Halk TV’ye 14 Ekim’de kayyım atanmasının ardından kanalın yayını da durduruldu. YENİ Parti 19 Ekim’de MYK toplantısının ardından bugün saat 19.30’da Halk TV önünde buluşmak için çağrı yaptı.
Protestocular Halk TV önünde bir araya geldi.
➡️Halk TV önüne gelişler devam ediyor.
Ekrem İmamoğlu’nun mektubu okundu.📹Müzeyyen Yüce @muzeyyenyuce07 https://t.co/K1mBnm7Igr
— İlke TV (@ilketvcomtr) October 21, 2026
Eylemciler “Özgür basın susturulamaz”, “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganları attı. Polis sık sık “Attığınız anons kanunsuzdur. Kanunsuz sloganlara son verin” anonsu yaptı.
Özgür Özel: Halk TV’nin 200’e yakın emekçisinin yanındayız
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel protestoculara sesleniyor:
“Bu akşamı bir parti mitingi olarak değil, Türkiye’nin en çok izlenen haber kanalı olan Halk TV’ye atanan kayyımı protesto etmek amacıyla buradayız. Halk TV’nin 200’e yakın emekçisinin yanındayız!
Bu ülke Uğur Mumcuları, Hrant Dinkleri, Ahmet Taner Kışlalıları unutmadı. AK Parti her zaman basın özgürlüğünün karşısında oldu. Bir havuz düzeni medyası oluşturdu. Karşısında olanla uğraştı, yıldırmaya uğraştı. Gazetecilere ya beni savunursun ya da ekmeğinden olursun dedi. 12 Eylül’de askerler bazı haberleri çıkmadan engelliyordu. Gazeteciler o kısmı boş bırakıp protesto ediyordu.
Yetmiyor, kendiden olmayan medya kuruluşlarını yok ediyorlar. Yandaşları tarafından savunuluyor. Biz mesleğini onuruyla yapanlar için buradayız. Merdan Yanardağ’dan Murat Ağırel’e, bugün susturulmaya çalışılan İsmail Arı’ya… Tüm tutuklulara selam olsun! İsmini saydığım, sayamadığı bütün gazetecilere selam olsun!
Halk TV kara düzenin dayattığına inat, bütün zorluğuna rağmen basın emekçilerinin mücadele ettiği bir yerdi.
Kayyımın kısa vadeli 2 hedefi vardı. Biri Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının duyulmasını engellemek, diğeri de fon vurgunun, asrın vurgunun üzerine giden, en çok izlenen haber kanalını susturmaktı. Orta ve uzun vadeli hesaplar çok daha karanlık. Muhalefetin sesini tamamen kesmeye niyetlenmişler. O yüzden basına saldırı, muhalefete saldırıdan bağımsız değildir.
‘T24’ten Tele1’e tüm kanallara sahip çıkıyor; İMC’yi Hayat TV’yi unutmuyoruz’
Buradan ilan ve ifşa ederiz ki, Halk TV’ye yapılan iş Mahiroğlu ile mali bir soruşturma değil, bu kisve altında basını susturma, halkın haber alma hakkına engel olma girişimidir. Siz kim kandırıyorsunuz? Bu tek başına bir darbedir. Yandaşsa aynı şekilde devam; muhalifse yok ediyorlar. Burada Halk TV önündeyiz ama aynı zamanda T24’den Tele1’e kadar tüm kanallara, engellenen tüm mecralara sahip çıkıyoruz. Darbe bahanesiyle çökülen İMC’yi Hayat TV’yi unutmuyoruz. Kapatılan tüm sosyal medya hesaplarını bir kez daha hatırlatıyoruz.
‘Biz sokağa çağırırsak, sen yalan haberlerine devam edemezsin’
Buradan A Haber’e sesleniyorum. Ben şiddete, kargaşaya çağırmam. Ama şunu bil ki ben mücadeleye, sokaklara, meydanlara çağırıyorum! Bir de şunu söyleyeyim, sen bizi küçümseme. Biz barıştan, kardeşlikten yanayız. Sen yalan haberle bizi sokaktan çekmeye çalışıyorsan, sakın bizi küçümseme. Biz sokağa çağırırsak, sen yalan haberlerine devam edemezsin. Gazeteciler cumartesi günü sokağa iniyor. Gazeteciysen sen de buna destek verirsin. Elbette gazetecilerle dayanışma içinde olacağız. Türkiye bu kara kıştan elbette kurtulacak. Milletin coşkun akan selinin önünde hiç kimse duramayacak.”
Özgür Özel, cumartesi günü gazetecilerin gerçekleştireceği eyleme destek vereceğini de ekleyerek konuşmasını sonlandırdı.
İmamoğlu’nun mektubu okundu: ‘Milletin tokadından korkuyorlar’
YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okudu:
“Silivri’den en sıcak selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Sizleri hasretle kucaklıyorum. Bugün yanınızda olamasam da sizin tek yürek olduğumuzu biliyorum. Direnişinizle, dayanışmanızla, dualarınızla bana ve yol arkadaşlarıma güç oluyorsunuz. Sizler haksızlık karşısında susanlardan değil; adaletin, eşitliğin, hakkın yanında duranlarsınız. İyi ki varsınız. Sağ olun, var olun.
Türkiye bugün tarihi günlerden geçiyor. Her türlü muhalefet, özgür basın, sanatçılar, sivil toplum kuruluşları siyasallaşmış yargı eliyle susturulmaya çalışılıyor. Eşitsizliğe, adaletsizliğe, milletin malına, oyuna, iradesine çökülmesine itiraz eden herkes kanıtsız, delilsiz tutsak ediliyor. Ana muhalefet partisine butlan, belediyelere kayyum atanıyor. Halka gerçekleri anlatan gazeteciler ailelerinden, evlatlarından koparılıp hapsediliyor. Gazeteler, televizyon kanalları, sosyal medya hesapları tek tek karartılıyor. Şimdi de ne tesadüftür ki tam da savunmamı yapacağım zamanda; özgür basının en güçlü sesi olan Halk TV, kayyum ile susturuldu.
Sesim yasak, resmim yasak, sosyal medya hesaplarım yasak, savunmamı aktardığım kitap yasak, duruşmamı takip edip haberleştiren Halk TV yasak. Ama hiç korkmayın; bizi yasaklar hiçbir zaman yıldırmadı, yıldırmayacak. Onlar, asrın soygunu fon vurgunu duyulmasın isteyecekler. Onlar, siyasallaşmış yargı eliyle milletin iradesine yaptıkları darbeyi saklamak isteyecekler. Onlar, millet açlıkla imtihan verirken ceplerini nasıl doldurdukları bilinmesi isteyecekler. Onlar, Halk TV gerçekleri milletle buluşturmasın isteyecekler. Neden mi? Çünkü korkuyorlar. Milletten, milletin tokadından korkuyorlar. Unutmayın, “hiçbir korkuya benzemez, halkını satanın korkusu”.
Tarih rakiplerini sindirmek için adaleti yerle bir edenlerle, basını susturanlarla, kitapları yakanlarla, özgürlükleri kısıtlayanlarla, muhaliflerini birer birer zindana hapsedenlerle dolu. Sorarım şimdi nerede onlar? Hak ettikleri yerde, tarihin çöplüğündeler. Her birinin iktidarı birer birer son buldu. Ama önünde ama sonunda millet kazandı. Kazanır. Milleti susturamazsınız, gerçekleri karartamazsınız.
Bugün iktidardan aldığı güçle, usulsüz kararların altına imza atanlar, baskı rejiminin yanında durup ceplerini dolduranlar, hak etmedikleri makamlara ve mevkilere kavuşanlar, yarın utanç içinde inkâra girişecekler. Bizler; “onurumuzla, dimdik mücadele ettik, direndik” diyeceğiz. “Susturmaya çalıştılar susmadık, bedel ödedik ama vazgeçmedik” diyeceğiz. Evlatlarımız bizi utançla değil, gururla anacak, anlatacak.
Bugün Halk TV kapatılmış olabilir. Bugün Halk TV’yi, onun onurlu çalışanlarını ve Cafer Mahiroğlu’nu susturduklarına inanabilirler. Ama yanılırlar. Çünkü millet, her şeyden önce vicdanıyla duyuyor olan biteni. Temiz kalbiyle görüyor eşitsizliği, adaletsizliği! Millet cebinde, sofrasında, evinde, sokağında, pazarda hissediyor talanı, yalanı, vurgunu… Bu iktidarın artık süresi doldu. Bunu görüyorlar, bunu biliyorlar. Baskıyı, zulmü artırırsam; Ekrem’i tutuklar, Halk TV’yi susturursam kaçınılmaz olanı değiştiririm sanıyorlar. Aldanıyorlar.
Millet kararını çoktan verdi. Millet; baskıyı, zulmü, eşitsizliği, adaleti, otokrasiyi değil özgürlüğü, eşitliği, kardeşliği, adaleti, demokrasiyi çoktan seçti.
Halk TV’nin ve onurlu çalışanlarının daima yanındayız. Özgür basını asla susturamayacak, sesimizi kısamayacak, gerçekleri karartamayacaksınız. Millet Halk TV’ye de iradesine de sonsuza kadar sahip çıkacaktır.
Adalet, demokrasi ve özgürlük için mücadele edenlere selam olsun
Ne olmuştu?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma gerekçe gösterilerek 14 Ekim’de Halk TV’ye TMSF tarafından kayyum atanmıştı.
Başsavcılık, Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu hakkında “rüşvet”, “ihaleye fesat karıştırma” ve “malvarlığı değerlerini aklama” suçlamalarıyla işlem yapıldığını açıklamıştı. Soruşturma kapsamında 17 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken 11 kişi gözaltına alınmış; Mahiroğlu’nun da aralarında olduğu 4 kişinin ise yurt dışında bulunduğu bildirilmişti.



