• Ana Sayfa
  • Gündem
  • Eğitimde adalet ve anadil vurgusu: ‘Barışın inşasında dönüştürücü bir araç olabilir’

Eğitimde adalet ve anadil vurgusu: ‘Barışın inşasında dönüştürücü bir araç olabilir’

Diyarbakır’daki Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu kapsamında düzenlenen atölyede konuşan akademisyenler, kalıcı barışın ancak eğitimde adaletin sağlanması, anadil hakkının tanınması ve toplumsal eşitsizliklerin giderilmesiyle mümkün olacağını vurguladı.

Eğitimde adalet ve anadil vurgusu: ‘Barışın inşasında dönüştürücü bir araç olabilir’
  • Yayınlanma: 12 Mayıs 2026 16:11
  • Güncellenme: 12 Mayıs 2026 16:13

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından İlke TV’nin medya sponsorluğunda düzenlenen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu kapsamında gerçekleştirilen “Toplumsal Barış, Sosyal Adalet ve Kolektif Özgürlük için Eleştirel Pedagoji” başlıklı atölyede, eğitimin çatışma çözümü ve barış inşasındaki rolü tartışıldı. Konuşmacılar, anadil hakkı, eğitimde eşitlik ve kolektif öğrenmenin kalıcı barış için temel unsurlar olduğunu vurguladı.

Atölye, Sussex Üniversitesi’nden Prof. Mario Novelli ve Dr. Birgül Kutan ile Prof. Fatma Gök’ün katılımıyla gerçekleştirildi. Kolombiya, Güney Afrika, Nepal, İngiltere ve Türkiye’deki deneyimlerden yararlanılarak, çatışmalı toplumlarda eğitimin nasıl dönüştürücü bir rol üstlenebileceği ele alındı.

‘Eğitim sistemleri eşitsizlikleri yeniden üretebiliyor’

Atölyede konuşan Mario Novelli, eğitimin hem örgün sistemde hem de sosyal hareketler içinde barış inşasında önemli bir rol oynayabileceğini belirtti.

Novelli, çatışmaların çoğu zaman toplumsal eşitsizliklerden kaynaklandığını vurgulayarak şöyle konuştu:

“Çatışmalar, eşitsizlikler dahil birçok sorunun sonucudur ve eğitim sistemleri de bu eşitsizlikleri yansıtır. Bu yüzden kapsayıcılık çok önemli. Eğitimde daha fazla adalet olmalı.”

Eğitimin içeriğinin de belirleyici olduğunu söyleyen Novelli, farklı toplulukların okulda kendi seslerini duyurabilmesi gerektiğini ifade etti.

“Farklı toplulukların okulda seslerini duyurabilmesi, kendi dillerini konuşabilmesi ve kendi kültürlerine erişebilmesi açısından okulun rolü hayati.”

‘Herkesin kendi dilini konuşma hakkı vardır’

Anadil eğitiminin önemine dikkat çeken Novelli, her bireyin okulda kendi dilini kullanabilme hakkının olması gerektiğini söyledi.

“Anadil her toplum için çok önemlidir. Herkesin okulda kendi dilini konuşma ve ona erişme hakkı vardır.”

Novelli, eğitimin aynı zamanda bireylere yeni fırsatlar sunan bir gelecek köprüsü olduğunu belirterek, farklı dillere erişimin de önemli olduğunu kaydetti.

‘Çatışmadan en çok etkilenen bölgeler en az kaynak alabiliyor’

Dünyadaki barış süreçlerinden örnekler veren Novelli, eğitim sistemlerinin kaynak dağılımındaki eşitsizlikleri gidermede önemli rol oynayabileceğini ifade etti.

“Bazen çatışmadan en çok etkilenen bölgeler, hükümetten en az kaynak alan yerler oluyor. Kaynakların ihtiyaca göre dağıtıldığından emin olmalıyız.”

Türkiye’deki karar alıcılara yönelik mesajında ise şu değerlendirmeyi yaptı:

“Çatışmaların çıkış nedenlerini ciddiye almak ve eğitim sistemini bu sorunları çözen dönüştürücü bir süreç olarak kullanmak gerekir.”

‘Bu Kürt sorunu değil, Türkiye sorunu’

Fatma Gök ise atölyenin geleneksel anlamda bir “barış eğitimi” çalışması olmadığını, farklı toplumsal hareketleri bir araya getiren kolektif bir öğrenme süreci olduğunu söyledi.

“Kabul edilmiş sistem içi barış eğitimi değil bu. Bütün hareketleri kapsayıcı, birlikte öğrenme ve birlikte harekete geçirme süreci.”

Bu tür çalışmaların Türkiye genelinde yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayan Gök, şöyle konuştu:

“Böylesi çalışmaları Türkiye’deki bütün belediyelerin yapması lazım. Çünkü bu Kürt sorunu değil, Türkiye sorunu.”

Gök, kolektif üretim ve ortak düşünmenin barış süreci açısından önemli bir başlangıç olduğunu belirtti.

“Birlikte kolektif olarak üretim yapmak üzere konuşmamız çok önemli bir başlangıç.”