TMMOB Gemi Mühendisleri Odası, Girne açıklarında yolcu gemisinin alabora olarak batmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Kazanın, “yüksek hızlı yolcu gemilerinde gemi stabilitesi, su geçirmez bütünlük, bölmelendirme ve hasar sonrası yüzebilirliğin önemini” yeniden gündeme getirdiği belirtilen açıklamada, yüksek hızlı yolcu gemilerinin klasik deplasman tipi gemilerden farklı hidrodinamik ve operasyonel özelliklere sahip olduğu ifade edildi.
Gemilerin yalnızca normal çalışma koşullarındaki “hasarsız stabilitesinin” değil, gövde içerisine su girmesi halinde sahip olması gereken “yaralı stabilite ve yüzebilirlik kabiliyetlerinin” de değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
HSC Code’a dikkat çekildi
Açıklamada, Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün (IMO) yüksek hızlı teknelere yönelik HSC Code kapsamında; yüzebilirlik, stabilite, su geçirmez bütünlük, bölmelendirme, hasarlı durumda stabilite, yükleme ve stabilite değerlendirmelerine ilişkin özel hükümler bulunduğuna dikkat çekildi.
Gemi emniyetinin yalnızca tasarım aşamasında yapılan hesaplar ve alınan sertifikalardan ibaret olmadığı belirtilen açıklamada, geminin işletme ömrü boyunca gövde yapısından su geçirmez bütünlüğüne, bakımından yükleme durumuna kadar çok sayıda unsurun düzenli olarak denetlenmesi gerektiği ifade edildi.
Odanın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“Geminin işletme ömrü boyunca; gövde yapısının ve su geçirmez bütünlüğünün korunması, yapılan tadilat ve ağırlık değişikliklerinin stabilite üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi, su geçirmez kapı ve açıklıkların kontrolü, sintine ve drenaj sistemlerinin işlerliğinin sağlanması, geminin güncel yükleme durumunun onaylı stabilite kriterleri içerisinde tutulması ve periyodik sörvey ve kontrollerin eksiksiz olarak gerçekleştirilmesi, yolcu güvenliği açısından vazgeçilmezdir.
Özellikle yüzlerce insan taşıyan yüksek hızlı yolcu gemilerinde, bayrak devleti idaresinin, yetkilendirilmiş kuruluşların ve ilgili denizcilik otoritelerinin gerçekleştirdiği teknik denetim ve kontrollerin etkinliği doğrudan insan hayatıyla ilgilidir. Bu nedenle meydana gelen kazanın tüm teknik yönleriyle ve şeffaf biçimde araştırılması; geminin stabilite ve yaralı stabilite hesaplarının, mevcut yükleme durumunun, su geçirmez bölmelendirmesinin, gövde yapısının, bakım ve sörvey geçmişinin, sertifikalarının ve son denetim kayıtlarının uzmanlar tarafından ayrıntılı biçimde incelenmesi büyük önem taşımaktadır.”
‘Denizde emniyet ancak eksiksiz denetim ve kurallara eksiksiz uyum ile sağlanabilir’
Kazanın nedenlerinin ortaya çıkarılmasının yalnızca sorumlulukların belirlenmesi açısından değil, benzer kazaların tekrar yaşanmaması ve denizde can güvenliğinin geliştirilmesi açısından da zorunlu olduğu belirtildi.
Kazanın kesin nedeninin, ilgili resmi makamlar tarafından yürütülecek bağımsız ve şeffaf bir teknik inceleme ile ortaya konması gerektiği vurgulandı.
Gemi Mühendisleri Odası, gemi mühendisliği ve stabilite değerlendirmesi alanındaki teknik birikimini, talep edilmesi halinde incelemeye destek olmak üzere hazır tuttuğunu belirtti.
Açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı:
“Gemi mühendisleri olarak, denizde emniyetin ancak doğru mühendislik, etkin denetim ve kurallara eksiksiz uyum ile sağlanabileceğini bir kez daha vurguluyoruz.
Arama-kurtarma çalışmalarının en kısa sürede olumlu şekilde sonuçlanmasını temenni ediyor; hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.”



