• Ana Sayfa
  • Gündem
  • Eğitim Sen’den deprem raporu: ‘Depremden kaynaklı sorunlar çözülmedi’

Eğitim Sen’den deprem raporu: ‘Depremden kaynaklı sorunlar çözülmedi’

Eğitim Sen, depremin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen depreme dayanıklı okulların inşa edilmediğini, eğitimin hasarlı bina ve konteynerlerde devam ettiğini, depremden kaynaklı diğer sorunların varlığını koruduğunu belirtti.

Eğitim Sen’den deprem raporu: ‘Depremden kaynaklı sorunlar çözülmedi’
Eğitim Sen’den deprem raporu: ‘Depremden kaynaklı sorunlar çözülmedi’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 6 Şubat 2026 16:44

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikaları (Eğitim Sen), deprem bölgelerinde yaşanan eğitim sorunlarına dair düzenlediği raporları ayrı ayrı açıkladı.

Eğitim Sen raporlarda, depremin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen depreme dayanıklı okulların inşa edilmediğini, eğitimin hasarlı bina ve konteynerlerde devam ettiğini, depremden kaynaklı diğer sorunların varlığını koruduğunu belirtti.

Adıyaman

Eğitim Sen, Tabip Odası, Sağlık ve Sosyal Hizmetler Emekçileri Sendikası (SES) Adıyaman şubeleri düzenledikleri ortak basın toplantısıyla Adıyaman’da devam eden eğitim sorunlarına ilişkin raporunu açıkladı.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na (KESK) bağlı sendikaların ortak kullandığı binada yapılan açıklamada konuşan TTB Merkez Konsey Üyesi Ayşegül Ateş Tarlan, depremlerinin üçüncü yılında, afetin psikososyal etkilerinin zamanla azalmadığını; aksine birçok alanda kronikleşerek gündelik yaşamın kalıcı bir parçası haline geldiğini belirtti.

Ayşegül Ateş Tarlan, “Gerçekleştirilen bireysel derinlemesine görüşmeler, depremin çok sayıda kişi için ‘geride kalmış’ bir olay değil; hâlâ süren, kapanmayan ve her gün yeniden deneyimlenen bir süreç olarak yaşandığını ortaya koymaktadır” dedi.

Raporu okuyan Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, depremin Adıyaman başta olmak üzere geniş bir coğrafyada yalnızca binaları değil, toplumsal yaşamın tüm alanlarını derinden sarstığını söyledi.

On binlerce yurttaşın yaşamını yitirdiğini hatırlatan Irmak, “Bu büyük felaket; eğitim, sağlık, barınma ve çalışma yaşamı başta olmak üzere kamusal hizmetlerin tamamında derin ve kalıcı tahribatlar yaratmıştır. Adıyaman, depremin en ağır sonuçlarını yaşayan illerden biri olmuş; kentin fiziki dokusu kadar toplumsal, psikolojik ve kurumsal yapısı da ciddi biçimde zarar görmüştür. Okullar yıkılmış veya ağır hasar almış, eğitim mekânları kullanılamaz hale gelmiş; öğretmenler, öğrenciler ve veliler uzun süre belirsizlik koşullarında yaşamaya mahkûm edilmiştir. Eğitim-öğretim süreci, geçici çözümlerle ve çoğu zaman planlama, eşitlik ve pedagojik ilkelere aykırı biçimde sürdürülmeye çalışılmıştır” ifadelerini kullandı.

Deprem sonrasında eğitim alanında yaşanan sorunların, yalnızca fiziki yıkımla sınırlı kalmadığını vurgulayan Irmak, “Derinleşen eşitsizlikler, yoksulluk, travma, göç ve güvencesizlik ile iç içe geçmiştir. Konteyner ve prefabrik yapılarda sürdürülen eğitim, dijital altyapı yetersizlikleri, anadilde eğitim hakkının yok sayılması, psikososyal destek hizmetlerindeki tıkanıklıklar, beslenme ve ulaşım sorunları ile öğretmenlerin güvencesiz ve baskı altında çalıştırılması, deprem sonrası eğitimin temel karakterini belirlemiştir” diye konuştu.

Hazırladıkları raporla Adıyaman’da deprem sonrası eğitimin mevcut durumunu hak temelli, kamusal sorumluluk perspektifiyle ve sahadan elde edilen veriler ışığında ortaya koymayı amaçladıklarını kaydeden Irmak, “Yaşanan sorunları görünür kılmak, geçici ve biçimsel uygulamaların ötesine geçerek kalıcı, eşit ve nitelikli bir eğitim politikası için somut talepler geliştirmektir. Eğitim, afet koşullarında dahi ertelenemez bir haktır. Ancak bu hak, yalnızca ‘eğitimin devam ediyor olması’ ile değil; eşit, erişilebilir, güvenli ve çocuğun üstün yararını esas alan bir biçimde sunulmasıyla anlam kazanır. Adıyaman’da deprem sonrası eğitim pratiği, bu temel ilkelerden uzaklaşmış; mevcut sorunlar, merkezi ve yerel idarelerin sorumluluğunu daha da görünür kılmıştır. Bu rapor aynı zamanda, depremi ‘olağanüstü bir durum’ gerekçesiyle hak kayıplarını meşrulaştıran anlayışa karşı; eğitimin kamusal niteliğini, çocukların ve eğitim emekçilerinin haklarını savunan bir itiraz ve mücadele belgesi niteliğindedir” ifadelerini kullandı.

Öneriler

Raporun sonuç bölümünde yaşanan sorunların ortadan kaldırılması için şu önerilere yer verildi: “Anadilde eğitim hakkı tanınmalı ve görünür kılınmalıdır. Köy okulları ve konteyner kentlerde ücretsiz, kesintisiz internet sağlanmalıdır. Tüm öğrencilere ücretsiz bir öğün yemek verilmelidir. TOKİ alanlarında lise açılmalı, ulaşım ücretsiz olmalıdır. Norm fazlası öğretmenlere yönelik resen görevlendirmelere son verilmelidir. Okullar, algı ve proje değil; çocuğun üstün yararı ve pedagojik ilkeler temelinde yönetilmelidir. Okullar derhal tamamlanmalıdır. Taşımalı eğitim yeniden düzenlenmeli, öğretmenler için barınma sağlanmalı, MESEM uygulaması çocuk haklarına uygun hale getirilmeli, eğitim tüm mali yüklerden arındırılmalıdır.”

Adana

Eğitim Sen Adana Şubesi de, depreme ilişkin düzenlediği eğitim raporunu açıkladı.

Rapor, Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Özlem Tolu, tarafından okundu.

Özlem Tolu, depremden 11 ilde yaklaşık 4 milyon öğrenci ve 200 bin öğretmenin doğrudan etkilendiğini hatırlatarak, 3 yılın sonunda yıkılan ya da hasar alan okul binalarının ancak üçte birinin tamamlanabildiğini, tamamlanan okullarda ise elektrik, su, ısınma, internet ve temizlik gibi temel altyapı sorunlarının sürdüğünü söyledi.

Özlem Tolu, kentte 68 okul için alınan yıkım ve güçlendirme kararlarının kamuoyundan gizlenerek, bu okullarda eğitim ve öğretimin devam ettiğini belirtti.

Özlem Tolu, konteyner kentlerde yaşayan çocukların suça sürüklenme, erken yaşta çalıştırılma, bağımlılıklar, akran zorbalığı, taciz ve istismar risklerini artırdığını, ilkokul çağındaki çocuklarda okuma-yazma ve temel matematik becerilerinde ciddi gerileme yaşandığını, özel gereksinimli öğrencilerin ise rehabilitasyon hizmetlerine erişemediğini kaydetti.

Özlem Tolu, konteyner okulların kapatılarak depreme dayanıklı, okulların yapılmasını, okullarda bir öğün yemek ve temiz içme suyu sağlanmasını, öğretmenlere kadrolu ve güvenceli istihdam sağlanmasını, MESEM uygulamasına son verilmesini, cemaat, dernek ve vakıflarla yapılan tüm protokollerin iptal edilmesini istedi.

Hatay

Eğitim Sen İskenderun Şubesi, Sağlıklı Yaşam Parkı’nda depremle ilgili açıklama yaptı.

Açıklamada depremde yaşamını yitirenleri anan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Erdal Karakuş, “Deprem değil ihmal öldürdü. Gerçek sorumlular hesap vermelidir” dedi.