• Ana Sayfa
  • Gündem
  • Ercüment Akdeniz’in yeni kitabı ‘Kardeşim Boro’ Beyoğlu’nda tanıtıldı

Ercüment Akdeniz’in yeni kitabı ‘Kardeşim Boro’ Beyoğlu’nda tanıtıldı

Ercüment Akdeniz’in altıncı kitabı raflardaki yerini aldı: “Bu kitabın öznesi kardeşimdir Boro’dur, onu anlatabilmek için çocukluğuma gitmem gerekti.”

Ercüment Akdeniz’in yeni kitabı ‘Kardeşim Boro’ Beyoğlu’nda tanıtıldı
  • Yayınlanma: 23 Nisan 2026 16:10
  • Güncellenme: 23 Nisan 2026 16:34

Göç, mültecilik, emek sömürüsü ve yerinden edilme üzerine yürüttüğü çalışmalarıyla tanınan gazeteci-yazar Ercüment Akdeniz, “Kanatlarını Göçte Bırakanlar – Kardeşim Boro” isimli altıncı kitabıyla okurla buluştu.

Tekin Yayınevi etiketiyle yayımlanan kitap, daha önceki çalışmalarından farklı olarak Türkiye’ye dışarıdan gelen göçmenlere değil, Anadolu’nun son 60 yılına yayılan iç göç tarihine odaklanıyor.

HDK soruşturması kapsamında 243 gün boyunca tutuklu kaldığı Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde kitabını tamamlayan Akdeniz, kitabın çıkış noktasını şu sözlerle anlatıyor: “Bu kitabın öznesi kardeşimdir Boro’dur, onu anlatabilmek için çocukluğuma gitmem gerekti.”

Beyoğlu’nda kitap tanıtımı

Kitabın tanıtım etkinliği 22 Nisan Çarşamba günü Beyoğlu’ndaki Mephisto Kitabevi’nde geniş bir katılımla yapıldı.

Etkinlikte konuşan Akdeniz, kitabında üç ayrı göç rotasını ele aldığını belirterek, bu rotaların hem kendi ailesinin hem de Türkiye’nin yakın tarihinin izlerini taşıdığını söyledi.

“3 tane göç rotası çizdim bu kitapta, 1. rota Varto-Malatya-İskenderun-İstanbul hattı. Benim 3-4 kuşak geriye gittiğim, ailemin göç hikayesi. Anadolu’nun iç göçü anlatılıyor burada. 2. çizdiğim rota Suudi Arabistan rotası çünkü babam duvarcı ustasıydı, 9 yıl Körfez Arap ülkelerinde çalıştı, bir göçmen işçiydi, biz de bir göçmen aileydik. 3. rota İskenderun-İstanbul-Bükreş-Almanya rotası. Kardeşimin rotasıydı. Meşakkatli göç rotasını anlatmaya çalıştım.”

Etkinlikte oyuncu Kerem Fırtına kitaptan bir pasaj okudu:

“12. ziyaretim İstanbul’da Balmumcu’da oldu, para basılan Darphane binasının hemen yanında bir inşaatta çalışıyorlardı. Kışa giriyor mevsim, soğuk kulakları buz kesiyor. Boro kemiklerimi sıkarak kucaklaşıyor benimle.”