İktidara yakın gazeteci Cem Küçük dün gözaltına alınmıştı. Emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen ve hakkında tutuklama talep edilen Küçük tutuklandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “şantaj” suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince dün gözaltına alınan Küçük’ün işlemleri tamamlandı.
Küçük, sağlık kontrolünün ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edilmişti.
Son sözleri: “Özür diliyorum”
Küçük, son sözlerinin sorulması üzerine şunları söyledi:
“Üzerime atılı suçlamayı anladım, önceki ifadelerimi aynen tekrar ediyorum. Vermiş olduğum bilgilerin halkı yanılttığını düşünmüyorum, diğer sitelerde de yer aldı ve bunun için özür diliyorum, o zaman da dilemiştim. Ben suçsuzum, serbest bırakılmayı talep ediyorum”
Cem Küçük savcılık ifadesinde, telefon şifresini vermek istemediğini söyledi.
TGRT’den ayrıldı
Cem Küçük, 27 Temmuz’da TGRT Haber ve Türkiye gazetesinden ayrıldığını duyurmuştu.
Cem Küçük, TGRT’deki tartışma programlarına düzenli olarak katılıyor, sabahları ise program sunuyordu.
‘Erdoğan’a ve onun ‘büyük ve güçlü Türkiye’ idealine olan inancım asla eksilmedi’
Küçük, ayrılığına ilişkin “Genel şeyler… Karşılıklı oturduk, konuştuk. Yemin ediyorum, mutlak butlan ve Kemal Bey ile ilgisi yok ayrılığın. Ben, bir-bir buçuk aydır söylüyordum. Bizim aykırı fikirlerimiz sadece orada mı vardı?” ifadelerini kullanmıştı.
Küçük son dönemde Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığına getirilmesini eleştiriyor, CHP’lilerin aynı kararla genel başkanlıktan alınan Özgür Özel’den yana olduğunu dile getiriyordu.
Kendisine destekleri nedeniyle TV, gazete yönetimi ve seyircilere teşekkür eden Küçük, ayrılığının ‘mutlak butlan’ eleştirilerine bağlanmasına gülüp geçtiğini X hesabından yaptığı paylaşımda yazmıştı:
“TGRT Haber ve Türkiye gazetesi benim evim gibi. Ayrıca ayrılığımla ilgili yazılanların hiçbiri gerçeği yansıtmıyor. Yazılanlara sadece gülüp geçiyorum.
2012’den beri medya dünyasında görmediğim, deneyimlemediğim tecrübe, şahitlik etmediğim önemli olay kalmadı diyebilirim. Bu konuda müsaadenizle alçak gönüllü olamayacağım.
İlk köşe yazımı yazdığım günden bu güne hep doğru bildiklerimi söyledim. Bazen zorluk yaşadım, bazen destek gördüm, bazen sessizlikle karşılandım.
Ancak cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve onun ‘büyük ve güçlü Türkiye’ idealine olan inancım asla eksilmedi. Bundan sonra da artarak devam edecek. Çünkü bizler bugün varız yarın yokuz. Geleceğe miras kalacak büyük Türkiye ideali ise çocuklarımıza, torunlarımıza aktarılarak sürecek. Aslolan milletin selameti, devletin mevcudiyetidir.
Hazreti Ömer’in dediği gibi ‘Olmuş olana ne çok üzülürüm ne çok sevinirim, çünkü iyinin mi kötünün mü hayırlı olacağını sadece Rabbim bilir’.”



