Erivan Radyosu 80 yıldır Kürtçenin sesi

Ermenistan’ın başkenti Erivan’da yayın yapan Erivan Radyosu, 1930’lu yıllara uzanan tarihiyle Kürt yayıncılığının en önemli merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor

Erivan Radyosu 80 yıldır Kürtçenin sesi
Erivan Radyosu 80 yıldır Kürtçenin sesi
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 10 Ekim 2026 15:11

Ermenistan’ın başkenti Erivan’da bulunan Ermenistan Radyosu, yaklaşık 80 yıldır Kürtçe yayın yapıyor. Kürtler arasında daha çok “Erivan Radyosu” (Radyoya Rewanê) adıyla bilinen radyo, Kürtçe yayıncılık tarihinin önemli duraklarından biri olmayı sürdürüyor.

Erivan Radyosu’nun Kürtçe yayınlarının geçmişi 1930’lu yıllara uzanıyor. 1937’de durdurulan yayınlar, 1955’te yeniden başladı. Yaklaşık 10 yıl önce ise Ermenistan yönetiminin aldığı kararla Kürtçe yayınların yanı sıra “Êzidîkî” (Ezidice) adıyla ayrı bir yayın da başlatıldı.

Farklı dönemlerde Casimê Celîl, Xelîlê Çaçan, Ehmedê Gogê ve Keremê Seyad gibi tanınmış isimler Kürtçe servisinin yöneticiliğini üstlendi. 2016’dan bu yana Kürtçe bölümünün yöneticiliğini ve spikerliğini Tîtalê Kerem yürütüyor.

Erivan Radyosu’nun Kürtçe yayınları nasıl başladı?

Erivan Radyosu’nun Kürtçe yayınları, 1955’te başlayan test yayınlarının ardından kısa sürede düzenli bir programa dönüştü. Başlangıçta haftada üç gün yayımlanan programlar, yalnızca 15 dakikalık haber bültenlerinden oluşuyordu.

İlk spiker Eznîva Reşîd’in sesi ve Casimê Celîl’in yönetimindeki programlar, zamanla daha geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. Casimê Celîl’in Kürt sözlü kültürünü, dengbêjlik geleneğini ve müziğini yayınlara taşıması, radyonun yalnızca haber aktaran bir kurum olmanın ötesine geçmesini sağladı.

Yayın süreleri de yıllar içinde arttı. 1960’ların başında günlük bir buçuk saate ulaşan programlarda haberlerin yanı sıra türküler, masallar, şiirler ve folklor derlemeleri yer almaya başladı. Böylece Erivan Radyosu, Kürtçenin farklı alanlarda kullanıldığı ve kültürel üretimin dinleyicilerle buluştuğu bir yayın merkezine dönüştü.

Sınırları aşan bir ses

Erivan Radyosu’nun en önemli özelliklerinden biri, yayınlarının farklı ülkelere ulaşabilmesiydi. Türkiye, İran, Irak ve Suriye’de Kürtçenin kamusal alanda yasaklandığı, basın ve yayın faaliyetlerinin sıkı denetim altında tutulduğu dönemlerde kısa dalga frekansları üzerinden yayılan Kürtçe programlar, dinleyiciler için önemli bir buluşma alanı oluşturdu.

Köylerde, dağ evlerinde ve kentlerin kenar mahallelerinde insanlar radyo yayınlarını birlikte dinliyordu. Aileler akşam saatlerinde radyo başında toplanırken çocuklar Kürtçenin seslerini ve melodisini bu yayınlar aracılığıyla duyuyor, yaşlılar ise unutulmaya yüz tutan dengbêjlik örneklerini yeniden hatırlıyordu.

Erivan Radyosu, farklı coğrafyalarda yaşayan Kürt toplulukları arasında görünmez bir bağ kurdu. Farklı lehçeleri, yaşam deneyimlerini ve kültürel birikimleri aynı frekansta buluşturan yayınlar, Kürtçenin sınırları aşarak duyulmasına katkı sağladı.

Sovyet Ermenistanı’nın başkenti Erivan’dan yükselen bu ses, modern Kürtçe radyo yayıncılığının başlangıç noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Düzenli ve profesyonel biçimde Kürtçe yayın yapan ilk radyo istasyonu olarak anılan Erivan Radyosu, haberden müziğe, edebiyattan kültürel programlara uzanan içeriğiyle milyonlarca Kürdün yaşamına ulaştı.

Kürt müziği ve sözlü kültür için bir arşiv

Erivan Radyosu’nun kültürel mirasın korunmasına yaptığı katkı, yalnızca yayınlarıyla sınırlı kalmadı. Radyonun arşivinde iki bine yakın Kürtçe şarkı ve ezgi kaydının bulunduğu, folklor derlemeleri kapsamında ise 10 binden fazla ezginin kayıt altına alındığı belirtiliyor.

Bu kayıtlar, dönemlerinin dinleyicilerine ulaşmanın yanı sıra sonraki kuşaklara aktarılabilecek bir kültürel bellek oluşturdu. Kürt edebiyatı, sözlü gelenek ve müzik, yazıya geçirilmesinin güç olduğu veya Kürtçenin yasaklandığı dönemlerde radyo yayınları aracılığıyla yaşamaya devam etti.

Dengbêjlerin sesleri, türküler, masallar ve şiirler, farklı kuşakların ortak kültürel mirasla bağ kurmasını sağladı. Bu yönüyle Erivan Radyosu, Kürtçenin korunması ve geliştirilmesinde önemli bir rol üstlendi.

Sovyet politikaları ve Kürtlerin kolektif hafızası

Erivan Radyosu’nun tarihini siyasi bağlamından ayrı değerlendirmek mümkün değil. Radyo, Sovyetler Birliği’nin farklı halkların kendi dillerini ve kültürlerini yaşatmasına yönelik politikaları çerçevesinde şekillendi. Bununla birlikte Kürt dinleyiciler, yayınları kendi dillerini ve kültürel kimliklerini korumanın bir parçası olarak benimsedi.

Kürtçenin kamusal alanda baskı altında olduğu coğrafyalarda bu dilde yayın yapan bir radyoyu dinlemek, dinleyicilerin kendi sesleriyle karşılaşması anlamına geliyordu. Radyo, farklı ülkelerde yaşayan Kürtler arasında ortak bir aidiyet duygusunun güçlenmesine katkıda bulundu.

Bu nedenle Erivan Radyosu, yalnızca bir yayın organı olarak değil, Kürtlerin kolektif hafızasında özel bir yere sahip kültürel bir kurum olarak da anılıyor.

Erivan Radyosu’nun mirası sürüyor

Bugün Erivan Radyosu’nun Kürtçe yayınları, Kürt medyasının gelişim tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Kürtçe televizyon kanalları, dijital yayın platformları ve bağımsız radyo girişimleri, farklı araçlarla bu yayıncılık geleneğini sürdürüyor.

1955’te yeniden başlayan düzenli yayınlar, onlarca yıl boyunca dağları, sınırları ve dil üzerindeki yasakları aşarak Kürtçenin duyulmasına katkıda bulundu. Erivan Radyosu, müzik, edebiyat, haber ve sözlü kültürü bir araya getiren yayınlarıyla Kürt yayıncılık tarihinin temel duraklarından biri olmayı sürdürüyor.