• Ana Sayfa
  • Gündem
  • Gaziantep’teki sıra dışı müze: 30 yıllık koleksiyonla paranın turşusunu kurdu

Gaziantep’teki sıra dışı müze: 30 yıllık koleksiyonla paranın turşusunu kurdu

Gaziantep’te tarihi bir konağı “Devri Alem Para Müzesi”ne dönüştüren Esat Kaplan, 170 ülkeye ait 700 farklı para birimini sergiliyor. Müzede paralar, “paranın turşusunu kurmak” deyimine atıfla kavanozlarda sergileniyor.

Gaziantep’teki sıra dışı müze: 30 yıllık koleksiyonla paranın turşusunu kurdu
Gaziantep’teki sıra dışı müze: 30 yıllık koleksiyonla paranın turşusunu kurdu
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 19 Temmuz 2026 10:25

Gaziantep’te tarihi bir konağın kapısından içeri adım atanlar, sadece geçmişe değil, dünya sınırlarını aşan iktisadi ve siyasi bir tarihe yolculuk yapıyor. Kendisini “parayı hiç sevmeyen bir adam” olarak tanımlayan 50 yaşındaki Esat Kaplan, 30 yıl boyunca adeta iğneyle kuyu kazar gibi devasa bir koleksiyon biriktirdi. Kaplan, tarihi bir Antep evini “Devri Alem Para Müzesi”ne dönüştürerek koleksiyonunu burada sergilemeye başladı.

Dünyanın dört bir yanından gelen misafirleri ağırlayan müze, ziyaretçilerini paranın soğuk yüzüyle değil, insanlık tarihinin ortak mirasıyla buluşturuyor.

Uzun yıllar Hollanda’da yaşadıktan sonra memleketi Gaziantep’e dönen Esat Kaplan’ın müze kurma fikri, Gaziantep Ticaret Odası’na yaptığı bir ziyaretle filizlenmiş. Odanın duvarlarının boş olduğunu gören Kaplan, o dönem oda başkanı olan Mehmet Aslan’a, “Çocuklar buraya gelsin; hem ticareti öğrensin hem de paranın ne anlama geldiğini kavrasın” diyerek elindeki koleksiyonu göstermiş. Resmî kurumların o dönemdeki bürokratik engelleri nedeniyle proje gecikse de Kaplan, 2005 yılında müzeyi açmayı başarmış.

“Eğitimin kaçakçılıkla ne alakası var?” diyerek yola koyulduğunu belirten Kaplan, gazeteci Halil Eyüpoğlu ile tanışmasının ardından, bugün dünyanın en önemli para müzelerinden biri haline gelen bu alanın açılışını gerçekleştirdiklerini aktardı.

Paranın turşusunu kurmak

Müzenin en dikkat çekici köşelerinden birini, üzerlerinde farklı ülkelerin bayrakları ve isimleri bulunan turşu kavanozları oluşturuyor. Esat Kaplan, halk arasında sıkça kullanılan “paranın turşusunu kurmak” deyimini sanatsal ve bilimsel bir gerçekliğe dönüştürmüş durumda.

Müzede sergilenen kavanozların felsefesini açıklayan gazeteci Halil Eyüpoğlu, turşunun aslında bir biriktirme ve saklama kültürü olduğunu belirterek, “Biz de burada parayı alıp biriktiren, yani kelimenin tam anlamıyla paranın turşusunu kuran Esat Bey’in bu emeğini, bu metaforu gerçeğe dönüştürerek kavanozlarda sergiledik” dedi.

İktisat ve emek tarihinin aynası

Müzede sergilenen her banknot ve madeni para, sadece bir değişim aracı değil; basıldığı dönemin ideolojisini, felsefi yapısını ve toplumsal mücadelelerini yansıtan birer tarihi belge niteliğinde. Paraların arka yüzlerindeki tasarımların birer sanat ve mimarlık eseri olduğunu vurgulayan Halil Eyüpoğlu, paranın iktisat tarihindeki yerine dikkat çekti.

Eyüpoğlu, “Burada 1800’lü yıllardan kalma bir paraya baktığınızda, o dönemin ekonomik düzeyini, Sanayi Devrimi sonrası emeğin, sermayenin ve iş gücünün nasıl şekillendiğini görebilirsiniz. Emek ve sermayenin çatışması, kapitalizmin ve ardından buna tepki olarak doğan ideolojilerin, doktrinlerin ortaya çıkışı bu paraların sirkülasyonunda gizlidir. Örneğin, Cumhuriyet’in ilk yıllarına, özellikle 1930’lu ve 1940’lı yıllara ait paralarımıza baktığınızda, Atatürk’ün inşa ettiği karma ekonomik modelin izlerini görürsünüz. Paraların üzerindeki başak resmi tarım devrimini, diğer resimler ise sanayi ve eğitim hamlelerini anlatır. Bu paralar, Cumhuriyet’in kalkınma mucizesinin görsel kanıtlarıdır” ifadelerini kullandı.

Tarihi objelerin birleştirici gücü

Esat Kaplan, müzede her döneme ait çok dilli ve çok kültürlü bir hafızayı barındırdıklarını söyledi. Tarihi objelerin birleştirici gücüne dikkat çeken Kaplan, yaşanan deprem felaketinde koleksiyonundaki en değerli parçaların bir kısmını kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadıklarını belirtti. Kaplan, her şeye rağmen tarihi Antep konağında bu kültürel hafızayı diri tutmaya çalıştıklarını ifade etti. (MA)