Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Yemen’de 6 Ağustos’tan bu yana süren çatışmalarda en az 838 kişinin hayatını kaybettiğini, 3 bin 643 kişinin yaralandığını bildirdi. Çatışmaların yanı sıra kolera ve akut sulu ishal vakalarındaki artışa dikkat çeken DSÖ, sağlık sisteminin hem yaralıları tedavi etmek hem de salgınlarla mücadele etmek zorunda kaldığını belirtti.
DSÖ’nün Yemen’deki çatışmaların tırmanışına ilişkin durum raporunda, 6 Ağustos’tan bu yana devam eden çatışmalarda en az 838 kişinin yaşamını yitirdiği, 3 bin 643 kişinin ise yaralandığı belirtildi.
Rapora göre yalnızca 19-26 Eylül tarihleri arasındaki çatışmalarda 164 kişi hayatını kaybetti, 645 kişi yaralandı. Böylece çatışmaların şiddetlendiği 6 Ağustos’tan bu yana toplam can kaybı 838’e, yaralı sayısı ise 3 bin 643’e ulaştı.
DSÖ, hayatını kaybeden ve yaralanan kişilerin asker ya da sivil olduğuna ilişkin ayrıntı paylaşmadı.
Örgütün Yemen’e ilişkin 2026 değerlendirmelerinde de uzun süren çatışmalar, ekonomik sorunlar, yerinden edilme ve salgın hastalıkların sağlık sistemi üzerindeki baskıyı artırdığı belirtiliyor. DSÖ’ye göre ülkedeki sağlık tesislerinin yalnızca yaklaşık yüzde 60’ı tam kapasiteyle çalışabiliyor.
Kolera vakalarında artış
Yemen’de çatışmaların yanı sıra kolera ve akut sulu ishal vakalarındaki artış da sağlık sistemindeki yükü ağırlaştırıyor.
DSÖ raporuna göre şüpheli kolera vakalarının sayısı ağustos ayının başında 6 bin 134 iken 38. epidemiyolojik hafta itibarıyla 7 bin 784’e yükseldi. Kolera nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı da aynı dönemde 7’den 22’ye çıktı.
Aden’deki iki yerinden edilmiş kişi kampında kolera alarmı verildiği, DSÖ ile Yemen Halk Sağlığı ve Nüfus Bakanlığının vakaların belirlenmesi amacıyla hızlı müdahale ekiplerini harekete geçirdiği belirtildi.
Raporda, Yemen’in Ebyen, Lahic, Dali, Aden ve Taiz vilayetlerinde kolera bulaşının arttığı kaydedildi. Şüpheli vakaların yaklaşık yüzde 60’ının hızlı tanı testleriyle incelendiği, test yapılanların yüzde 70’inin ise pozitif çıktığı aktarıldı.
Hastaneler hem yaralılarla hem salgınlarla mücadele ediyor
DSÖ, çatışmalarda yaralanan 4 bin 400’den fazla kişinin tedavi edildiği hastanelerin aynı zamanda salgın hastalıklarla mücadele etmek zorunda kaldığını bildirdi.
Bu durumun aşılama ve rutin sağlık hizmetleri için ayrılan personel, tıbbi malzeme ve diğer kaynaklar üzerinde baskı oluşturduğu belirtildi. DSÖ’nün 2026 Yemen sağlık değerlendirmesinde de kolera, sıtma, dang humması ve aşıyla önlenebilir hastalıkların ülkenin karşı karşıya olduğu başlıca sağlık tehditleri arasında bulunduğu ifade ediliyor.
Raporda ayrıca çatışmalara ilişkin can kaybı ve yaralanma verilerinin Yemen Sağlık Bakanlığı Acil Durum Operasyon Merkezinin kayıtlarından derlendiği bilgisi yer aldı.
Husilerin kontrolündeki bölgelerden verilere erişilememesi nedeniyle açıklanan sayıların Yemen’deki gerçek can kaybı ve yaralanmaların tamamını yansıtmayabileceği, mevcut rakamların en düşük seviyeyi gösterdiği kaydedildi.
Husiler Kızıldeniz kıyısında ilerliyor
Yemen’de temmuz ayından itibaren yeniden yoğunlaşan çatışmalar, sahadaki kontrol alanlarında da değişikliğe yol açtı.
Husilerin Hudeyde vilayetinin tamamında kontrolü sağlamasının ardından Taiz’in batısına doğru ilerlediği, Kızıldeniz kıyısındaki Muha gibi kentlerin yanı sıra Babulmendeb Boğazı’na ulaşan hatlarda da kontrol sağladığı belirtildi.
Husilerin Muha’nın ardından Babulmendeb çevresindeki Haniş Takım Adaları, Meyyun Adası ve Zubab’ı ele geçirmesi, bölgedeki askeri dengede önemli değişikliklere neden oldu.
Reuters’ın eylül ayındaki haberlerine göre Husiler Muha kentini ele geçirirken Haniş Adaları ve Babulmendeb’deki stratejik Meyyun Adası çevresinde de ilerledi. Bu gelişmelerin, dünyanın önemli deniz ulaşım güzergâhlarından biri olan Babulmendeb üzerindeki kontrol tartışmalarını yeniden gündeme getirdiği bildirildi.
Çatışmaların yeniden yoğunlaşması, Yemen’de yerinden edilmeyi de artırdı. Reuters, eylül ortasında yayımladığı haberinde Husilerin ilerleyişi nedeniyle 115 binden fazla kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığını aktardı.
Hürmüz’den sonra ikinci kriz noktası Babül Mendep: Dünü ve bugünüyle Yemen’de neler oluyor?




