• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Gülistan Kılıç Koçyiğit’ten ‘çerçeve yasa’ çağrısı: Zaman kaybetmeye tahammülü yok

Gülistan Kılıç Koçyiğit’ten ‘çerçeve yasa’ çağrısı: Zaman kaybetmeye tahammülü yok

Meclis’te basın toplantısı düzenleyen DEM Partili Koçyiğit, barış politikasının kalıcılaşması için ‘çerçeve yasa’nın bir an önce Meclis’e gelmesi gerektiğini vurguladı. Sorumluluğun iktidar partisinde olduğunu hatırlatan Koçyiğit, “Yasal adım olmadan süreç güvenceden yoksun kalır” uyarısında bulundu.

Gülistan Kılıç Koçyiğit’ten ‘çerçeve yasa’ çağrısı: Zaman kaybetmeye tahammülü yok
Gülistan Kılıç Koçyiğit’ten ‘çerçeve yasa’ çağrısı: Zaman kaybetmeye tahammülü yok
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 22 Haziran 2026 15:49

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kürt meselesinin çözümüne dair devam eden sürecin yol alması gerektiğini ve bunun için hukuki bir zemine ve demokratik mekanizmaların işlemesine ihtiyaç olduğunu belirten Gülistan Kılıç Koçyiğit, ‘çerçeve yasa’nın sürecin temel güvencesi olduğunu söyledi.

‘Daha fazla zaman kaybetmeye hiçbirimizin tahammülü yok’

Yasanın bir an önce Meclis’e gelmesi ve hızlı bir şekilde yasallaşması gerektiğini vurgulayan Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Fiili olarak yürüyen sürecin yasal hale gelmesi ihtiyacının altını çizmemiz gerekiyor. Barış politikasının sürmesi, barışın toplumsallaşması ve barışın kalıcılaşması için bunun bir zorunluluk olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Bu nedenle süreçten yasal sürece geçiş meselesini siyaset kurumunun ve Meclis’in öncelikli bir başlık olarak ele alması gerekiyor. Bu konuda daha fazla beklemeye, daha fazla zaman kaybetmeye hiçbirimizin tahammülü olmadığını ve bunun doğru olmadığını söylememiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

‘Sorumluluk iktidar partisinde’

Toplumun, sürece dair belirsizliklerin ortadan kaldırılması, sürecin hukuki ve siyasal bir zemine kavuşturulması beklentisinde olduğunu kaydeden Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Hukuki bir zeminin olmazsa olmaz olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. ‘Çerçeve yasa’ işte tam da bu hukuki zemine yanıt oluşturacaktır. Sürecin kapsamını, ilkelerini, işleyişini ve demokratik denetim mekanizmalarını da belirleyerek aslında güven ortamını güçlendirecek ve toplumsal güveni arttıracaktır. Burada tabii ki sorumluluk iktidar partisindedir. Ancak Meclis ve onun içerisinde bulunan bütün siyasi partilerin de bu sorumluluğun paydaşı olduklarını, bu sorumluluktan azade olmadıklarını belirtmek gerekiyor” dedi.

‘Toplum Meclis’e güven duyacaktır’

“Meclis’in tek görevi sadece gelen yasaları konuşmak, tartışmak veya iktidarın öncelediği yasaları yapmak değildir” diyen Gülistan Kılıç Koçyiğit, şöyle devam etti:

“Bugün toplumsal barışımızı büyütmek ve gerçek anlamda sorunların diyalog zemininde, Meclis zemininde konuşulması ve bütün bu sorunlara çözüm arayışlarının adresi olması da Meclis açısından çok önemlidir. Hızlı bir şekilde Meclis’in bu görevi ve sorumluluğu üstlenmesi gerekiyor. Farklı görüş, düşünce, farklı çözüm arayışlarının ve bakış açısının Meclis zemininde buluşması, bunları birbirimizle konuşabildiğimiz, tartışabileceğimiz bir zemini sağlamamız gerekiyor. İşte o zaman toplum Meclis’e güven duyacaktır. İşte o zaman Meclis gerçek anlamda işlevini yerine getirmiş olacaktır ve barış için üstlendiği rolü, üstlendiği misyonu da pratikleştirmiş olacaktır.

Numan Kurtulmuş’a çağrı

Toplumsal barışımızı bir kez daha zehirlemeye dönük bu yaklaşımların karşısında yan yana durmaya ve ortak metnimiz olan, altına birlikte imza attığımız Meclis’in raporunu esas almaya ve onu da pratikleştirmeye bir kez daha bütün siyasi partileri ve Meclis’i davet ediyoruz. Meclis Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’a da buradan çokça çağrı yaptık. Bir kez daha çağrı yapmak istiyoruz; Meclis Başkanı tıpkı komisyon sürecinde olduğu gibi bugün de üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeli ve bu tarihi süreçte gerçek anlamda barış için rolünü oynamalı ve kolaylaştırıcı bir misyonla bu sürece sahip çıkmalıdır diyoruz. ‘Yasal barış, yasal çözüm, yasal adım’ diyoruz. Bütün bu yasallıklar olmadan sürecin gerçek anlamda güvenceden yoksun olacağının bir kez daha altını çizmek istiyoruz.” (ANKA)