• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Eşbaşkanlık modeli uygulamasında durum ne? Gülistan Sönük: ‘İki araba – iki koltuk anlayışı sürüyor’

Eşbaşkanlık modeli uygulamasında durum ne? Gülistan Sönük: ‘İki araba – iki koltuk anlayışı sürüyor’

MA’dan Azad Altay’ın röportajında konuşan Gülistan Sönük, eşbaşkanlık modelinin önemli kazanımlarına rağmen yerel yönetimlerde hâlâ “iktidarcı anlayışın” sürdüğünü söyledi. Sönük, modelin “iki araba ve iki koltuğa sıkıştırıldığını” belirtti.

Eşbaşkanlık modeli uygulamasında durum ne? Gülistan Sönük: ‘İki araba – iki koltuk anlayışı sürüyor’
Eşbaşkanlık modeli uygulamasında durum ne? Gülistan Sönük: ‘İki araba – iki koltuk anlayışı sürüyor’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 27 Mart 2026 10:19
  • Güncellenme: 27 Mart 2026 10:25

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti) yerel yönetimlerde uyguladığı eşbaşkanlık modeli, kadın temsiliyetinde önemli kazanımlar yaratmasına rağmen tartışılmaya devam ediyor. MA’dan Azad Altay’ın sorularını yanıtlayan siyasetçi Gülistan Sönük, modelin karşılaştığı yapısal sorunları, eleştirileri ve çözüm önerilerini anlattı.

Sönük, eşbaşkanlık modelinin kadınların uzun yıllara dayanan mücadelesinin ürünü olduğunu belirterek, bu sistemin erkek egemen siyaseti dönüştürme iddiası taşıdığını söyledi. Kadınların siyasette görünür hale gelmesiyle birlikte toplumsal dönüşümün de başladığını ifade etti.

‘Kadınların siyasette varlığı dengeleri değiştirdi’

Sönük’e göre eşbaşkanlık modeliyle birlikte kadınlar yalnızca temsil edilmekle kalmadı, karar mekanizmalarının da parçası haline geldi. Kadın kurumlarının açılması, toplumsal cinsiyet çalışmaları ve kadınların doğrudan muhatap bulabilmesi bu sürecin önemli kazanımları arasında yer aldı.

Modelin erkek egemen siyasetin yarattığı “şiddet ve savaş” diline karşı alternatif bir siyaset anlayışı geliştirdiğini belirten Sönük, kadınların yönetime katılımının siyasetin dilini de dönüştürdüğünü söyledi.

Yerel yönetimlerde sorunlar sürüyor

Ancak Sönük, modelin özellikle yerel yönetimlerde tam anlamıyla oturmadığını vurguladı. Belediyelerin hâlâ “iktidar ve rant alanı” olarak görüldüğünü belirten Sönük, bu yaklaşımın eşbaşkanlık sisteminin işleyişini zorlaştırdığını ifade etti.

Sönük, “Genel siyasette belli bir aşama kaydedildi ancak belediyelerde aynı noktada değiliz. Çünkü belediyeler hâlâ bir güç ve iktidar alanı olarak görülüyor” dedi.

‘İki araba ve iki koltuğa sıkıştırılıyor’

Sönük, modele yönelik en önemli eleştirilerden birinin eşbaşkanlığın “iki koltuk ya da iki araç paylaşımı” olarak algılanması olduğunu belirtti. Bu anlayışın hâlâ sürdüğünü ifade eden Sönük, bazı yerlerde yönetim anlayışının kolektif olmaktan uzaklaştığını söyledi.

Eşbaşkanlık modelinin özünün paylaşım ve kolektif yönetim olduğunu vurgulayan Sönük, bu anlayışın yerleşmemesinin temel sorunlardan biri olduğunu dile getirdi.

Kayyım uygulamaları ve süreklilik sorunu

Sönük, modelin kurumsallaşamamasında kayyım uygulamalarının da etkili olduğunu belirtti. 2016’dan sonra çok sayıda belediyeye kayyım atanmasının sürekliliği kesintiye uğrattığını ifade eden Sönük, “Birçok belediyede eşbaşkanlar ikinci dönemi göremedi. Bu da deneyim aktarımını engelledi” dedi.

‘Bu bir zihniyet meselesi’

Sönük’e göre eşbaşkanlık modelinin önündeki en büyük engel ise zihniyet sorunu. Erkek egemen anlayışın hem erkeklerde hem de kimi zaman kadınlarda sürdüğünü belirten Sönük, bu durumun modelin yerleşmesini zorlaştırdığını söyledi.

Sönük, “Zihin özgürleşmeden bu model oturmaz. Bu sadece kadınların değil, herkesin sahiplenmesi gereken bir model” dedi.

Kolektif yönetim vurgusu

Sönük, karar süreçlerinde kolektif aklın önemine dikkat çekerek, belediye meclisleri, bürokratlar ve halkın sürece daha fazla dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Kolektif kararların daha sağlıklı sonuçlar doğurduğunu belirten Sönük, tekçi yönetim anlayışının ise sorunları derinleştirdiğini ifade etti.

Çözüm önerileri

Sönük, modelin güçlenmesi için belediyelerin “rant alanı” değil “hizmet alanı” olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca toplumun modeli sahiplenmesi, kadın örgütlülüğünün güçlendirilmesi ve eğitim çalışmalarının sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.

Sönük, eşbaşkanlık modelinin yalnızca bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşüm projesi olduğunu belirterek, daha geniş ve açık tartışmalarla modelin güçlendirilebileceğini söyledi.

Tamamı için.