Diyarbakır’da İlke TV’nin medya sponsorluğunda düzenlenen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu kapsamında gerçekleştirilen “Yerinden Edilmeden Birlikte Yaşamaya: Kürdistan Bölgesi’nde Adalet, Dönüşüm ve Toplumsal Uyum” başlıklı atölyede, yerinden edilmenin toplumsal etkileri, geri dönüş hakkı, adalet mekanizmaları ve toplumsal uyum politikaları ele alındı.
Atölyeye Kürdistan Amerikan Üniversitesi’nden katılan Dr. Jiyar Aghapouri, Kürt sorununun bölgesel ve uluslararası boyutlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘Kürt sorunu Ortadoğu’nun temel meselelerinden biri’
Kürtlerin tarih boyunca uluslararası gelişmelerin mağduru olduğunu belirten Aghapouri, Sykes-Picot Anlaşması sonrasında ortaya çıkan düzenin ne Kürtlerin ne de bölge halklarının yararına olduğunu söyledi.
Aghapouri, “Kürt sorunu sadece tek bir ülkenin meselesi değil, yaklaşık 40 ila 50 milyon Kürt’ün tarihi, siyasi, kültürel ve ekonomik sorunudur. Kürt sorunu çözülmediği sürece Ortadoğu ne siyasi ne de toplumsal anlamda barış ve özgürlüğü görebilir” dedi.
‘Particilik ve aşiretçilik süreci tıkıyor’
Sorunun çözümünde yalnızca devlet politikalarının değil, Kürt toplumunun kendi iç dinamiklerinin de önemli olduğunu vurgulayan Aghapouri, particilik ve aşiretçiliğin Kürt sorununun çözümünü zorlaştıran etkenler arasında yer aldığını ifade etti.
‘Hem toplumsal hem siyasi barışa ihtiyaç var’
Türkiye’de devam eden sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aghapouri, akademide barışın inşasına dair iki temel yaklaşım bulunduğunu belirtti.
“Top-Down yaklaşımı hükümetlerin ve siyasi otoritelerin barışı inşa etmesi gerektiğini savunur. Bottom-Up yaklaşımı ise barışın toplumun içinden başlaması gerektiğini söyler. Bana göre bu iki yol birbirini tamamlıyor. Hem toplumsal hem de siyasi barışa ihtiyaç var” diye konuştu.
‘Barış zihniyet değişimiyle olur’
Kalıcı barışın ancak zihniyet dönüşümüyle mümkün olabileceğini vurgulayan Aghapouri, Kürt sorununun bir güvenlik meselesi olarak değil, birlikte yaşam ve özgürlük meselesi olarak ele alınması gerektiğini söyledi.
“Zihniyet değişmedikçe siyasetçiler ve hükümetler ne yaparsa yapsın kalıcı sonuç elde edilemez. Eğer zihniyet değişirse, Ortadoğu halkları onuruna daha fazla sahip çıkar ve bölge yeni bir barış dönemine girebilir” dedi.
‘Kürtlerin birlikten başka çareleri yok’
Kürtler arasında zihinsel ve siyasal birlikteliğin önemine dikkat çeken Aghapouri, “Şu an önümüzdeki yol sadece özgürlük ve barış yoludur. Savaşla başaramadık ama barışla kazanabiliriz” ifadelerini kullandı.
Jiyar Aghapouri kimdir?
Dr. Jiyar Aghapouri, Oxford Üniversitesi Küresel Güvenlik Programı’nda misafir araştırmacı ve Barış ve İnsan Güvenliği Merkezi Direktörü olarak görev yapıyor. Aynı zamanda Kürdistan Amerikan Üniversitesi’nde yardımcı doçent olan Aghapouri, London School of Economics and Political Science bünyesinde göç ve yerinden edilme üzerine doktora sonrası araştırmalar yürüttü.
Araştırma alanları arasında göç, insan güvenliği, etnik kimlik, milliyetçilik, cinsiyet ve Ortadoğu uluslararası ilişkileri bulunuyor.



