İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Eren Keskin, Mustafa Sarıgül’ün adının 1994 yılında Özgür Ülke gazetesine yönelik bombalı saldırı sürecinde de geçtiğini hatırlattı.
Gazetenin bombalandığı dönemde binanın alt katındaki iş yerinin Sarıgül’e ait olduğunu belirten Keskin, Sarıgül’ün o süreçte ifadesinin dahi alınmadığını söyledi. Keskin, saldırıdaki olası rolünün araştırılması gerektiğini vurguladı.
Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ve ailesi hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 16 Ekim’de “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve “dolandırıcılık” suçlamaları kapsamında soruşturma başlatıldı.
Soruşturma dosyasında, Sarıgül ve ailesinin yurt içinde ve dışında kurulan şirketler aracılığıyla milyarlarca euroluk kaynağı akladığı ve yatırımcıları dolandırdığı yönündeki suçlamalar yer aldı.
Soruşturma kapsamında, Sarıgül’ün Şişli Belediye Başkanlığı dönemindeki imar süreçlerinden elde edildiği belirtilen kayıt dışı gelirler de incelemeye alındı. Aralarında Sarıgül’ün oğulları Emir ve Ömer Sarıgül, eski eşi Aylin Kotil, Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sofu Altınbaş, iş insanları Ramazan Argün ve İbrahim Avcı ile gazeteci Murat Ağırel’in de bulunduğu 22 kişi tutuklandı.
Mustafa Sarıgül ve ailesi hakkındaki soruşturma kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının kararıyla 10 kişi daha gözaltına alındı. Soruşturmanın genişlemesiyle birlikte Sarıgül’ün 1990’lı yıllarda yaşanan bazı olaylarla bağlantısına ilişkin geçmişte gündeme gelen konular da yeniden tartışılmaya başlandı.
Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuşan İHD MYK üyesi Eren Keskin, Sarıgül’ün adının 1994 yılında Özgür Ülke gazetesinin bombalanması sürecinde de geçtiğini hatırlattı. Keskin, gazetenin bulunduğu binanın alt katındaki otomobil bayisi ve araç servis istasyonunun Sarıgül’e ait olduğunu, buna rağmen saldırının ardından kendisinin hiçbir zaman sorgulanmadığını söyledi.

Eren Keskin: Sarıgül hiçbir zaman sorgulanmadı
Özgür Ülke gazetesine yönelik saldırıda bombanın binaya yerleştirilmesi bakımından alt kattaki iş yerinin önemine dikkat çeken Eren Keskin, şu ifadeleri kullandı:
“Sarıgül’ün adı alt katta bulunan bir otomobil bayiinin ve araç servis istasyonunun sahibi olması nedeniyle gündeme gelmişti. Burası zaten dosyalarda da yer alıyor. Biz bu konuyu daha önce de dile getirmiştik. Çünkü Özgür Ülke bombalandığında, bombanın binaya yerleştirilebilmesi açısından en önemli noktalardan biri alt kattaki bu iş yeriydi. Bu nedenle o dönem de konuyu gündeme getirdik ancak Mustafa Sarıgül hiçbir zaman sorgulanmadı.”
Dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in yaşanan katliamlara ilişkin açıklamalarını da hatırlatan Keskin, Kürt iş insanlarının öldürülmesi ile Özgür Ülke gazetesinin bombalanmasının söz konusu operasyonlar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Sarıgül’ün 1990’lı yıllardan itibaren kamuoyunda derin devletle ilişkileri olduğu düşünülen bir isim olarak anıldığını belirten Keskin, Şişli Belediye Başkanlığı döneminde de hakkında çok sayıda yolsuzluk iddiasının gündeme geldiğini ancak bu konularda herhangi bir işlem yapılmadığını söyledi.
Keskin, Sarıgül’ün oğlu Emir Sarıgül ile Mehmet Ağar’ın oğlu Tolga Ağar arasındaki ticari ilişkilere de değinerek şöyle konuştu:
“Bu son derece açıktı. Mustafa Sarıgül de 1990’lı yıllardan bu yana kamuoyunda derin devletle ilişkileri olduğu düşünülen bir isim olarak anılıyordu. Özellikle Şişli Belediye Başkanlığı döneminde hakkında çok sayıda yolsuzluk iddiası gündeme geliyordu ancak bunlara rağmen Sarıgül hakkında hiçbir işlem yapılmadı. Yıllar sonra da kamuoyuna yansıdığı üzere, Mustafa Sarıgül’ün oğlu Emir Sarıgül ile Mehmet Ağar’ın oğlu Tolga Ağar birlikte iş yapıyor, ortaklık yürütüyorlardı. Belki bu ortaklıkları hâlâ devam ediyordur. Ancak bütün bunlar hiçbir zaman bu coğrafyada sorgulanmadı.”
Sarıgül hakkındaki gelişmelerin siyasi boyutuna ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Keskin, soruşturmanın zamanlamasına dikkat çekti. Keskin, Sarıgül’ün bir çıkar çatışması yaşaması ya da fon dolandırıcılığı meselesinin üzerinin örtülmesi amacıyla, YENİ Parti’ye geçmesi nedeniyle kendisine zarar verilmek istenmesi gibi bir durumun söz konusu olabileceğini düşündüğünü belirtti.
‘Bütün bunlar büyük bir cezasızlık örneğiydi’
Ana akım medyanın Mustafa Sarıgül hakkındaki son gelişmeleri ağırlıklı olarak mali suçlamalar üzerinden ele aldığını belirten Eren Keskin, özellikle devlet kaynaklı haber organlarında bu konunun işlendiğine dikkat çekti. Ancak Eren Keskin, Sarıgül’ün geçmişteki eylemleri ve hakkında yıllar içinde gündeme gelen konuların yeterince tartışılmadığını ifade etti.
Sarıgül’ün geçmişten bu yana çeşitli derin ilişkilerle anıldığını ancak bu ilişkilerin hiçbir zaman sorgulanmadığını belirten Keskin, Özgür Ülke gazetesinin bombalanması sürecinde yaşananları yeniden gündeme getirdi.
Keskin, gazetenin bulunduğu binanın alt katındaki iş yerinin sahibi olması nedeniyle Sarıgül’ün ifadeye çağrılmadığını ve kendisine bu konuda soru yöneltilmediğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Sarıgül’ün her zaman böyle derin ilişkileri olduğuna dair bir algı vardı ancak hiçbir zaman sorgulanmadı. Örneğin Özgür Ülke gazetesinin bombalanmasıyla ilgili olarak, iş yerinin sahibi olduğu gerekçesiyle ifadeye çağrılıp kendisine hiçbir zaman soru sorulmadı. Bütün bunlar büyük bir cezasızlık örneğiydi. Gazete bombalandığında arkadaşımız Ersin Yıldız yaşamını yitirmişti. Biz o dönem gazetenin avukatlarıydık. Bugün her şey tartışılıyorken ben de geçmişte yaşananları hatırlatmak istedim.”
Özgür Ülke yayına başladıktan 239 gün sonra bombalandı
1990’lı yıllarda Kürt basınına yönelik baskıların yoğunlaştığı dönemde Halk Gerçeği, Yeni Halk Gerçeği, Yeni Ülke, Özgür Gündem ve Welat gazeteleri kapatılmış, Özgür Gündem gazetesi ise yeniden yayın hayatına başlamış ve tekrar kapatılmıştı. Bu süreçte Özgür Ülke gazetesi, 28 Nisan 1994’te yayın hayatına girdi.
Gazete, yayın hayatına başlamasından 239 gün sonra, 3 Aralık 1994’te bombalı saldırıların hedefi oldu. 2 Aralık’ı 3 Aralık’a bağlayan gece İstanbul’daki gazete binalarına eş zamanlı saldırılar düzenlendi.
Gazetenin İstanbul Kadırga’daki teknik binası, Cağaloğlu’ndaki merkez bürosu ve Ankara bürosu bombalandı. Saldırıda gazetenin ulaştırma görevlisi Ersin Yıldız yaşamını yitirdi, 23 gazete çalışanı yaralandı.
Saldırının faillerinin ortaya çıkarılması için etkili bir soruşturma yürütülmezken, yaralanan gazete çalışanları hastanedeki tedavilerinin ardından gözaltına alındı. Bombalı saldırıya ilişkin başlatılan soruşturmadan ise herhangi bir sonuç çıkmadı.
Özgür Ülke: Bu ateş sizi de yakar
Bombalı saldırılara rağmen yayınını sürdüren Özgür Ülke gazetesi, ertesi gün okuyucularıyla buluştu. Gazete, saldırının ardından yayımlanan sayısında “Bu ateş sizi de yakar!” manşetini kullanarak bombalı saldırılara yanıt verdi.
Gazetenin aynı sayısında saldırı öncesinde yaşanan gelişmelere ve Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) gündemine de yer verildi. Yayınlanan açıklamada, gazetenin devletin en yetkili ağızları tarafından hedef gösterildiği, kapatılması için çeşitli girişimlerde bulunulduğu ve MGK’nin gündemine alındığı hatırlatıldı.
Özgür Ülke’nin saldırıdan sonra okurlarına şöyle seslendi:
“Devletin en yetkili ağızları tarafından hedef gösterilen ve kapatılmak için çare aranan gazetemiz, Çarşamba günü toplanan Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) en önemli gündem maddeleri arasında yer almıştı. Gazetemizi susturma kararının alındığı toplantıda konuşulanlar, gazetemizin ismi anılmadan basına yansımıştı. MGK’nin gazetemize ilişkin son kararının ne olduğu üç gün sonra ortaya çıktı ve Özgür Ülke bombalandı.”



