İstanbul ve Ankara’da insan hakları örgütleri tarafından hasta tutukluarın durumuna dikkat çekmek amacıyla açıklamalar yapıldı.
Açıklamalarda, Elazığ R Tipi Cezaevi’nde tutulan yüzde 93 engelli Mehmet Elçe ile Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan yüzde 95 engelli Burhan Adsız’ın sağlık durumlarının ağırlaştığı belirtilerek bir an önce tahliye edilmeleri istendi.
Ankara’da Mehmet Elçe için tahliye çağrısı
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla düzenlediği eylemlerin 616’ncı haftasında Ankara Sakarya Caddesi’nde bir araya geldi.
Cezaevlerinde sağlık hakkının sistematik biçimde ihlal edildiğine dikkat çekilen açıklamada bu hafta, Elazığ R Tipi Cezaevi’nde bulunan 61 yaşındaki, yüzde 93 engelli Mehmet Elçe’nin sağlık durumu gündeme taşındı.
Basın açıklamasını İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi yöneticilerinden Aslı Saraç okudu.
Aslı Saraç, 2016 yılında tutuklanan Mehmet Elçe’nin cezaevinde bulunduğu süreçte mide kanserine yakalandığını, geçirdiği ameliyatın ardından midesinin yerine bağırsağı kullanılarak sindirim sisteminin yeniden yapılandırıldığını aktardı.
Elçe’nin mide hastalığının yanı sıra diyabet, hipertansiyon ve işitme kaybı bulunduğunu belirten Saraç, şunları söyledi:
“Elçe iki kez koroner anjiyo geçirmiş, felç geçirmiş ve beynindeki damarlardan birinde tıkanıklık meydana gelmiştir. Elçe, sağlık sorunları nedeniyle günlük yaşam faaliyetlerini tek başına yerine getirmekte ciddi güçlük yaşamaktadır. Yürümekte zorlandığı, tekerlekli sandalye kullandığı ve temel kişisel ihtiyaçlarını karşılamak için desteğe ihtiyaç duyduğu belirtilmektedir.”
“Cezaevinde kalamaz raporuna rağmen tahliye edilmiyor”
Aslı Saraç, Mehmet Elçe hakkında 2022 yılında sağlık kurulu tarafından “cezaevinde kalamaz” yönünde rapor düzenlenmesine karşın, Adli Tıp Kurumu’nun cezaevinde kalabileceğine ilişkin rapor hazırlaması nedeniyle tahliyesinin gerçekleşmediğini belirtti.
Saraç, “Sağlık durumu ağır olan, günlük yaşamını bağımsız biçimde sürdüremeyen ve çok sayıda kronik hastalıkla yaşam mücadelesi veren bir kişinin özgürlüğünden yoksun bırakılmaya devam edilmesi, yalnızca sağlık hakkı bakımından değil; yaşam hakkı ile insan onuruna uygun muamele yükümlülüğü açısından da değerlendirilmesi gereken ağır bir insan hakları sorunudur. Elçe tahliye edilmelidir” ifadelerini kullandı.
İstanbul’da Burhan Adsız’ın sağlık durumu gündeme taşındı
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu da hasta tutuklulara dikkat çekmek amacıyla düzenlediği “F Oturması” eyleminin 744’üncüsünü dernek binası önünde gerçekleştirdi.
Bu haftaki eylemde, Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan Burhan Adsız’ın sağlık durumu gündeme getirildi.
Çok sayıda kişinin katıldığı eylemde, “Hasta tutsak Burhan Adsız serbest bırakılsın” pankartı açılırken, “Tedavi haktır engellenemez” ve “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın” sloganları atıldı. Basın açıklamasını İHD üyesi Mukaddes Şamiloğlu okudu.
“Yüzde 95 engelli, cezaevi koşullarında yaşamını sürdürmesi mümkün görünmüyor”
Mukaddes Şamiloğlu, yüzde 95 engelli raporu bulunan 46 yaşındaki Burhan Adsız’ın ileri derecede siroz hastası olduğunu belirterek, şu değerlendirmede bulundu:
“Yüzde 95 engelli raporu bulunan 46 yaşındaki Burhan Adsız; ileri derece siroz hastası olup, siroz hastalığına uygun beslenme ve bakım sağlanmadığı için sık sık mide kanaması geçirmekte, vücudunda gelişen yaygın ödem ve ağrılarla mücadele etmekte, tedavi ve bakım imkanlarına erişemediği hapishane koşullarında yaşamını sürdürmesi mümkün görünmemektedir.”
Aile: Doktor kontrolleri aksatılıyor
Mukaddes Şamiloğlu, Burhan Adsız’ın ağabeyinin aktardığı bilgileri de kamuoyuyla paylaştı.
Ailenin aktardığına göre, Adsız’ın tutuklanmadan önce kontrol altında tutulan kronik karaciğer hastalığı cezaevi koşullarında hızla ilerleyerek siroza dönüştü. Tutuklanmasının ardından yaklaşık 1,5 yıl tek kişilik odada tutulduğu belirtilen Adsız’ın, sosyal izolasyonun da etkisiyle sağlık durumunun ağırlaştığı ifade edildi.
Açıklamada, siroz hastalığında uygun beslenme, hijyenik yaşam koşulları ve düzenli sağlık kontrollerinin hayati önem taşıdığı vurgulanırken, şu ifadelere yer verildi:
“Pek çok kez mide kanaması geçirdi, rahatsızlığı ilerledi ve çok defa şikâyet etmesine rağmen bir sonuç elde edilemedi. Hastane raporunda, en az üç ayda bir doktor kontrolüne götürmeleri gerektiği yazıyor ama yaklaşık dört aydır doktor kontrolüne götürmediler. Son durumda, ağrılarının olduğunu, karnının ve başka bazı organlarının şiştiğini söyledi. Zaten kendisine baktığınızda vücudunun şiştiğini açık bir şekilde görebilirsiniz. Biz aile olarak kaygı içindeyiz. Kardeşim artık öz bakımını yapabilecek durumda değil. Bakıma muhtaç, temiz, hijyen açısından donanımlı bir ortamda yaşaması lazım. Ama hapishane ortamı bir siroz hastası için ne kadar elverişli olabilir? İsteğimiz, hastalığı daha fazla ilerlemeden, henüz tedavi şansı varken serbest bırakılması ve tedavisine başlanmasıdır.”




