• Ana Sayfa
  • Gündem
  • Faili Meçhul Dairesi’ne iki kadın dosyası için başvuru: Biri reddedildi, biri bekliyor

Faili Meçhul Dairesi’ne iki kadın dosyası için başvuru: Biri reddedildi, biri bekliyor

KCDP’nin, şüpheli şekilde yaşamını yitiren Aysun Yıldırım dosyasını aydınlatma başvurusu reddedilirken Eda Küçükbaltacılar dosyası için yanıt bekleniyor. KCDP’den Öykü Uluocak, kadınlar mücadele etmedikçe araştırma ve soruşturmaların kağıt üzerinde kaldığını söyledi.

Faili Meçhul Dairesi’ne iki kadın dosyası için başvuru: Biri reddedildi, biri bekliyor
Faili Meçhul Dairesi’ne iki kadın dosyası için başvuru: Biri reddedildi, biri bekliyor
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 11 Eylül 2026 09:28
  • Güncellenme: 11 Eylül 2026 09:31

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde 24 Nisan’da Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı kuruldu. Ülkedeki faili meçhul cinayetlerin aydınlatacağı iddiasında bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek’in Eylül ayındaki son açıklamasına göre, birimin kurulduğu tarihten bu yana yürütülen çalışmalar neticesinde 40 dosyada, 46 ölü ve 7 yaralının bulunduğu faili meçhul olay aydınlatıldı.

Daireye başvuranlar arasında Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) da yer aldı.

Ancak KCDP’nin İstanbul Sefaköy’de 2018 yılında yüksekten düşerek şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Aysun Yıldırım dosyası için yaptığı başvuru reddedilirken, 2 Ocak 2021 tarihinde İstanbul Esenler’deki evinin çatı katında şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Eda Küçükbaltacılar’ın dosyası ile ilgili yapılan başvuruya ise hala yanıt bekleniyor.

KCDP İstanbul Temsilcisi Öykü Uluocak Mezopotamya Ajansı’na konuya dair konuştu.
‘Devletin sorumluluğu gerçeği açığa çıkarmaktır’
Dersim’de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybedilen Gülistan Doku soruşturmasındaki gelişmelerle birlikte Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın gündeme geldiğini belirten Öykü Uluocak, “Akın Gürlek, ‘Gülistan Doku ile sınırlı bırakmayacağız bir faili meçhul araştırma dairesi kuracağız’ dedi ve ardından böyle bir daire oluşturuldu. Adalete erişilemeyen tek olay maalesef Gülistan Doku olayı değil. Geçtiğimiz yıl şüpheli kadın ölümü verileri kadın cinayeti verilerini ilk kez geçti. Bu ülkede maalesef adalete erişim çok zor. Madem böyle bir daire kuruldu ve çalışıyor ‘gerçekten çalışacak mı yoksa bir kamuoyu desteği sağlamak üzere iktidarın kendi çıkarları için kurduğu bir daire mi’ diye sorduk. Bunun üzerine başvurular yaptık.
Elbette şüpheli kadın ölümleri, doğal ölüm veya intihar olabilir ama devletin sorumluluğu buradaki gerçeği açığa çıkarmaktır. Eğer bu kadınlar, cinayete kurban gitmediyse buna dair delillerle aileleri ve yakınları ikna etmek gerekir. Örneğin Aysun Yıldırım için başvurduk. İlk başvurumuzu böyle yaptık. Aysun Yıldırım 8 yıl önce şüpheli bir şekilde yüksekten düşerek hayatını kaybetti. Daha sonra düzenli takip ettiğimiz dosyalara dair başvuru yaptık. Bunlardan biri de Eda Küçükbaltacılar cinayetiydi. Bu dosyaların bu kadar önemli olması ve hatırda kalmasının sebebi; gerçek bir araştırma ve çalışma yapılmamış olmasıdır. Örneğin Aysun Yıldırım’ın annesi 8 yıldır adalet arıyor. Mücadelemiz sayesinde o dosyayı savcılık aşamasında bir kez açtırabildik ancak yine ikinci açılan dosyada kapatıldı. Mesela bunun için de bir başvuru yaptık” ifadelerini kullandı.
 ‘Araştırmalar ve soruşturmalar, kadınlar mücadele etmedikçe kağıt üzerinde bırakılır’
KCDP olarak yaptıkları başvurulardaki taleplere dikkati çeken Öykü Uluocak, “Cinayetlerde teknik incelemeler düzgün yapılsın, talebimiz oldu. Örneğin bir kadın şüpheli şekilde ölüyorsa telefonu incelensin, en son konuştuğu kişiler sorgulansın, delil toplansın. Yüksekten düşmeyse fizik raporu alınsın ve değerlendirilsin. Nasıl bir erkek öldüğünde bütün bunlara bakılıyorsa kadınlar için de böyle yapılması gerektiğini ve devletin etkin soruşturma yapma yükümlülüğünü hatırlattığımız dilekçeler sunduk. Fakat örneğin Ayşin Yıldırım için yapılan başvuru ile ilgili daire, 15 günde araştırmasını sonuçlandırarak dosyayı iki kez kapatan Küçükçekmece Adliyesi’ne göndermeyi tercih etti. Yani bu dairelerin yaptığı araştırmalar ve soruşturmalar, kadınlar mücadele etmedikçe kağıt üzerinde bırakılır” dedi.
‘Bazı dosyalarda hiç dönüş alamadık’
Bazı dosyalar için kısa sürede “Burada intihar olduğu açıktır, şüpheli değildir” dönüşü aldıklarını söyleyen Öykü Uluocak, hiç dönüş alamadıkları dosyalar da olduğunu belirtti. Öykü Uluocak, “Fazla gündem olamayan kadınların hakkını aramak için de başvuru yaptık ve hala yanıt beklediklerimiz var. Kaldı ki Akın Gürlek’in en üst perdeden ele aldığını iddia ettiği Gülistan Doku soruşturması da hala aydınlatılabilmiş değil. Madem 6 yıl sonra bu tutuklamalar yapıldı. Neden yıllarca yapılmadı? Hala Gülistan’ın akıbeti aydınlatılmış değil. Ki bu ülkede faili meçhuller için gerçekten büyük bir mücadele var. Bunun da gerisine düşmemek gerekir” diye belirtti.
Cezasızlık vurgusu
Faillerin cezalandırılması için mücadelenin önemine değinen Öykü Uluocak, “Bir şüpheli kadın ölümü dosyası ‘intihar’ ya da ‘doğal ölüm’ denilerek kapatıldığında aslında o ailenin muhatap alınmaması anlamına geliyor. Hiç muhatabınız olmuyor. Bu bize şunu gösteriyor; erkekler eskiden savunmalarında ‘namus, töre ve aşk cinayeti’ gibi şeylere sığınırlardı. Ancak şu anda erkekler yanlarında bir kadın yüksekten düştüğünde, şüpheli şekilde öldüğünde bir anda ‘intihar’ denilip, üzeri kapatılıyor. Bu iktidarın erkeklere verdiği cezasızlık yollarından bir tanesidir. Bu aynı zamanda bizim o karanlık kapıyı hiç açamamamıza sebep olabiliyor” dedi.
‘Dosyaları takip etmeye devam edeceğiz’
Mücadeleleri sonucu birçok şüpheli kadın ölümü dosyasının açığa çıktığını dile getiren Öykü Uluocak, şöyle devam etti: “Şüpheli kadın ölümlerinin artık kadın cinayetleri verilerinin üzerine çıkmasını cezasızlığa dair çok büyük bir uyaran olduğunu düşünüyoruz. Tüm dosyaları takip etmeye devam edeceğiz. Mücadelede hep yeni yollar bulmak ve açmak gerekiyor. Kadın hareketinin ve direnen kadınların da bunu çok iyi yaptığını düşünüyorum.”
(MA)