Fransa’da hükümetin okul kapatma tedbirlerine rağmen liseli ve üniversiteli gençlerin eğitim koşulları ile üniversiteye giriş sistemine (Parcoursup) karşı başlattığı protestolar büyüyerek sürüyor.
Öğrencilerilerin başlattığı protesto hareketi velilerin, muhalefetteki siyasilerin, sendikaların ve sıradan vatandaşların katılıyla gittikçe kitlesel bir eyleme dönüştü.
Protestocu öğrenciler Paris’teki 100 bin kişi dahil olmak üzere, yürüyüşlere toplam 450 bin kişinin katıldığını ifade ediyor.
Polis’in cop ve gaz bombalarıyla müdahaleleri sonucu 488 kişi gözaltına alındığı çok sayıda lisede de eğitim öğretime ara verildiği beliritliyor.
Muhalefet tarafından eylemcilere sert müdahalenin arkasındaki isim olan İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, şok bombalarının kullanımının askıya alındığını ve IGPN (Ulusal Polis Genel Müfettişliği) tarafından 18 soruşturma başlatıldığını duyurdu.
Hükümet krizden çıkış için bir araya geldi
Başbakan Sébastien Lecornu, lise öğrencilerinin eylemlerinin yanı sıra akaryakıt fiyatları, tarım krizi ve borç durumu hakkında bu akşam bir açıklama yapacak.
Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, krizden çıkış yolu aramak amacıyla dün akşam Sébastien Lecornu, Laurent Nuñez ve Eğitim Bakanı Édouard Geffray dahil olmak üzere çeşitli bakanlarla bir araya geldi.
Lise öğrencileriyle dayanışma amacıyla Sciences Po Paris’te sokağı kapatmak için barikat kurdu. https://t.co/m5XRYnCGag
— İlke TV (@ilketvcomtr) October 7, 2026
‘4. perde’ çağrısı
Lise öğrenci birlikleri ve öğrenci sendikaları “4. Perde” olarak adlandırılan yeni yürüyüşler ve ablukaların sürdürülmesi için çağrı yaptı.
Öğrenci sendikası başkanı Suzanne Nijdam, hükümetin öfkeyi dindirmek istemesi halinde eğitim ve yükseköğretim bütçesinin önündeki engelleri kaldırması gerektiğini vurguladı: “Taleplerimiz basit: daha iyi eğitim koşulları, yeterli sayıda öğretmen ve düzgün okul binaları. Yetkililerin verdiği tepki felaket düzeyindeydi. Zaten yeterince şiddet var.”
Ne olmuştu?
Fransa genelindeki öğrenci protestoları, eylül ayı boyunca öğretmen yetersizliği, aşırı kalabalık sınıflar, bakımsız okul binaları ve üniversiteye giriş sistemi Parcoursup’e yönelik birikmiş tepkilerin sokağa taşmasıyla başladı. Paris merkezli patlak veren eylemler; kısa süre içinde Lille, Montpellier, Nantes ve Marsilya gibi ülkenin büyük kentlerine yayılarak ulusal bir boyut kazandı.
Öğrencilerin yüzlerce okulun girişine barikatlar kurmasıyla tırmanan gösteriler, 28 Eylül ile 4 Ekim tarihleri arasında polisin sert müdahalelerine sahne oldu. Süreç içinde Fransa Eğitim Bakanı Édouard Geffray, 24 okulun yakıldığını veya tahrip edildiğini öne sürerken, derslere aşamalı olarak dönüleceğini ilan etti ve yaşanan şiddet olaylarından “harekete sızan aşırı sol grupları” sorumlu tuttu.
Krizin derinleşmesi üzerine Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, okulların fiziki şartlarının düzeltilmesi ve Parcoursup sisteminin şeffaflaştırılmasını içeren bir tedbir paketi açıkladı. Ancak hükümetin aynı zamanda eylemlerdeki maddi hasarı protestoculara ödetmeyi öngören “tahrip eden öder” yasa tasarısını hızlandırması tepki çekti. Lise öğrenci sendikası USL, sunulan tekliflerin somut hiçbir çözüm barındırmadığını belirterek geri adım atmadı.
Eylemlerin seyri, polisle yaşanan çatışmalarda bir öğrencinin elinin kopması ve göz yaşartıcı gaz kapsüllerinin göstericilerin göz ile dişlerine isabet ettiğine dair haberlerle daha da sertleşti. İnsan hakları kuruluşları, en az 190 öğrencinin yaralandığı süreçte “orantısız polis müdahalesi” konusunda endişeli olduklarını söyledi.
Öğrenci hareketinin “Üçüncü Perde” olarak adlandırdığı eylem dalgasına ülkenin en büyük işçi sendikası Confédération Générale du Travail (CGT), veliler ve üniversite öğrencilerinin de aktif destek vermesiyle protestolar kitleselleşti. Resmî makamlar 900, öğrenci sendikaları ise 2.000 civarında ortaöğretim kurumunun tamamen veya kısmen kilitlendiğini bildirirken; Lyon’da barikatlar ateşe verildi, Strasbourg’da ise polisle şiddetli çatışmalar yaşandı.
68’den bu yana “en güçlü gençlik hareketi”
Gözaltı sayısının 6 bine yaklaştığı ve Fransız yetkililer ile AFP verilerine göre gözaltına alınanların yaklaşık yüzde 85’ini 18 yaşından küçüklerin oluşturduğu dalga, ülkedeki siyasi dengeleri de sarstı.
Solcu “Boyun eğmeyen Fransa” (La France Insoumise ) lideri Jean-Luc Mélenchon ise yaşanan tabloyu, 1968’den bu yana Fransa’da görülen “en güçlü gençlik hareketi” olarak tanımladı.




