Galatasaray kazandı ama Amedspor’a rahat bir galibiyet yaşatamadı. İstanbul’da üç farklı geriye düşen Amedspor, yıldızlarla dolu rakibini son düdüğe kadar zorladı. Tabelada 4-3 yazıyordu. Galatasaray üç puanı almıştı ama karşısında yenilgiyi kabullenmeyen, fırsat buldukça hücuma çıkan bir takım vardı.
Bu karşılaşmayı yalnızca Amedspor’un mücadelesi üzerinden değerlendirmek eksik kalır. Çünkü sahada önemli bir çelişki vardı: Galatasaray’a üç gol atabilecek hücum gücüne sahip bir takım, kendi kalesinde dört gol görmüştü.
Maçın asıl analizi de bu çelişkide yatıyor.
Hasi’nin planı nerede aksadı?
Besnik Hasi maç sonunda Galatasaray’ın orta sahadaki etkisini azaltmayı, rakibi kenarlara yönlendirmeyi ve ikinci yarıda yaşayabileceği fiziksel düşüşten yararlanmayı hedeflediklerini anlattı.
Planın mantığı vardı. Galatasaray’ın merkezdeki pas bağlantılarını kesmek, top kazanıldığında hızlı çıkmak ve rakibin savunma arkasındaki alanları değerlendirmek etkili olabilirdi.
Ancak Amedspor’un savunma yerleşimi bu planı yeterince destekleyemedi. Orta saha ile savunma arasındaki mesafeler açıldı, hücuma katılan oyuncuların arkasında boşluklar oluştu. Galatasaray’ın hızlı futbolcuları da bu alanları değerlendirdi.
İkinci ve üçüncü gollerde şansın Galatasaray’dan yana olduğu söylenebilir. Batrakov’un orta görünümündeki topunun doğrudan ağlara gitmesi ve diğer şutunun savunmaya çarparak yön değiştirmesi alışılmış pozisyonlar değildi. Ancak bu goller, Amedspor’un savunmadaki yerleşim sorunlarını ortadan kaldırmıyor.
Hasi’nin maç sonunda basit hatalardan söz etmesi önemliydi. Sorunu tespit etmek ilk adım. Asıl mesele, aynı hataların tekrarını önlemek.
Ballet olsaydı ne değişirdi?
Amedspor’un en önemli eksiklerinden biri Samuel Ballet’ydi.
Galatasaray’ın savunma arkasında bıraktığı alanlar düşünüldüğünde, Ballet’nin hızı ve bire birdeki etkinliği önemli bir avantaj sağlayabilirdi. Özellikle Sor’un oyuna girmesiyle hücumun nasıl değiştiği görüldüğünde, Ballet’nin yokluğu daha da anlam kazanıyor.
Sor’un savunma arkasına koşuları, Orban’ın hareketliliği ve Dia Saba’nın teknik becerisi Galatasaray savunmasını zorladı. Ballet’nin de sahada olduğu bir düzende rakip, iki kanattan gelen hızlı hücumları kontrol etmek zorunda kalabilirdi.
Amedspor’un galibiyet ihtimali artabilirdi. Ancak Ballet’nin varlığı, savunmada yaşanan sorunları kendiliğinden çözmeyecekti.
Hasi’nin Sor’u başlangıçta tercih etmemesinin de gerekçesi vardı. Uzun bir aradan dönen oyuncunun henüz tam maç kondisyonuna ulaşmadığını açıkladı. Bu nedenle teknik tercihleri değerlendirirken oyuncuların fiziksel durumunu da hesaba katmak gerekiyor.
Diagne’ye yakışan bir veda
Diagne’nin yerine Sor’un oyuna girmesi hücumun temposunu değiştirdi. Ancak bu karşılaşmayı Diagne üzerinden bir eleştiriye dönüştürmek doğru olmaz.
Diagne’nin tecrübesi ve Amedspor’a katkıları değerli. Bununla birlikte takımın gelecekte ihtiyaç duyduğu yüksek tempolu futbol düşünüldüğünde, kariyerinin bundan sonraki aşaması değerlendirilmeli.
Sezon sonunda futbolu bırakma kararı alırsa Amedspor’un ona yakışır bir jübile düzenlemesi anlamlı olur. Futbolcular yalnızca son performanslarıyla değil, kulübe verdikleri emekle de hatırlanmalı.
Galatasaray neden zorlandı?
Amedspor’un hücumdaki en önemli başarısı, rakibi farklı yöntemlerle zorlayabilmesiydi. Dia Saba’nın teknik kalitesi, Orban’ın ceza sahasındaki etkinliği ve Sor’un hızı birbirini tamamladı. Top hızlı ileri taşındığında Galatasaray savunmasının yerleşmekte zorlandığı görüldü.
Ancak Okan Buruk’un kulübeden yaptığı müdahaleler de karşılık buldu. Sane ve Sara’nın katkısı, Galatasaray’ın yeniden hücum üstünlüğü kurmasına yardımcı oldu.
İki takım arasındaki fark yalnızca bireysel kalitede değil, oyunun kritik anlarını yönetebilme becerisinde de ortaya çıktı.
Amedspor hücumdaki etkinliğini artırırken savunma dengesini koruyamadı. Galatasaray ise zorlandığı bölümün ardından rakibin bıraktığı alanları değerlendirerek üstünlüğünü sürdürdü.
Üç dakikalık uzatma
Hakem Halil Umut Meler’in ikinci yarıya yalnızca üç dakika eklemesi tartışılmayı hak ediyor.
Gollerin, oyuncu değişikliklerinin ve duraklamaların yaşandığı bir devrede kaybedilen zamanın nasıl hesaplandığı sorgulanmalı. Daha uzun bir uzatmada Amedspor’un beraberliği bulacağı kesin değil. Ancak maçın son bölümünde farkı bire indiren bir takım açısından her dakika önemliydi.
Burada esas mesele sonucun ne olabileceği değil, kaybedilen sürenin kurallara uygun biçimde hesaplanmasıdır.
Hasi’nin önündeki asıl sınav
Besnik Hasi’nin maç sonundaki değerlendirmesinde iki önemli nokta vardı. Oyuncularının gösterdiği karakterden memnundu, ancak takımın gelişmesi gerektiğini de kabul ediyordu.
Galatasaray’ın hız ve güç bakımından üstünlüğüne dikkat çekmesi, kadro planlaması açısından önemli. Fakat Amedspor’un sorunlarını yalnızca fiziksel kapasiteyle açıklamak yeterli değil.
Savunma yerleşimi, orta saha dengesi ve top kaybından sonraki reaksiyonlar aynı zamanda teknik organizasyon meselesidir. Bunları geliştirmek doğrudan teknik ekibin sorumluluğunda.
Sor’un dönüşü ve Ballet’nin yeniden takıma katılması hücum seçeneklerini artıracak. Ancak bu oyuncuların katkısını daha etkili kullanabilmek için orta sahanın savunmaya verdiği desteğin güçlendirilmesi gerekiyor.
Devre arası yalnızca transfer yapılacak bir dönem olarak görülmemeli. Mevcut kadronun hangi oyun düzeninde daha verimli olacağı da değerlendirilmeli.
Hasi’nin takımın büyümeye ihtiyacı olduğunu söylemesi yerinde bir tespit. Fakat büyümek yalnızca yeni futbolcular almakla değil, mevcut oyunculardan daha dengeli bir takım oluşturmakla mümkün.
İstanbul’dan çıkarılacak ders
Galatasaray rakibinin hatalarını değerlendirdi, zorlandığı anlarda oyuna müdahale etti ve kazandı. Amedspor ise üç farklı geriye düşmesine rağmen karşılaşmadan kopmadı.
Ancak bu yenilgiden yalnızca moral çıkarmak yeterli değil. Amedspor’un hücumda gösterdiği kaliteyi sonuçlara yansıtabilmesi için savunmada daha güvenilir, orta sahada daha dengeli bir takım olması gerekiyor.
İstanbul’da ortaya çıkan tablo, Amedspor’un güçlü rakiplerle rekabet edebileceğini gösterdi. Şimdi bu potansiyeli istikrarlı bir oyun düzenine dönüştürmek gerekiyor.
Galatasaray üç puanı aldı. Amedspor ise rakibini korkutabilecek güce sahip olduğunu gösterdi.
Ama Amedspor’un artık hedefi büyük takımları korkutmak değil, onları yenmek olmalı.




