• Ana Sayfa
  • Manşet
  • ‘Dünyada 138 milyon çocuk çalıştırılıyor, 54 milyonu tehlikeli işlerde yer alıyor’

‘Dünyada 138 milyon çocuk çalıştırılıyor, 54 milyonu tehlikeli işlerde yer alıyor’

Uluslararası Çalışma Konferansı’nda, çocuk işçiliğinin yoksulluk ve krizlerden beslendiği vurgulanarak, bunun bir kader değil, uluslararası iş birliğiyle çözülebilir bir sorun olduğu belirtildi.

‘Dünyada 138 milyon çocuk çalıştırılıyor, 54 milyonu tehlikeli işlerde yer alıyor’
‘Dünyada 138 milyon çocuk çalıştırılıyor, 54 milyonu tehlikeli işlerde yer alıyor’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 10 Haziran 2026 13:58
  • Güncellenme: 10 Haziran 2026 13:59

İsviçre’nin Cenevre kentinde, “Marakeş’ten Somut Eyleme” sloganıyla Uluslararası Çalışma Konferansı düzenlendi.

Birleşmiş Milletler Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü kapsamında gerçekleştirilen toplantıda dünya genelindeki çocuk işçiliğine ilişkin güncel verileri paylaştı.

Konferansta açıklanan verilere göre dünya genelinde yaklaşık 138 milyon çocuk çalıştırılıyor. Bunların 54 milyonunun ise tehlikeli iş koşullarına maruz kaldığı belirtildi.

‘Çocukluk temel haklardan mahrum bırakılıyor’

Gilbert F. Houngbo, konferansın 114’üncü oturumunda yaptığı konuşmada çocukluğun öğrenme, gelişim ve oyun dönemi olduğuna vurgu yaparak, milyonlarca çocuğun temel haklardan ve adil gelecek fırsatlarından mahrum bırakıldığını söyledi.

Marakeş Çerçevesi gündemde

Toplantıda çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılmasına yönelik “Marakeş Çerçevesi”nin uygulanması ele alındı. Bu kapsamda ulusal mevzuatların güçlendirilmesi, ücretsiz eğitimin yaygınlaştırılması, sosyal korumanın artırılması ve insana yakışır iş koşullarının sağlanması gerektiği vurgulandı.

Yoksulluk ve krizler temel neden

Tartışmalarda çocuk işçiliğinin temel nedenleri arasında yoksulluk, krizler ve çatışmalar öne çıkarıldı. Sorunun ancak uluslararası iş birliği ve kararlı politikalarla çözülebileceği ifade edildi.

Konferansta ayrıca 2000 yılından bu yana kaydedilen ilerlemenin çocuk işçiliğinin tamamen ortadan kaldırılabileceğini gösterdiği belirtilerek, bu durumun “kaçınılmaz bir kader değil, çözülebilir küresel bir sorun” olduğu vurgulandı. (MA)