• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Fransa-Fas karşılaşması futbolun ötesinde bir mücadele

Fransa-Fas karşılaşması futbolun ötesinde bir mücadele

Dünya kupası kapsamında Fransa-Fas karşılaşması futbolun ötesinde; hem 44 yıllık sömürgecisini alt etme hem de 2022 Dünya Kupası yarı finalin rövanşı niteliğinde bir mücadele olacak.

Fransa-Fas karşılaşması futbolun ötesinde bir mücadele
Fransa-Fas karşılaşması futbolun ötesinde bir mücadele
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 6 Temmuz 2026 10:14
  • Güncellenme: 6 Temmuz 2026 10:24

Futbolseverlerin büyük bir heyecanla takip ettiği 2026 FIFA Dünya Kupası, tarihte ilk kez 48 takımın katılımıyla sürüyor. ABD, Kanada ve Meksika’nın ortaklığında yapılan dev organizasyon, 11 Haziran’da başladı, 19 Temmuz’da oynanacak final maçıyla son bulacak. Turnuvada son 16’ya kalan takımlar ve eşleşmeler de belli oldu.

Turnuvanın en dikkat çekici eşleşmesi ise Fas-Fransa oldu. 2022 Dünya Kupası’nda da yarı finale yükselen ilk Afrika ülkesi olan Fas, Fransa’ya 2-0 yenildi. 2026 Dünya Kupası’nda bir kez iki takım bu sefer çeyrek finalde rakip oldu.

Fas-Fransa maçı 44 yıllık sömürülen bir ülkenin sömürgeci ülkeyi yenme ve yeniden “bağımsızlığı” ilan etmek için büyük bir şans olarak görülüyor. Avrupa ülkeleri tarafından sömürgeleştirilen birçok ülkenin kalbi Faslılarla atacak. Bir kısım futbol yorumcularına göre; Fas’ın olası galibiyeti, sömürgeciliğe atılacak en büyük gol olarak hafızalara kazınacak.

Atlas Aslanları olarak adlandırılan Fas’ın çeyrek finale giden yolu zorlu şöyle; Grup aşamasında 14 Haziran’da ilk maçını turnuvanın favorilerinden Brezilya ile oynadı. Maç 1-1 berabere kaldı. 20 Haziran’da karşılaştığı İskoçya’yı 1-0 yendiler. Üçüncü maçlarında Haiti’yi 4-2 yenerek son 32’ye adını yazdırdılar. Bu turda Hollanda’nın rakibi oldular. Maçın normal süresi ve uzatma dakikaları 1-1 bitti. Fas, seri penaltı atışlarıyla Hollanda’yı 3-2 yenerek adını son 16’ya yazdırdı.

Bu turda da turnuvasının ev sahiplerinden ve iddialı takımlarından Kanada ile karşı karşıya gelen Fas maçı 3-0 gibi net bir skorla kazanarak adını çeyrek finale yazdıran ilk takım oldu.

2022’nin rövanşı

2022 Dünya Kupası’nda olduğu gibi Fas’ın rakibi yine Fransa oldu. Fransa 2022’de yarı finalde karşılaştığı Fas’ı 2-0 mağlup etmişti.  2026 Dünya Kupası’nda iki takım arasında oynanacak müsabaka bugüne kadar 7’inci karşılaşmaları olacak.

2022’deki maçta Tunuslular, Cezayirliler, Batı Afrikalılar ve Araplar Fas’ı destekledi.

‘Bu sadece futbol maçı değil’

2022’dek maç öncesi BBC’ye demeç veren Oklahoma City Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi Profesörü Mohamed Daadaoui’nin şu sözleri dikkat çekiciydi:

“Bu aynı zamanda sadece bir futbol maçı değil ve Fas’ın 17. ve 18. yüzyıllarda sömürgecilik geçmişine sahip olan Portekiz ve İspanya’yı karşı elde ettiği galibiyetlerin ardından oynanıyor. Fas için bu; Portekiz, İspanya ve şimdi en büyük sömürgeci güç olan Fransa ile hesaplaşma yolunda ilerleme düşüncesi.”

O düşünce 2026 Dünya Kupası’nın çeyrek final maçında da hala güncelliğini koruyor.

Fas’ın sömürge haline getirilmesi

Fransa’nın Fas ile ilişkilerinin başlaması 19. yüzyıla kadar gidiyor. Bu dönem ülkede “seçkin” denilen kişilerin Avrupa’ya yaptığı seyahatlere dayanıyor. Ancak bu dönemde toplumun küçük kısmı Fransız dili ve kültürü ile haşir neşir olmaya başlarken, büyük bölümü Avrupa hakkında hiçbir şey bilmiyordu ve bu kültüre uzaktı.
1830’dan beri komşu ülke Cezayir’de sömürgesini sürdüren Fransa, Fas’ı da kontrolüne almak için neredeyse 20 yıl süren, şiddetli bir işgale girişti. 1912 Fes Antlaşması’nın imzalanmasıyla Fas, 1956’da bağımsızlığını ilan edene kadar Fransa’nın himayesi, yani sömürgesi haline geldi. Fas cephesindeki direniş, ağırlıkla dağlık bölgelerdeki yerli halk Berberiler’in yürüttüğü mücadelelerle 1930’lara kadar sürdü.

Ülkede Fransız eğitim sistemi uygulandı, Fransızca öğretildi ve çeşitli kültürel alışkanlıklar topluma sızdı. Ülkede halen Fransızca ve İspanyolca dilleri ve kültürleri yoğunca kendisini hissettiriyor.

Sömürgeciliğe karşı direniş

Fransızların Fas’ı işgali sırasında; Tarihsel kaynaklarda, 1907-1912 yılları arasındaki dönemde yaklaşık 12 bin direnişçi ve sivil katledildi.
Fas’ta Fransız kontrolüne karşı Zaian Savaşı ve Rif Savaşı da dahil olmak üzere çeşitli direnişler yaşanmıştır. Zaian Savaşı 1914 ile 1921 yılları arasında meydana gelmiş ve Zaian Berberi kabileleri konfederasyonunun Orta Atlas dağları boyunca nüfuzlarını genişletmeye çalışan Fransızlara karşı savaşmasını kapsıyordu.

Öte yandan Rif Savaşı, Rif Dağları’nda Abd el-Krim liderliğindeki bir Berberi ayaklanmasıydı ve sonunda Fransız kontrolündeki bölgeye ulaştı. Fransa ve İspanya’dan oluşan bir koalisyon 1925 yılında isyanı katliamla bastırdı. Rif Savaşı’nda Fas’ın kuzeyinde İspanyol ve Fransız güçlerine karşı verilen bağımsızlık mücadelesinde yaklaşık 40 bin direnişçi ve sivil yaşamını yitirdi.

1956 ve bağımsızlık

Fransa’nın sömürgeciliği 1912 Fes Antlaşması ile başladı, 2 Mart 1956 tarihinde Fas’ın bağımsızlığını ilan etmesine kadar sürdü.

5’inci Muhammed, 1955 yılında Fas’ın bağımsızlığını kademeli olarak yeniden tesis etmek için Fransa ile birlikte çalıştı. Fas’ı demokratik bir hükûmete sahip anayasal bir monarşi haline getirecek reformları uygulamayı kabul etti. Şubat 1956’da Fas sınırlı bir özerklik kazandı ve devam eden müzakereler sonucunda 2 Mart 1956’da Paris’te Fas’taki Fransız sömürgeciliğini resmen sona erdiren Fransız-Fas Anlaşması imzalandı. Tanca şehri de 29 Ekim 1956’da imzalanan Tanca Protokolü ile Fas’a yeniden entegre edildi. Fas ve İspanya da Nisan 1956’da ortak bir deklarasyonla Fas’ın bağımsızlığını tanıdı ve 1956 ve 1958’de yapılan ek anlaşmalarla İspanyol yönetimindeki bazı bölgeler üzerindeki Fas kontrolü yeniden sağlandı. Bağımsızlıktan sonra 5’inci Muhammed, anayasal monarşi altında modern bir hükûmet yapısı kurmak ve İstiklal Partisi’nin çok fazla güç kazanmasını ve tek partili bir devlet yaratmasını önlemek için çalıştı. Ağustos 1957’de 5’inci Muhammed kral unvanını aldı.

 

Fas-Fransa ilişkiler

Bağımsızlıktan sonra iki ülke arasındaki ilişkiler gelişti, Fas yıllarca Fransa’nın en büyük ticaret ortaklarından biri oldu ve Fas’tan yüz binlerce kişi çalışmak için Fransa’ya göç etti. Ancak son yıllarda iki ülke arasında çeşitli gerilimler yaşanmaya başlandı. Öncelikle Fas, Cezayir ile toprak anlaşmazlığı yaşadığı Batı Sahra bölgesi için özerklik önerisine ilişkin Fransa’yı defalarca tutumunu netleştirmeye çağırdı ancak Fransa’dan beklediği karşılığı alamadı. Uzmanlara göre Fransa’nın Cezayir ile önemli siyasi ve ticari ilişkiler sürdürmesi ve özellikle doğal gaz tedarik etmesi buna neden olan faktörlerden.

Öte yandan ülkedeki düzensiz göçmenlerin geri alınması üzerine işbirliği yapılmadığı gerekçesiyle Fransa 2021’de, Faslılar, Cezayirliler ve Tunuslulara verdiği Schengen vizesi sayısını yaklaşık yüzde 50 azaltacağını açıkladı. “Fransa, Cezayir ile ilişkilerini baltalamak istemiyor ama bu yüzden Fas ile olan ilişkilerinden ödün veriyor. Aynı zamanda Afrika’ya yatırım yapan ve Çin ile ABD’yle görüşen Fas, artık Fransa ile olan ekonomik ilişkiye bağımlı değil. Eski sömürgesinin ekonomik etki alanının bir parçası olmasını bekleyen Fransa için bu gelişmeler tereddüt yaratıyor.”

Maç 9 Temmuz’da

9 Temmuz saat 23.00’da oynanacak bu tarihi maçın çok büyük bir sembolik anlamı da var; katliamdan geçirilen ve 44 yıl sömürülen bir coğrafyanın oyuncuları sömürgeciliği alt etme mücadelesini temsil ediyor.