Fransa’daki protestolarda yüz binler alanlara çıktı: 1200 gözaltı, yüzlerce yaralı

Fransa’da 17 Ekim’de hayat pahalılığına karşı düzenlenen kitlesel gösteriler şiddetli çatışmalara sahne olurken, sadece Paris’te 855 kişi gözaltına alındı.

Fransa’daki protestolarda yüz binler alanlara çıktı: 1200 gözaltı, yüzlerce yaralı
Fransa’daki protestolarda yüz binler alanlara çıktı: 1200 gözaltı, yüzlerce yaralı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 18 Ekim 2026 10:36
  • Güncellenme: 18 Ekim 2026 11:29

Fransa’da hayat pahalılığı ve ücret artışı talebiyle düzenlenen protestoların bilançosu açıklandı: Paris başta olmak üzere birçok kentte sokaklar savaş alanına dönerken, ülke genelinde 1200 kişi gözaltına alındı; tarihi Limoges Belediye Binası ateşe verildi.

Paris başta olmak üzere Marsilya, Lyon, Bordeaux, Nantes ve Nice’te bazı iş yerleri yağmalanırken, Limoges Belediye Binası’nda çıkan yangın tarihi yapıda ağır hasara yol açtı.

800 bin kişi sokaklara çıktı

İçişleri Bakanlığına göre gösterilere ülke genelinde 550 bin kişi katıldı. Organizatörler ise katılımcı sayısını 800 bin olarak açıkladı. Paris’te sokağa çıkanların sayısının 110 bin olduğu belirtildi.

Başbakan Sébastien Lecornu, Paris’te görev yapan çevik kuvvet polisleriyle yaptığı görüşmede, olaylarda 1200 kişinin gözaltına alındığını ve 150 polis ile jandarmanın yaralandığını duyurdu. Yaralılardan ikisinin bilinçsiz halde hastaneye kaldırıldığı bildirildi.

Lecornu, yaşanan şiddet olaylarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Artık tarafını seçme zamanı: Cumhuriyetin mi, yoksa vandalların mı tarafındasınız?” ifadelerini kullandı. Başbakan, olayların bir “geri dönüşü olmayan noktaya” ulaştığını savundu.

Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) lideri Jean-Luc Melenchon ise sosyal medya hesabında “Her yer insanlarla dolu; polisler ortada olmadığında her yer sakin ve neşeli. Medyanın resmi haberlerinde göremeyeceğiniz görüntüler” diyerek çok sayıda kentteki eylemlerin fotoğraflarını paylaştı.

Melenchon bir başka paylaşımında, “Gece yarısı, Lecornu’nun söyleyebildiği tek şey ‘suç LFI’de’ oluyor. Ne acınası bir politikacı. Kamu maliyesindeki başarısızlığını unutturmak için bir ‘düzen partisi’ ortaya çıkarmak amacıyla, ya beceriksizliğinden ya da en kötüsünü hedefleyen bir stratejiyle metodik bir şekilde hazırladığı kaosun sorumlusu odur. Macron’un bu tür uşakları, ülkenin ve halkın durumundan hiçbir şey anlamıyor. Ve kendi körlüğünün sonucuna da şaşırıyor” dedi.

Paris’te 855 gözaltı

Paris Emniyet Müdürlüğünün açıkladığı son bilançoya göre, başkent ve çevresinde 855 kişi gözaltına alındı. Emniyet, güvenlik güçlerinin müdahalesiyle durumun saat 23.00’ten itibaren kontrol altına alındığını bildirdi.

Açıklamada, gösterilerin ardından özellikle toplu taşıma noktalarında sürdürülen kontroller sırasında çok sayıda çalıntı eşyanın ele geçirildiği belirtildi. Tahrip edilen veya yağmalanan iş yerlerinin kesin sayısının henüz belirlenmediği, ancak maddi hasarın önemli boyutta olduğu kaydedildi. Güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesiyle önümüzdeki günlerde başka şüphelilerin de tespit edilmesinin beklendiği ifade edildi.

Tarihi Limoges Belediyesi yandı

Gösterilerin ardından en ciddi hasarlardan biri Limoges kentinde yaşandı. Belediye binasında çıkan yangının kontrol altına alındığını açıklayan Haute-Vienne Valisi Maurice Barate, itfaiye ekiplerinin son közleri söndürmek için çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Yangının kasıtlı çıkarıldığını belirten vali, 19. yüzyıldan kalma binanın ağır hasar gördüğünü ve kent merkezinde de çok sayıda zararın meydana geldiğini bildirdi. Valiye göre yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı gösterinin ardından bazı kişiler belediye binasının camlarını kırarak içeri girdi ve binayı ateşe verdi. Ardından valilik binasının da hedef alındığı, bazı grupların ise kent merkezindeki iş yerlerini yağmaladığı aktarıldı.

Saint-Étienne kentinde de 17 yaşındaki bir gencin elinden ağır yaralandığı bildirildi. Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, soruşturmanın polis teşkilatı içindeki denetim birimi IGPN’ye verildiği belirtildi.

Adalet Bakanı Gérald Darmanin, güvenlik güçlerine, itfaiyecilere, kamu binalarına ve iş yerlerine yönelik şiddet olaylarına karışanlar hakkında “son derece sert” bir yargı süreci yürütülmesini istedi. Darmanin, şiddet eylemlerinden sorumlu tutulan kişiler için tutuklu yargılama talep edilmesini istediğini açıkladı.

Hükümet, olaylardan aşırı solu sorumlu tutarken, Paris, Marsilya ve Lyon belediye başkanları Başbakan Lecornu ile görüşme talebinde bulundu. Üç belediye başkanı, yayımladıkları ortak açıklamada, kentlerinde yaşanan yıkım ve yağmaların nasıl meydana geldiğine ilişkin hükümetten açıklama istedi.

Macron’dan ‘Cumhuriyette şiddete yer yoktur’ tepkisi

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Cumhuriyette şiddete yer yoktur.” ifadesini kullandı.

Macron, eylemler kapsamında ortalığı kırıp dökenler, valilik binalarına ve dükkanlara saldıranlar hakkında dava açılacağını ve cezalandırılacaklarını duyurarak, kolluk kuvvetlerinin gösteri hakkını garanti altına aldığını savundu.

Kolluk kuvvetlerini desteklediğini belirten Macron, Fransız kurumlarını yok etmeye ve taleplerini barışçıl bir şekilde dile getirmek isteyenleri engellemeye çalışan “kaos yayıcılarının” karşısında duracaklarını ifade etti.

Macron döneminin başından bu yana biriken öfke

17 Ekim gösterileri, Fransa’da 2017’den bu yana izlenen politikalara yönelik tepkinin farklı toplumsal kesimleri bir araya getirdiği bir eylem günü olarak öne çıktı. Paris sokaklarında on binlerce kişi ücretlerin artırılması, gençlerin geleceği ve kamu hizmetlerinin korunması taleplerini dile getirdi.

Ancak gösterilerin şiddet olaylarına dönüşmesi, hükümet üzerinde de baskı yarattı. Le Monde gazetesi, yaşananları, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turuna altı ay kala Fransa’nın başkenti ve diğer kentlerinde görülen benzeri görülmemiş bir şiddet dalgası olarak değerlendirdi. Gazete, olayları 2018’deki Sarı Yelekliler hareketinin şiddetli protestolarıyla karşılaştırdı.

2017’de çalışma hayatına ilişkin düzenlemelere karşı başlayan protestolarla anılan Macron döneminin, 2026 sonbaharında hayat pahalılığı ve sosyal politikalar etrafında büyüyen öfkeyle yeni bir gerilim dönemine girdiği yorumları yapılıyor.

Milano’da hayat pahalılığı protestosu çatışmalara dönüştü

İtalya’nın Milano kentinde de yükselen akaryakıt fiyatları ve düşük ücretlere tepki göstermek amacıyla 5 binden fazla kişinin katıldığı bildirilen gösteri düzenlendi. Başlangıçta protesto yürüyüşü şeklinde ilerleyen eylem, bazı grupların polisle çatışmasıyla gerginleşti. Göstericilerin polise taş, havai fişek ve başka cisimler attığı, otobüs duraklarının ve camların kırıldığı bildirildi. Çevik kuvvet ekipleri, kalabalığı dağıtmak amacıyla müdahalede bulundu.

Belçika ve Portekiz’de de protestolar düzenlendi

Belçika’nın başkenti Brüksel’de çoğunluğu gençlerden oluşan yüzlerce kişi, eğitim maliyetleri ve yükseköğretime erişimi zorlaştırabileceği belirtilen reformlara karşı gösteri yaptı. Bazı noktalarda polisle göstericiler arasında gerginlik yaşanırken, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullandı. Liège kentinde de eğitim sistemi ve artan maliyetlere yönelik protestolar düzenlendi.

Berlin’den, Fransa’daki gençlere dayanışma

Almanya’nın başkenti Berlin’de öğrenciler, Fransa’daki gençlerle dayanışma amacıyla yürüyüş gerçekleştirdi.

Portekiz’de ise başta Lizbon olmak üzere kentlerde düzenlenen gösterilerde, konut krizi, yükselen kiralar, düşük ücretler ve emeklilik gelirleri öne çıktı. Göstericiler, artan yaşam maliyetlerinin vatandaşların alım gücünü düşürdüğünü ve uygun fiyatlı konuta erişimi zorlaştırdığını dile getirdi.

Arnavutluk’ta hükümet karşıtı gösterilerde çatışma

Arnavutluk’un başkenti Tiran’da da binlerce kişinin katıldığı hükümet karşıtı gösterilerde polis ile protestocular arasında çatışmalar yaşandı. Başbakan Edi Rama’nın istifasını talep eden öğrenci ağırlıklı göstericiler, dün Eğitim Bakanlığı önünde toplandı. Beşinci gününe giren protestolarda bazı göstericilerin polise taş attığı, güvenlik güçlerinin ise göz yaşartıcı gaz, tazyikli su ve sersemletici bombalarla müdahale ettiği bildirildi.

Gösterilerde yolsuzluk iddiaları, işsizlik, eğitim sistemindeki sorunlar ve gençlerin gelecek beklentilerine ilişkin memnuniyetsizlik öne çıktı. Protestoların büyümesinde, ülkenin güney kıyısında ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile bağlantılı yatırımcıların desteklediği lüks tatil köyü projesine yönelik tepkilerin de etkili olduğu belirtildi. Tiran’da önceki günlerde de kamu binaları ve bankalar ateşe verilmiş, iş yerleri zarar görmüş ve polisle göstericiler arasında çatışmalar yaşanmıştı.