• Ana Sayfa
  • Gündem
  • HRANA açıkladı: İran’da idam edilenlerin yüzde 71’i siyasi tutuklu

HRANA açıkladı: İran’da idam edilenlerin yüzde 71’i siyasi tutuklu

HRANA’nın, Rojhilat ve İran’daki idamlara ilişkin açıkladığı raporuna göre idam edilenlerin yüzde 71’i siyasi tutuklulardan oluşuyor.

HRANA açıkladı: İran’da idam edilenlerin yüzde 71’i siyasi tutuklu
Foto: Arşiv
HRANA açıkladı: İran’da idam edilenlerin yüzde 71’i siyasi tutuklu
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 1 Mayıs 2026 17:33
  • Güncellenme: 1 Mayıs 2026 17:34

İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), Rojhilat ve İran’daki idamlara ilişkin raporunu açıkladı. Rapora göre, idam edilenlerin yüzde 71’i siyasi tutuklulardan oluşuyor.

Raporda, savaşla birlikte siyasi tutuklulara verilen idam cezalarında değişiklikler yaşandığı belirtildi ve “Özellikle Ocak 2026 protestoları sırasında gözaltına alınan siyasi ve güvenlik mahkumlarının davalarının ele alınması, olağan prosedürlerin ötesinde bir hızda ilerledi. Tutuklama ve hüküm verme ile infaz arasındaki süre kısaldı. İran’da askeri çatışmanın başlamasıyla birlikte siyasi ve güvenlikle ilgili suçlamalarla mahkumların infazları arttı.” denildi.

Her üç günde bir siyasi tutuklunun idam edildiği belirtilen raporda, toplanan veriler, yaklaşık 65 günlük bir süre içinde ortalama olarak her üç günde bir siyasi veya güvenlik mahkumunun idam edildiğini gösteriyor.

Bu değişim, askeri çatışmanın yol açtığı güvenlik ortamının yoğunlaşmasıyla eş zamanlı olarak gerçekleşti. Bu sonuç çatışmanın yargı süreçleri üzerindeki doğrudan etkisini yansıtıyor.

Raporda şu bilgilere yer verildi: “Önceki yılın aynı 65 günlük döneminde gerçekleştirilen toplam idam sayısı 191 iken, bunların sadece 7’si siyasi ve güvenlik mahkumlarını kapsıyordu. Buna karşılık, mevcut koşullar altında toplam idam sayısı 31’e düşmüştür. Ancak, siyasi ve güvenlik mahkumlarının oranı 22 vakaya yükseldi. Bu, İsrail-ABD ve İran arasındaki çatışmanın başlangıcından bu yana gerçekleştirilen tüm infazların yüzde 71’inin siyasi-güvenlik mahkumlarının infazı olduğu anlamına geliyor.

Protestolar sırasında gözaltına alınan en az 16 kişi ölüm cezasına çarptırıldı. Bu kişilerin bazılarının ölüm cezaları ilk derece mahkemelerinde verilirken, diğerlerinde bu cezalar Yüksek Mahkeme tarafından onaylandı. Ocak protestolarına katılan protestocuların büyük çoğunluğu, İran Devrim Mahkemelerinde ‘Allah’a düşmanlık’ (moharebeh), ‘silahlı isyan’ (baghi), ‘yeryüzünde fesat’ (efsad-e fel-arz) ve ‘ulusal güvenliğe karşı hareket etme’ gibi suçlamalarla ölüm cezasına çarptırıldı.

Birçoğuna yargı sürecinde kendi seçtikleri bir avukata erişim izni verilmedi ve davaları büyük ölçüde mahkeme tarafından atanan avukatlar tarafından yürütüldü. Bazı durumlarda, seçilmiş avukatların dava dosyalarına erişiminin engellendiği ve bağımsız ve insan hakları avukatlarının yargılamalar sırasında sert muameleye maruz kaldığı yönünde raporlar bulunmaktadır. Davaların önemli bir kısmının bağımsız olarak seçilmiş hukuk danışmanları tarafından hiçbir zaman incelenmediği söylenmektedir.

Bu kişilerin bazı yakın akrabaları, HRANA ile yaptıkları röportajlarda, sorgulayıcılar tarafından işkence ve fiziksel ve psikolojik istismar sonucu elde edilen zorla itirafların, yargı makamlarının sanıkların kaderine karar verirken dayandığı başlıca deliller arasında olduğunu belirtmişlerdir.

Bu kişilere verilen ölüm cezaları, öncelikle Abolghasem Salavati ve Iman Afshari gibi hakimler tarafından verilmiştir. Iman Afshari en az 7, Abolghasem Salavati ise en az 5 idam cezası vermiştir. Toplamda en az 12 ölüm cezası veren Tahran Devrim Mahkemesi, protesto ile ilgili davalarda tutuklulara idam cezası verme konusunda en önemli rolü oynayan kurum olarak kabul edilmektedir. Ayrıca, son ulusal protestoların tutukluları için verilen ölüm cezası sayısı bakımından ikinci sırada yer alan Kum Devrim Mahkemesi, 3 idam cezasıyla bu alanda öne çıkmaktadır.”