17 Şubat 1993’te Ankara Etimesgut’ta uçağının düşmesi sonucu hayatını kaybeden dönemin Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis’in dosyasının yeniden açılması gündemde. Bitlis’in damadı Rıza Şahin Adalet Bakanlığı’na başvurup Faili Meçhulleri Araştırma Daire Başkanlığı’nın dosyayı yeniden incelenmesini talep etti.
Nefes gazetesinin haberine göre Şahin, dilekçede bir televizyon programına katılan konuklardan birinin, kara kutuyu dinleyen üst düzey bir komutanla konuştuğunu ve kara kutunun hala devlet korumasında olduğunu iddia ettiğini belirtti.
Rıza Şahin, tanık olarak emekli binbaşı Mete Yarar’ı gösterdi ve Yarar’ın, 27 Ekim 2013’te A Haber’de verdiği bilgileri şikayet dilekçesine koydu. Mete Yarar 27 Ekim 2013’te, A Haber’de Can Okanar’ın hazırlayıp sunduğu “Anlatılmamış Öyküler” programına katıldı ve Eşref Bitlis’in uçak kazası hakkında şu iddialarda bulundu: “Olayın hemen ardından yapılan soruşturmada kara kutuyu dinleyen üst düzey komutanlardan biriyle konuştum. Ondan izin aldım. Eşref Bitlis’in ölümü hala gerçekten çözülememiş bir muamma. Bunları ortadan kaldırabilecek olan asıl ipuçları da o kara kutunun içinde. Bu kara kutuda ne konuşuldu bugüne kadar niye açıklanmadı? Açıkçası o soruyu da sordum. Ama o zamanki şartlar itibariyle açıklanmayan kara kutunun halen devletin koruması altında olduğunu öğrendim. Bugün bile o kara kutu incelenip neler olduğu çok rahat bir biçimde söylenebilir.”
Mete Yarar o röportajda “kara kutunun” incelenmesi gerektiğinin altını çizdi ve şöyle devam etti:
“Meteorolojik şartlar uçuşa engel değil, uçak kalktıktan sonra, pilotların kendi arasında konuşması, kara havacılıktan uçağı yapılan uyarılar var, bunlar bugüne kadar açıklanmadı. Uçak düşüyor, uçak düştükten sonra olay yerine kuvvet komutanları gidiyor. Bitlis’in cesedini görüp GATA’ya sevk ediyorlar. Komutanlar Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş’in emriyle acil kod ile Genelkurmay karargâhına çağrılıyor, Eşref Bitlis’in yerine komutan atamak üzere yapılan bir toplantı. Kara kutu dinleniliyor bu sırada.”
Olay yerinde incelemede bulunan dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş, uçağın düşüş sebebinin buzlanma ve pilotaj hatası olduğunu söylemişti. Daha sonra yapılan açıklamada “hiçbir bilirkişi raporu ve teknik raporun bulunmadığının” ifade edilmesi kazaya ilişkin soru işaretlerini beraberinde getirdi.
Eşref Bitlis’in damadı Şahin, dilekçesinde şu taleplerde bulundu:
1- Mete Yarar’ın konuştuğu, Orgeneral Eşref Turgut Bitlis’in düşen uçağına ait kara kutuyu dinleyen üst düzey komutanın kim olduğunun tespiti…
2- Şehit Orgeneral Eşref Turgut Bitlis’in düşen uçağına ait kara kutunun Türkiye Cumhuriyeti’nin hangi kurumunda muhafaza edildiğinin tespiti…
3- Şehit Orgeneral Eşref Turgut Bitlis’in düşen uçağına ait kara kutunun içeriğinin Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerine dahi açıklanmamasına sebep/sebeplerin ne olduğunun tespiti…
Mesud Barzani ve Celal Talabani gibi Kürt siyasetinin önemli temsilcileriyle görüşen Eşref Bitlis’in Kürt meselesinde Ankara merkezli çözümler içeren raporlar hazırladığı belirtiliyordu.
PKK’nin Nisan ayında tek taraflı ateşkes ilan ettiği ve Kürt meselesinde ilk kez çözüm sürecinin gündeme geldiği 1993 yılında gazeteci Uğur Mumcu suikast, siyasetçi Adnan Kahveci trafik kazası ve dönemin Başbakanı Turgut Özal kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetmişti. Bu isimlerin ortak noktası ise Kürt meselesinin çözümüne yönelik attıkları adımlardı.
Ne olmuştu?
Orgeneral Eşref Bitlis’in 17 Şubat 1993’te Ankara’dan Diyarbakır’a gitmek üzere bindiği uçak, kalkıştan kısa süre sonra Yenimahalle’deki PTT İşleme Merkezi’nin bahçesine düştü.
Şüpheli bir şekilde düşen uçakta bulunan hiç kimse kurtulamadı.
Kazada, Eşref Bitlis ile Binbaşı Yaşar Erian, Yüzbaşı Tuğrul Sezginler, askeri personel Fahir Işık, Emin Öner, Posta İşletme Merkezi güvenlik görevlisi Ruhi Salay öldü.
Olay yerinde incelemede bulunan dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş, uçağın düşüş sebebinin buzlanma ve pilotaj hatası olduğunu söyledi. Daha sonra yapılan açıklamada “hiçbir bilirkişi raporu ve teknik raporun bulunmadığının” ifade edilmesi kazaya ilişkin soru işaretlerini beraberinde getirdi.
Kazadan 17 yıl sonra, “Ergenekon” davasında yargılanan emekli Albay Arif Doğan’a ait olduğu ileri sürülen bir ses kaydında, “Bitlis’in JİTEM tarafından öldürüldüğü” iddiaları yer aldı.
Düşen uçağın enkazının hurdacıya satıldığının ortaya çıkmasının ardından, soruşturmayı yürüten savcılık, incelenmek üzere, Genelkurmay Askeri Savcılığından kaza sonrası çekilen fotoğrafları istedi.
Bitlis’in öldüğü uçak kazasının fotoğraflarını inceleyen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve Emniyet uzmanları, hazırladıkları raporda “uçağın düşüş nedeninin tespit edilemediğini” bildirdi.




