Dünya basınında gündem: ABD-İran mutabakatı ve Manş Denizi’nde Rusya-İngiltere gerilimi

Uluslararası basının gözü Orta Doğu ve Avrupa’daki kritik gelişmelerde. ABD-İran mutabakatına yönelik istihbarat ve Senato şüpheleri sürerken, İngiltere-Rusya hattında sıcak temas yaşandı; G7 ise Rusya’ya karşı yeni yaptırımları masaya yatırdı.

Dünya basınında gündem: ABD-İran mutabakatı ve Manş Denizi’nde Rusya-İngiltere gerilimi
Dünya basınında gündem: ABD-İran mutabakatı ve Manş Denizi’nde Rusya-İngiltere gerilimi
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 17 Haziran 2026 09:06

Uluslararası gündem, ABD ile İran arasındaki mutabakat arayışları ve bu süreçte tırmanan Rusya-İngiltere kriziyle hareketli bir gün geçiriyor. Küresel basın, nükleer müzakerelerin perde arkasını ve G7 Zirvesi’nden yükselen yeni yaptırım sinyallerini yakından takip ediyor.

Washington’da anlaşmaya şüpheyle yaklaşılıyor

ABD ile İran arasındaki mutabakat arayışları, Washington kulislerinde ciddi tartışmaları beraberinde getirdi. ABD merkezli Axios’un istihbarat kaynaklarına dayandırdığı habere göre, CIA Direktörü John Ratcliffe, İran’ın nihai bir anlaşmada talep edilen nükleer tavizleri verip vermeyeceği konusunda ciddi şüpheler taşıyor. Ratcliffe’in, toplanan kanıtlar doğrultusunda bu çekincelerini ABD Başkanı Donald Trump ve üst düzey yetkililere ilettiği belirtiliyor.

Öte yandan Associated Press (AP), ABD Senatosu’nun da sürece temkinli yaklaştığını aktardı. Senato, İran’a yönelik askeri operasyonları sınırlandırmayı amaçlayan “savaş yetkileri karar tasarısını” yeniden gündeme taşıdı. Yapılan oylamada 47’ye karşı 48 oyla tasarının ilerlemesi için gereken çoğunluk sağlanamadı ancak dört Cumhuriyetçi senatörün tasarı lehine oy kullanması dikkat çekti. Haberde, her iki partiden senatörlerin de mutabakatın içeriğine şüpheyle yaklaştığı vurgulandı.

ABD-İsrail hattında görüş ayrılığı

Reuters ise mutabakatın ardından ABD ile İsrail arasındaki görüş ayrılıklarının derinleştiğini yazdı. Lübnan kaynaklı gerilimlerin de gölgesinde kalan ilişkilerde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun önündeki seçim dönemi kritik bir rol oynuyor.

Siyaset bilimci Jonathan Rynhold’un görüşlerine yer verilen haberde, Netanyahu’nun bu anlaşmayı İsrail kamuoyuna kabul ettirmesinin zor olduğu belirtilerek şu değerlendirme yapıldı: “Netanyahu için en iyi senaryo, tarafların anlaşamaması ve 60 gün sonra savaşın İsrail’in lehine yeniden başlaması olacaktır.”

Manş Denizi’nde sıcak temas: Rusya’dan İngiliz yatına uyarı ateşi

Avrupa’da ise Rusya ile İngiltere arasındaki askeri gerilim doğrudan sahaya yansıdı. The Guardian’ın haberine göre, Rusya’ya ait bir savaş gemisi, Manş Denizi’ndeki Wight Adası yakınlarında seyreden İngiliz bandıralı bir yatın 500 metre yakınında uyarı ateşi açtı. Sabah saatlerinde meydana gelen bu olay, iki ülke arasında tırmanan krizin en somut ve tehlikeli göstergelerinden biri olarak değerlendirildi.

G7’den Ukrayna’ya yeni destek ve Rusya’ya baskı

Fransa’da düzenlenen G7 toplantıları da uluslararası siyasetin bir diğer sıcak başlığı oldu. Politico’nun aktardığı ortak bildiriye göre, aralarında ABD Başkanı Donald Trump’ın da bulunduğu liderler, Ukrayna’ya askeri desteğin artırılması ve Rusya’ya yönelik ekonomik yaptırımların sıkılaştırılması konusunda uzlaştı. Liderler, Ukrayna’nın hava savunma kapasitesini, ilave sistemleri, önleyici füzeleri ve uzun menzilli silah envanterini güçlendirme taahhüdünde bulundu.

Bildiride, ABD-İran arasındaki yumuşamanın Rusya’ya karşı daha rahat adım atılmasını sağladığı şu ifadelerle özetlendi: “Başkan Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik olan ve bizim de desteklediğimiz bir anlaşmayı sağlaması sebebiyle, ek tedbirlerle ilerlemek için doğru bir zamandayız.” Analistler bu durumu, Orta Doğu’daki çatışma riskinin azalmasıyla Batı bloğunun Rusya’ya karşı daha güçlü ekonomik önlemlere odaklanabildiği şeklinde yorumluyor.