• Ana Sayfa
  • Kadın
  • Feminist hareketin ve kadın yayıncılığının unutulmaz ismi: Duygu Asena ölümünün 20. yılında anılıyor

Feminist hareketin ve kadın yayıncılığının unutulmaz ismi: Duygu Asena ölümünün 20. yılında anılıyor

30 Temmuz 2006’da beyin tümörü nedeniyle yaşamını yitiren Duygu Asena, gazetecilikten edebiyata uzanan üretimi ve kadın hakları alanındaki çalışmalarıyla Türkiye’nin yakın tarihine iz bırakan isimler arasında yer aldı.

Feminist hareketin ve kadın yayıncılığının unutulmaz ismi: Duygu Asena ölümünün 20. yılında anılıyor
Feminist hareketin ve kadın yayıncılığının unutulmaz ismi: Duygu Asena ölümünün 20. yılında anılıyor
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 30 Temmuz 2026 21:19

Türkiye’de kadın hakları mücadelesinin, feminist hareketin ve kadın basınının ve yayıncılığının öncü isimlerinden gazeteci ve yazar Duygu Asena, yaşamını yitirişinin 20. yılında anılıyor.

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF), Asena’nın mirasının kadınların eşitlik mücadelesine yol göstermeyi sürdürdüğünü vurguladı.

30 Temmuz 2006’da beyin tümörü nedeniyle yaşamını yitiren Duygu Asena, gazetecilikten edebiyata uzanan üretimi ve kadın hakları alanındaki çalışmalarıyla Türkiye’nin yakın tarihine iz bırakan isimler arasında yer aldı.

Kadın yayıncılığında yeni bir dönem başlattı

Kadıköy Özel Kız Koleji’nin ardından İstanbul Üniversitesi Pedagoji Bölümü’nden mezun olan Duygu Asena, çalışma yaşamına pedagog olarak başladı.

Gazeteciliğe 1972 yılında Hürriyet gazetesinin Kelebek ekinde “Şirin” mahlasıyla yazdığı yazılarla adım atan Asena, 1978 yılında Gelişim Yayınları’nda Genel Yayın Yönetmeni oldu.

1992 yılına kadar başta Kadınca dergisi olmak üzere Onyedi, Ev Kadını, Bella Bayan ve First gibi yayınların yönetmenliğini üstlenen Asena, kadın sorunlarını ana akım medyanın gündemine taşıyan isimlerden biri oldu. Daha sonra Milliyet, Cumhuriyet ve Vatan gazetelerinde köşe yazıları kaleme aldı.

Gazeteciliğin yanı sıra televizyon ve sinema alanında da çalışmalar yürüten Asena, 1992-1997 yılları arasında TRT 2’de yayımlanan “Ondan Sonra” programını hazırlayıp sundu. Ayrıca “Umut Yarında Kaldı”, “Yarın Cumartesi” ve “Bay E” filmlerinde oyuncu olarak yer aldı.

Edebiyatıyla kadınların deneyimlerini görünür kıldı

Duygu Asena, romanlarında ve yazılarında toplumsal cinsiyet eşitsizliği, bekâret, aldatma, cinsel taciz ve kürtaj gibi uzun yıllar tabu kabul edilen konuları gündeme taşıdı.

1987 yılında yayımlanan “Kadının Adı Yok”, kısa sürede geniş okur kitlesine ulaştı. Eser, 1988 yılında “müstehcen” olduğu gerekçesiyle yasaklandı. Açılan davalar sonucunda yeniden yayımlanan roman, aynı yıl yönetmen Atıf Yılmaz tarafından sinemaya uyarlandı ve farklı dillere çevrildi.

Asena daha sonra “Aslında Aşk da Yok”, “Kahramanlar Hep Erkek”, “Değişen Bir Şey Yok”, “Aynada Aşk Vardı”, “Aslında Özgürsün”, “Aşk Gidiyorum Demez” ve “Paramparça” adlı eserleriyle kadınların yaşam deneyimlerini ve toplumsal cinsiyet rollerini işlemeyi sürdürdü.

1998 yılında Mimoza dergisi tarafından “75. Yılda 75 Başarılı Kadın” arasında gösterilen Asena, 30 Temmuz 2006’da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Duygu Asena’nın mezarı İstanbul’daki Zincirlikuyu Mezarlığı’nda bulunuyor.

Anısı ödül ve anıtla yaşatılıyor

Duygu Asena’nın anısını yaşatmak amacıyla Doğan Kitap tarafından 2007 yılından bu yana her yıl “Duygu Asena Roman Ödülü” veriliyor.

Kardeşi İnci Asena’nın girişimiyle mimar Haydar Karabey ve grafik sanatçısı Bülent Erkmen tarafından tasarlanan, sonsuzluğu simgeleyen “Möbius Eğrisi” formundaki anıt ise Etiler Sanatçılar Parkı’nda yer alıyor.

TKDF: Mirası bugün de yolumuzu aydınlatıyor

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu, Duygu Asena’nın ölümünün 20. yılı dolayısıyla yayımladığı mesajda, kadınların sesi olmayı seçen Asena’nın yalnızca yazdıklarıyla değil, değiştirdiği yaşamlarla da varlığını sürdürdüğünü belirtti.

Federasyon, kadın cinayetleri, şiddet, ayrımcılık ve eşitsizliğin hâlâ güncelliğini koruduğuna dikkat çekerek, Duygu Asena’nın bıraktığı mirasın yalnızca geçmişe ait olmadığını, bugün de kadınların eşitlik mücadelesine ışık tuttuğunu vurguladı.

TKDF’nin Duygu Asena anısına yayımladığı açıklama şöyle:

“Bugün, Duygu Asena’yı aramızdan ayrılışının 20. yılında saygı, özlem ve minnetle anıyoruz.

Kadınların sesi olmayı seçen, suskunluğu sorgulamaya dönüştüren, eşitlik mücadelesine cesaretiyle yön veren Duygu Asena; yalnızca yazdıklarıyla değil, değiştirdiği hayatlarla da yaşamaya devam ediyor.

Aradan geçen 20 yıla rağmen kadın cinayetleri, şiddet, ayrımcılık ve eşitsizlik hâlâ mücadelemizin en yakıcı başlıkları arasında. Bu nedenle Duygu Asena’nın bıraktığı miras yalnızca geçmişe ait değil; bugün de yolumuzu aydınlatan güçlü bir çağrıdır.

Onun cesareti, kadınların adının hiçbir zaman silinmeyeceğini gösterdi.”