Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 17 Eylül’de 7 portföy yönetim şirketinin Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu’nda (TEFAS) işlem gören fonlarını alım satıma kapattığı ve toplam 130 yatırım fonunu tasfiye sürecine aldığı fon soruşturmasının başlangıcını oluşturan 19 Ağustos tarihli ilk savcılık müzekkeresi ortaya çıktı.
Yazıda, bazı hisselerde yaklaşık 100 kata ulaşan fiyat artışlarına ilişkin tespit ve değerlendirmelere yer verildi. SPK’dan da şirketler, fonlar ve gerçekleştirilen işlemler hakkında kapsamlı inceleme yapması istendi.
Son günlerde alınan adli tedbirler, tutuklamalar, adli kontroller ve SPK kararlarıyla gündeme gelen fon soruşturmasının ilk aşamasına ilişkin ayrıntılar, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının SPK’ya 19 Ağustos 2026’da gönderdiği müzekkereyle ortaya çıktı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunun 2026/149004 sayılı soruşturma dosyası kapsamında gönderilen yazıda, Borsa İstanbul Pay Piyasası’nda işlem gören bazı hisselerdeki hareketlere ilişkin ihbar ve tespitler yer aldı.
Başsavcılık, bazı hisselerde görülen olağan dışı fiyat hareketlerinin portföy yönetim şirketleri ve yatırım fonları aracılığıyla gerçekleştirilmiş olabileceği yönündeki değerlendirmeleri inceledi. Yazıda, bu kapsamda SPK’dan söz konusu işlemler hakkında değerlendirme yapılması istendi.
Olağan dışı fiyat hareketleri
Müzekkerede öne çıkan başlıklardan biri, bazı hisselerde tespit edilen olağan dışı fiyat hareketleri oldu.
Başsavcılığın yazısında, Borsa İstanbul’da işlem gören hisselerin fiyat hareketlerinin dijital ortamda takip edildiği belirtildi. Bu takip sonucunda bazı hisselerin değerlerinde yaklaşık 100 kata varan artışlar meydana geldiği tespit edildi.
Söz konusu hareketlerin anormal nitelikte bir fiyat hareketi oluşturabileceği değerlendirmesine yer verilen müzekkerede, incelemeye konu olan hisselerin önemli bir bölümünün fonlar aracılığıyla toplandığı yönündeki tespitler de aktarıldı.
Yazıdaki değerlendirmelere göre fonlar üzerinden gerçekleştirilen yoğun alımlar, ilgili şirketlerin hisse fiyatlarında yükselişe neden olmuş olabilir. Aynı alımlar, bu hisseleri portföylerinde bulunduran fonların değerlerinde de artış meydana getirmiş olabilir.
Başsavcılık tarafından soruşturmanın bu aşamasında, inceleme konusu şirket ve hisselere ilişkin bilgilerin SPK’ya iletildiği öğrenildi.
Fonlara ilişkin bilgiler
Müzekkerede yalnızca hisselere değil, bu hisselerde yüksek miktarda alım yaptığı belirtilen bazı fonlara ilişkin bilgilere de yer verildi. Yazıda, belirli fonlar aracılığıyla inceleme konusu hisselerde önemli miktarlarda alım gerçekleştirildiğine yönelik değerlendirmeler bulunduğu belirtildi.
Savcılık yazısında ayrıca şu bilgilere yer verildi: Bazı fon sahipleri, inceleme kapsamındaki hisselerde bireysel olarak alım yaptı. Oluşan talep, hisse fiyatlarında yükselişe neden oldu. Ardından söz konusu hisselerin fonlara satılmasıyla hem hisse fiyatında hem de fon değerlerinde yeni artışlar meydana geldi.
Şirketlerin mali göstergeleri ile hisse fiyatları karşılaştırıldı
Müzekkerede, şirketlerin piyasa değeri, sermayesi, öz sermayesi ve dönemsel kâr açıklamalarının da birlikte değerlendirildiği belirtildi.
Bu kapsamda bazı hisselerin piyasada işlem gördüğü fiyatlar ile ilgili şirketlerin mali göstergeleri arasında büyük bir fark bulunduğu yönünde değerlendirmeler yapıldığı ifade edildi.
Başsavcılığın, söz konusu fiyat hareketlerinin ilgili şirketlerin faaliyetleri ve ekonomik göstergeleriyle açıklanıp açıklanamayacağının araştırılmasını istediği öğrenildi. Yazıda ayrıca yapay fiyat hareketleri üzerinden haksız menfaat sağlanmış olabileceği ihtimali üzerinde duruldu.
Müzekkerede, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107’nci maddesinde düzenlenen piyasa dolandırıcılığı suçuna da atıfta bulunuldu. Savcılık, inceleme konusu işlemlerin sermaye piyasası araçlarının fiyatı, fiyat değişimleri, arzı veya talebine ilişkin yanlış ya da yanıltıcı izlenim oluşturmak amacıyla gerçekleştirilmiş işlemler kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin araştırılmasını talep etti.
SPK’den üç konuda çalışma istendi
Başsavcılığın SPK’den üç temel konuda çalışma yapılmasını istediği öğrenildi.
İlk olarak, müzekkerede belirtilen şirketler ile bu şirketlerin hisselerinde işlem yaptığı belirtilen fonlar hakkında SPK nezdinde halihazırda yürütülen herhangi bir araştırma veya inceleme bulunup bulunmadığının bildirilmesi istendi.
İkinci talep kapsamında, Kurul tarafından daha önce herhangi bir inceleme başlatılmamış olması halinde, şirketlerin mali göstergeleri ile piyasada oluşan hisse fiyatları arasındaki farkın da dikkate alınarak manipülatif bir eylem bulunup bulunmadığının araştırılması talep edildi.
Üçüncü olarak ise SPK’nın ihtiyaç duyması halinde soruşturmaya ilişkin gerekli bilgi ve belgeleri İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından talep edebileceği belirtildi.
Soruşturmanın gizli yürütülmesi istendi
Müzekkerenin son bölümünde, soruşturmanın gizli yürütülmesine ilişkin değerlendirmelere de yer verildi.
Başsavcılığın, soruşturmanın hassasiyeti nedeniyle gizliliğe dikkat edilmesini istediği öğrenildi. Yazıda ayrıca Türkiye’nin finansal sisteminin güvenilirliğine, yatırımcıların korunmasına ve sermaye piyasalarının şeffaf ve güvenli biçimde faaliyet göstermesinin önemine işaret edildi.
SPK tarafından gerçekleştirilecek incelemeler sonucunda elde edilecek bilgi ve belgelerin de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi talep edildi.
Soruşturmanın kapsamı genişledi
19 Ağustos tarihli müzekkereyi izleyen süreçte soruşturmanın kapsamının genişletildiği, gerçekleştirilen mali incelemelerin ardından bazı kişi ve işlemlerle ilgili adli tedbirlerin gündeme geldiği öğrenildi.
Şüpheli faaliyetlerle bağlantılı olduğu değerlendirilen bazı kişiler hakkında yurt dışına çıkış yasağı gibi tedbirlerin uygulandığı belirtilirken, soruşturmanın farklı başlıklar altında sürdürüldüğü ifade edildi.
Böylece son günlerde mali incelemeler ve adli tedbirlerle gündeme gelen fon soruşturmasının ilk aşamasında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19 Ağustos 2026 tarihinde SPK’ya gönderdiği müzekkerenin önemli bir yer tuttuğu ortaya çıktı.
Fon soruşturması nedir?
Fon ve pay piyasalarındaki şüpheli işlemlere ilişkin soruşturma, eylül ayının ortasında hız kazandı. Soruşturma kapsamında Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Yarız, 15 Eylül’de tutuklandı.
Takip eden günlerde soruşturmanın kapsamı genişledi. 18 Eylül itibarıyla toplam 4 şüphelinin tutuklandığı, 51 kişi hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandığı açıklandı.
SPK, 17 Eylül’de aldığı kararla 7 portföy yönetim şirketinin TEFAS’ta işlem gören fonlarını alım satıma kapattı ve toplam 130 yatırım fonunu tasfiye sürecine aldı. Aynı süreçte SPK, bazı şirket hisselerinde manipülatif işlemler yapıldığı gerekçesiyle 38 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu ve bu kişiler hakkında işlem yasağı kararı aldı.
Soruşturma 21 Eylül’de de genişledi. Son operasyonda 25 kişi hakkında işlem başlatıldı. Bu kişilerden 15’i gözaltına alınırken, 10 kişinin gözaltına alınması için çalışmaların sürdüğü açıklandı.
Ayrıca soruşturmayla bağlantılı 9 şirketin yönetici ve yetkililerinin para ve mal varlığı hareketlerinin dondurulduğu bildirildi.




