasa ve uygulama süreçlerinin kararlı takipçisi olacağımızı ve bu tarihsel sorumlulukla mücadelemizi büyüteceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz.”

Açıklama, “Barış kadın özgürlüğüyle yaşam bulur, demokratik toplum kadınlarla kurulur” mesajı ve“Jin, Jiyan, Azadî” sloganıyla sona erdi.