CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin seçilmiş (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 59’u tutuklu, 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşması, 54’üncü gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda devam ediyor.
İBB Medya AŞ’de etkinlik organizatörü olan Ceyda Kıryak savunmasında, iddianamede mesleğinin ve görev tanımının yanlış değerlendirildiğini belirterek, hakkındaki suçlamaların somut hiçbir delile dayanmadığını söyledi.
‘İhale süreçleri hiçbir zaman görev alanımda olmadı’
Yaklaşık 25 yıldır etkinlik organizasyonu alanında çalıştığını anlatan Kıryak, uzun yıllar özel sektörde Coca-Cola, Akbank, Aytemiz ve Yıldız Holding gibi kurumsal şirketlerin etkinlik organizasyonlarını yönettiğini, 2021 yılında Medya A.Ş. bünyesinde çalışmaya başladığını söyledi.
Kıryak, Medya AŞ’deki görevinin yalnızca etkinlik ve saha yönetimi olduğunu belirterek, “Benim işim açılış, temel atma töreni, özel gün etkinlikleri gibi organizasyonların planlanması ve sahada kusursuz şekilde yürütülmesidir. İhale süreçleri, bütçe, ödeme, fatura, satın alma gibi mali konular hiçbir zaman görev alanımda olmadı” dedi.
Mahkeme heyetine görev tanımını anlatabilmek için duruşma salonundaki işleyişten örnek veren Kıryak, kendisini salonun operasyonel akışını yöneten bir görevliye benzeterek, “Bir etkinlik yöneticisinin işi operasyonu yürütmektir. Kullanılan malzemenin kaça alındığı, faturanın kime kesildiği, ödemenin nereden yapıldığı onun sorumluluğunda değildir. Benim görevim de birebir budur” ifadelerini kullandı.
İddianamede 16 ayrı ihale dosyası kapsamında suçlandığını söyleyen Kıryak, bu ihalelerin büyük bölümünün görev alanı dışında olduğunu vurguladı.
İlk suçlama konusu eylemin 2020 yılına ait olduğuna dikkati çeken Kıryak, “2020’de ben hala özel sektördeydim, Medya AŞ’de bile çalışmıyordum. Daha ilk eylemden hakkımda hiçbir araştırma yapılmadığı görülüyor” dedi.
Dosyadaki ihalelerin çoğunun Kültür AŞ ihaleleri olduğunu, kendisinin ise burada hiç çalışmadığını belirten Kıryak, bazı ihalelerin de Medya AŞ’den ayrıldıktan sonraki döneme ait olduğunu söyledi.
‘Hiçbir raporda yokum ama sanık listesinde varım’
Kıryak, dosyada kendisine yönelik hiçbir somut delil bulunmadığını savunarak, “Bilirkişi raporunda yokum, MASAK raporunda yokum, itirafçı beyanlarında yokum. Hakkımda suç teşkil eden tek bir ifade yok. Ama cezalandırılması istenen kişiler listesinde varım” dedi.
‘Bir telefon konuşmasıyla tüm dosyalara eklenmişim’
Dosyadaki suçlamaların temelinde Emrah Bağdatlı ile yaptığı bir telefon görüşmesinin bulunduğunu öne süren Kıryak, söz konusu görüşmenin yalnızca bir etkinlik prodüksiyonunun daha uygun maliyetle gerçekleştirilmesine yönelik olduğunu anlattı. Kıryak, “Bu görüşme, Ekrem Başkan’ın 6 yıllık hizmetlerinin anlatılacağı bir etkinliğin prodüksiyon maliyetini düşürmeye yönelikti. Murat Bey maliyeti yüksek buldu ve daha uygun fiyat istenmesini söyledi. Ben de bunun için aradım” diye konuştu. Telefon görüşmesinin içeriğinde suç unsuru bulunmadığını savunan Kıryak, “Ben burada fiyat pazarlığı sonrası operasyonun nasıl yürütüleceğini soruyorum. Çünkü benim işim sahadaki akış” diye konuştu.
‘Neden burada olduğumu anlamıyorum’
Ceyda Kıryak, 19 Mart’ta evinden “rüşvet ve örgüt üyeliği” suçlamasıyla gözaltına alındığını, süreç içinde suçlamaların değiştiğini söyledi.
Sulh Ceza Hakimliği’nde tutuklandığını ancak neden tutuklandığının yüzüne söylenmediğini ifade eden Kıryak, “Sonradan öğrendim ki tutuklanma gerekçem, Emrah Bağdatlı ile Medya A.Ş. reklam ihalelerinin alt evraklarını hazırlamakmış. Oysa ben reklam bölümünde hiç çalışmadım” dedi.
‘Oğlumun mezuniyetinde Silivri’deydim’
Savunmasının sonunda 15 aydır tutuklu olduğunu hatırlatan Kıryak, yaşadığı mağduriyeti anlatarak tahliye talebinde bulundu.
Cezaevinde geçirdiği süre boyunca hayatının altüst olduğunu belirten Kıryak, “Ben maaşlı çalışan biriyim. Annem ve oğlumla yaşıyordum. Oğlumun düzeni bozulmasın diye aylarca evimi ayakta tutmaya çalıştım ama kiramı ödeyemedim. Evim tahliye edildi” dedi.
Oğlunun hayatındaki önemli anları kaçırdığını anlatan Kıryak, “Oğlumun mezuniyetinde Silivri’deydim. Üniversite sınavına girdiğinde Silivri’deydim. Üniversiteye başladı, ben yine buradayım. Bunların vebalini kim ödeyecek?” diye konuştu.
Tahliye talebini yineleyen Kıryak, “1,5 yıldır cezaevindeyim ve artık gerçekten çok yoruldum. Profesyonelce sadece işimi yaptım. Şerefimle, namusumla çalıştım. Tahliyemi ve bu dosyadan adımın aklanmasını talep ediyorum” dedi. (ANKA)
Güncellenecek…



