• Ana Sayfa
  • Kadın
  • Gülistan Doku soruşturması | Firari Umut Altaş konuştu: Cinayet silahına dokundum, ‘Şükrü o işi halletti’

Gülistan Doku soruşturması | Firari Umut Altaş konuştu: Cinayet silahına dokundum, ‘Şükrü o işi halletti’

Gülistan Doku’nun kaybedilmesine ilişkin soruşturmada kırmızı bültenle aranan Umut Altaş, cinayet sonrası yaşananlara dair iddialarda bulundu. Gülistan Doku’nun cansız bedeninin bulunabileceğini düşündüğü yerleri tarif eden Altaş, birkaç bölgeyi işaret ederek, “Kör noktalara bakılsın” dedi.

Gülistan Doku soruşturması | Firari Umut Altaş konuştu: Cinayet silahına dokundum, ‘Şükrü o işi halletti’
Gülistan Doku soruşturması | Firari Umut Altaş konuştu: Cinayet silahına dokundum, ‘Şükrü o işi halletti’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 22 Mayıs 2026 10:31
  • Güncellenme: 22 Mayıs 2026 10:34

Dersim’de 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan ve akıbeti karanlıkta bırakılan Gülistan Doku soruşturmasında 6 yıl sonra gelişmeler devam ediyor.

Hakkında kırmızı bülten çıkarılan ve bugüne kadar hiç konuşmayan, yurt dışına iltica eden soruşturmanın kilit ismi Umut Altaş, ABD’nin New York kentinde Akşam gazetesine konuştu. Yıllarca sessiz kalarak cinayetin gizlenmesine ortak olan Altaş, cinayetin failini ve Gülistan Doku’nun cansız bedeninin kimler tarafından yok edildiğini itiraf etti.

Umut Altaş’ın itirafları ilk olarak Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’nun açıklamalarıyla gündeme gelmişti. Ayşegül Doku, “Umut Altaş bize katili söyledi” demişti. Ardından Umut Altaş’ın kardeşi Sidar Altaş, itiraflarda bulunarak, kardeşinin kendisine cinayeti Türkay Sonel’in işlediğini söylediğini aktarmıştı.

‘Cinayet silahına dokundum’

Gülistan Doku’nun kaybedilmesine dair yürütülen soruşturmada uzun süredir firari olan ve hakkında kırmızı bülten bulunan Umut Altaş, cinayetin bizzat valilik konutunda kendisine itiraf edildiğini söyledi. Altaş, cinayeti işlediğini söylediği Mustafa Türkay Sonel’in kendisine yönelik sözlerini şu şekilde aktardı:

“O zamanlar saftım. Türkay bana bu cinayeti kendisinin işlediği yönünde bir not da bıraktı. Konutta bana, ‘Çok bağırıyordu ben de sıktım’ dedi. Hatta araçtayken cinayet silahına dokundum. Ben bu olayın artık çözülmesini istiyorum.”

Yıllarca sustuktan sonra kendisini “travma geçirmekle” savunan firari şüpheli, şu iddialarda bulundu: “Hafızam gitti, hayatla bağlantımı kestim. Alzheimer gibi oldum, şoka girdim. Yaşananları yeni yeni hatırlıyorum”

‘Tuncay Sonel sustuğum için alnımdan öptü’

Umut Altaş, Gülistan Doku cinayetinin ardından delillerin iş birliğiyle nasıl karartıldığını da anlattı.

Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruması Şükrü Eroğlu’nun cesedi yok ettiğini söyleyen Altaş, suç ortaklığını şu sözlerle itiraf etti:

“Türkay Sonel bana ‘Şükrü o işi halletti’ dedi. İstanbul’daki evlerini ziyaret ettiğimde Vali babası beni alnımdan öptü. Sustuğum için teşekkür öpücüğü olabilir.”

‘Cinayet sonrasında o bölgeden geçerken hiçbir şeyden haberim yoktu’

Umut Altaş, Gülistan Doku’nun cansız bedenine ne olduğuna dair bilgisi olmadığını ancak tahminlerini şöyle aktardı:

“Viyadükte öldürmüştür, ardından koruma Şükrü’yü aramıştır. Oradan bir ‘Santa Fe’ marka araçla cesedi götürmüşlerdir diye düşünüyorum. Zaten o korumanın her şeyini yapıyordu, valinin korumasıydı… Tam adam gömecek biriydi, yüzünde seri katil tipi var.”

Soruşturma dosyasında yer alan Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtlarında, cinayet şüphelisi Türkay Sonel ile aynı araçta olduğu tespit edilen Altaş, o gün cinayetten “habersiz olduğunu” iddia etti.

Ancak ifadeleri, cinayet sonrasında olay yerinde şüpheli bir keşif yapıldığını ortaya koydu:

“Cinayet sonrasında Türkay beni arabayla aldı. Benim o zaman hiçbir şeyden haberim yoktu. Cinayetin işlendiği bölgede, köprü ve dere yatağının olduğu Tunceli Üniversitesi civarında turladık. Viyadük civarında birkaç tur attı, sürekli o bölgeye bakıyordu. Sanırım polis falan geldi mi diye kontrol ediyordu. Gülistan’ı orada öldürmüş olmalı. Kızı, viyadükte köprünün dibinde öldürdüğünü düşünüyorum.”

Birkaç bölgeyi işaret etti: Kör noktalara bakılsın

Yıllarca adaletten gizlenen hakikatin ortaya çıkarılması için işaret edilen yerler, Gülistan Doku’nun ailesinin ve kadın örgütlerinin yıllardır sürdürdüğü arama taleplerinin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha gösterdi. Umut Altaş, arama yapılması gereken kör noktaları şu şekilde tarif etti:

“Cesedin tam yerini bilmiyorum ama üniversite civarında, insanların gelmediği ıssız yerlerde, Aktuluk Mahallesi civarında bir yerde olabilir. O mahallede hiç kimsenin uğramadığı kör noktalara baksınlar. Ayrıca Bayraktepe’de, su arıtma tesislerinin yanındaki çöplük alana kesinlikle bakılmalı.

Tunceli, Atatürk Mahallesi’ne girerken kontrol noktasının üstünde: Bayraktepe’de su arıtma tesisi var onun altındaki toprak alana, helikopter pistinin oralara gömülmüş olabilir. Aktuluk Mahallesi civarında bir yere gömmüştür… (Üniversitenin orada) Araba girebilen ama insan girmeyecek bir yer. Cinayet mahalline de yakın.”

Firari şüpheli Altaş ayrıca, Amerika’da bulunduğu süre zarfında da Mustafa Türkay Sonel ile birkaç kez telefonla görüştüğünü belirterek, artık kaçmayacağını ve bildiği her şeyi yargıyla paylaşacağını öne sürdü.

‘Türkay Sonel’in şiddet eğilimi yüksekti’

Mustafa Türkay Sonel’in daha önce başka kadınları darp ettiğini ve nüfuzunu kullanarak kolluk kuvvetlerine karşı koyduğunu belirten Altaş, şu ifadeleri kullandı:

“Türkay, 18 yaşından küçük kızlarla da beraber oluyordu, tecavüz edecek bir karaktere sahipti. Şiddet eğilimi son derece yüksekti. Kendi kız kardeşini bile dövmüştü. Elif adında bir sevgilisi vardı, onu da darp etmişti. Bir gün polislerle tartıştı. Görevli polislerin üstüne yürüdü, onlara silah gösterdi. Ardından cebinden bir kart çıkarıp gösterdi ve polisler hiçbir şey yapamadı. Onun gücünü ilk kez orada, o an gördüm.”

Ne olmuştu?

Dersim’de 2020 yılında kaybolan Gülistan Doku dosyasında, 6 yıl sonra yeniden soruşturma yürütülüyor.

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Gülistan Doku’nun öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında ilk dalgada gözaltına alınan 13 kişiden 10’u tutuklandı.

Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel “nitelikli cinsel saldırı” ve “kasten öldürme”,

-Erdoğan Elaldı “kasten öldürme”,

-Ferhat Güven “yağma”,

-Zeinal Abakarov, Cemile Yücer, Engin Yücer, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Şükrü Eroğlu “suç delillerini gizleme değiştirme ve yok etme”,

-Gökhan Ertok ise “kişisel verilerin yasadışı yollarla ele geçirilmesi” ve “suç delillerini gizleme değiştirme ve yok etme” suçlamasıyla tutuklandı.

Diğer şüpheliler Süleyman Önal, Savaş Gültürk ve Uğurcan Açıkgöz ise adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı.

Hastane kayıtlarının silindiği dönemde başhekimlik görevini yapan Çağdaş Özdemir de ikinci dalga operasyonda gözaltına alınmasının ardından 2o Nisan’da tutuklandı.

Ardından dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, “bilişim sistemindeki verileri bozma veya yok etme”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yayma” ile “resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme” suçlamalarıyla 21 Nisan’da tutuklandı.

Dosya kapsamında tutuklu sayısı 12’ye yükseldi.

Son olarak 25 Nisan’da gözaltına alınan Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri Burçin Yerlikaya ve Yücel Erdem 27 Nisan’da adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Tutuklananlar kimdir?

Zaynal Abakarov: Gülistan’ın erkek arkadaşı.

Engin Yücer: Zaynal’ın üvey babası. Olay döneminde Tunceli Asayiş Şube’de görevli bir polisti.

Cemile Yücer: Zaynal’ın annesi.

Mustafa Türkay Sonel: Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu.

Tuncay Sonel: Dönemin Tunceli Valisi.

Çağdaş Özdemir: Dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi.

Şükrü Eroğlu: Dönemin Valisi Tuncay Sonel’in koruma polisi.

Gökhan Ertok: Eski bir narkotik polisi. Gülistan’ın Instagram ve WhatsApp hesaplarına girerek verileri yok ettiği belirtiliyor.

Erdoğan Elaldı: İl Özel İdaresi çalışanı. Baz kayıtlarına göre olay günü Gülistan ile aynı dakikalarda köprüde olduğu ve sinyal kesilmeden önce son temas eden kişi olduğu değerlendiriliyor.

Celal Altaş: Dosyada adı geçen Umut Altaş’ın babası.

Nurşen Arıkan: Dosyada adı geçen Umut Altaş’ın annesi.

Ferhat Güven: Dönemin Valisi tarafından “aileyi kontrol altında tutması” için görevlendirildiği iddia edilen kişi.

Adli kontrolle bırakılanlar kimdir?

Uğurcan Açıkgöz: Mustafa Türkay Sonel’in en yakın arkadaşı. Olaydan bir gün önce Gülistan ile görüştüğü, baz kayıtlarının gizli tanık beyanlarıyla örtüştüğü ve halen Sonel ile temasını sürdürdüğü belirtiliyor.

Süleyman Önal-Savaş Gültürk: Munzur Üniversitesi’nde görevli bilgisayar işletmenleri. Köprüyü gören kameraların çalışmadığına dair tutanak tutmalarına rağmen incelenen hard disklerde Gülistan’ın görüntüsünün bulunduğu ortaya çıktı.

Umut Altaş’a kırmızı bülten

Cinayet zanlısı olarak tutuklanan Mustafa Türkay Sonel’in yurt dışındaki arkadaşı Umut Altaş hakkında ise kırmızı bülten çıkarıldı.

Altaş’ın Mayıs 2022’den beri ABD’de bulunduğu ve o tarihten bu yana Türkiye’ye dönmediği düşünülüyor. Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku geçen hafta yaptığı açıklamada “Umut Altaş bize katili söyledi” demişti.

Umut Altaş’ın kardeşi Sidar Altaş, itiraflarda bulunarak, kardeşinin kendisine cinayeti Türkay Sonel’in işlediğini söylediğini aktarmıştı.