İBB davası 35. gününde sürdü

Ekrem İmamoğlu ile 76 kişinin tutuklu olduğu 414 sanıklı İBB Davası’nın 35’inci gününün duruşması görüldü. İmamoğlu, “casusluk” iddiasıyla yine Silivri’de yargılandığı davanın ilk duruşmasına katıldığı için İBB Davası’na katılmadı.

İBB davası 35. gününde sürdü
Foto: Çizim: Tarık Tolunay
İBB davası 35. gününde sürdü
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 11 Mayıs 2026 12:11
  • Güncellenme: 11 Mayıs 2026 20:17

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin seçilmiş (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 77’si tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşması, 35’inci gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görüldü.

Geçen perşembe günü yapılan son duruşmada tutuklu İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in oğlu Mustafa Keleş savunma yapmıştı. Keleş’e soru sormak üzere söz alan İmamoğlu’nun sesi titremiş ve ağlamıştı. İmamoğlu, “Allah hiçbir babaya, anneye böyle bir evlat işkencesi yaşatmasın. Ben bu delikanlıdan bu devlet adına, bu millet adına ve yüce Türk yargısı adına özür diliyorum” diye isyan etmişti.

İmamoğlu ‘casusluk’ davasında

İmamoğlu ve siyasal iletişim danışmanı Necati Özkan, “casusluk” iddiasıyla da tutuklu yargılandıkları davanın İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki 4 No’lu Duruşma Salonu’nda yapılan ilk duruşmasına katıldıkları için bugünkü İBB Davası’na katılmadı.

Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu ile diğer tutukluların katıldığı duruşmada tutuklular salona getirildiği sırada izleyiciler, alkışlarla karşıladı.

Anneler Günü’nü kutladı

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay, 80 yaşındaki annesinin ve eşinin Anneler Günü’nü kutlayarak savunmasına başladı. Gözaltına alınma süreci, eylemlerdeki iddialar ve suçlamalar, iddianamedeki suç örgütü üyeliği ve gerçek kendisi olmak üzere dört ana başlıkta savunmasını yapacağını belirten Alpay, “Hemen hemen bir yıldır tutukluyum. Tutuklama gerekçesi yapılan konu iddianamede yer almıyor. İddianamede belirtilen konulara ilişkin de ifadem alınmadı” dedi.

O duruşma tamamlandıktan sonra İmamoğlu, İBB Davası’na da katıldı. Salonda “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganı atıldı.

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay’ın savunmasını tamamlamasının ardından avukatı Ahmet Kemal Kumkumoğlu söz aldı. Müvekkilinin bütün içtenliğiyle soruları yanıtladığını vurgulayan Kumkumoğlu, şunları dile getirdi:

“Etkin pişmanlık mı diyelim, itiraf mı diyelim, iftira mı? Çok fazla önem atfediyorsunuz. Şimdi o önemi atfetmeniz bazen çok trajik, bazen de trajikomik şeylere neden olabiliyor. Biz esasen müvekkil savunmaları çerçevesinde kalacağız bu beyanımızda. Burada bir esasa ilişkin savunma yapma niyetimiz yoktur. Maalesef bu dosya bizi biraz zorluyor, sizi de zorluyor ama sizin zorlanmanızın payı biraz da sizde, yani iddianamede. Gerekli eleştirileri biz daha sonradan yapacağız zaten. Biz savunmamızda neye değineceğiz? Müvekkilin anlattıklarıyla ister istemez esasa ilişkin bazı beyanlarda bulunmamız gerekiyor ama açık söyleyeyim. Temel amacımız müvekkilin beyanlarıyla paralel gitmek ve bu sorguyu bu şekilde sonlandırmak. Ne yapacağız, ne anlatacağız? Aşamalara ve sürece ilişkin genel bir değerlendirme yapacağız. Eylemlere, örgüte ilişkin değerlendirmelerimiz olacak. En sonunda da genel müvekkilin genel durumuna ilişkin esaslı bir beyanımız olacak.

‘Eylem nedir, somut isnat nedir?’

Sözlü olarak tahliye talebi aldığınız zaman ben esasen bir giriş yapacağım. Müvekkil burada oldukça detaylı anlattı. Şimdi o nedenle ben oradaki bütün detayları tekrar tekrar anlatıp sizi boğmak istemiyorum fakat işin çarpıcı tarafı, yani bu iddianame kapsamında müvekkilin suçlanıyor olması gerçekten çok çarpıcı. Müvekkil Arif Gürkan Alpay, dosyada sevk yazısını alınca gördü dedik. Sevk yazısını almadı, daha önce de açıklamıştım. Biz soruyoruz sayın hakime çünkü bize verilmiyor. Sulh ceza hakimi önündeki kâğıttan okudu. Müvekkilin belirttiği gibi görevi nedeniyle, genel sekreter yardımcısı olması nedeniyle bu suçun işlendiğini ve milyarlarca TL kamu zararına neden olduğunu ifade ediyor. Sonra dedik ki ‘Peki eylem nedir, somut isnat nedir’; o da dedi ki ‘İşte avukat bey okuyorum’. Ben de sordum, ‘Somut yani özelde ne söyleniyor. Yok, özel bir şey, genel’. Gerçekten de bu çok çarpıcı. Yani hem bu dosyadaki durumunuza ilişkin hem de bu dosyanın aslında içeriğinde genel olarak tanık beyanlarında karşılaştığımız duruma ilişkin çok çarpıcı bir vakaydı.

‘Gizlilik kararı varken çaresiz kaldık’

Burada da yine çok önemli bir husus daha var, ‘milyarlarca TL zarar’. Bence gerçekten bu ‘milyarlarca TL’ bir daha kullanılmamalı. Yani hoş, kullanılmayınca da ne olduğunu Cebeci dosyasında gördük. Yine milyarlarca gelebilecek sayılar havalarda uçuşuyor, en az onun kadar garip. Şimdi gelinen noktada bu eylemden sanık değiliz. İnsan şunu düşünmeden edemiyor. İki defa gözaltına alınmış. İlk eylemde iki farklı konu sorulmuş kendisine. Sonra bir sonraki dalgada dört farklı ihale sorulmuş, bir tanesinden tutuklanmış. Acaba şunu söyleyebilir miyiz; savunma şansı verilseydi bu eylemler olmayabilir miydi? Bilmiyorum. Çünkü savunma açısından biz bu anlamda, özellikle de gizlilik kararı varken çok çaresiz kaldık. Sonrasında da burada sizin sürecinizin uzaması nedeniyle başka bir çaresizlik yaşadık.

‘Siyasi bir iddianame’

İddianameye ilişkin eleştirileri meslektaşlarım çok detaylı olarak yaptı. Ben de dediğim gibi burada olabildiğince az tekrara düşmek istiyorum. Bu nedenle şunu herhalde söylemeden geçemeyiz. Gerçekten bu siyasi bir iddianame. Bunu da ben söylemiyorum, iddianamenin kendisi söylüyor. Yani kullandığı ifadelerle, hedeflemesiyle… Gerçekten siyasete bu kadar temas eden ben açıkçası başka bir iddianame hiç hatırlamıyorum. Tabii ki siyasi yargılamalar olmuştur ama bu kadar siyasetin göbeğine oturan bir yargılamayı ilk defa bu davada görüyorum. Bir de şunu görüyoruz. Bu soruşturma sürecinin ve iddianamenin omurgasını etkin pişmanlıkçılar oluşturuyor. Onların beyanları oluşturuyor. Bunlara bu kadar değer atfetmeyin. Bu savrulmaların nedeni o. Bazı savrulmalar da bu arada savcılık makamı açısından da olabilir. Etkin pişmanlıkçıları bu anlamda birçok beyan dinledik, sorularıyla yönlendiriyor da olabilirler ama sonunda vardığımız yer gerçekten hem hukuken hem vicdanen ve maddi gerçeklik bakımından çok bir şey ifade etmiyor.”

Video dosyaya sunuldu 

Avukat Kumkumoğlu, savunmasında dikkat çeken bir videoyu mahkeme salonuna yansıttı. Teknik nedenlerden dolayı video izletilemedi ancak slayt olarak gösterildi. Dosyaya sunulan videoya göre, İstanbul Valiliği’nin resmi sosyal medya hesaplarından paylaşılan videoda, 2023 yılında Vali Davut Gül, yardımcıları, kaymakam, ilçe emniyet müdürü, davanın firari sanığı Murat Gülibrahimoğlu ve Sultangazi Belediye Başkan Yardımcıları ile İBB Davası’nda suçlamalara konu Cebeci Maden Sahası’nı hafriyat alanını denetliyor. Kumkumoğlu’nun beyanlarının ardından duruşma yarına bırakıldı.

İBB’ye yönelik soruşturma: Gözaltına alınanlar adliyede