İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davada 9’uncu celse dün akşam saatlerinde tamamlandı. Duruşmada Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan savunma yaparken, bazı CHP’li milletvekillerinin adliye binasına alınmaması günün tartışmalı başlıklarından biri oldu.
Mahkeme heyeti, duruşmanın bugün saat 10.00’da 10’uncu celseyle devam etmesine karar verdi. Bugünkü celsede Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın savunma yapması bekleniyor.
İki kez kanser tedavisi gören ve cezaevinde ciddi kilo kaybı yaşadığı belirtilen Çalık’ın, doktor raporuyla ek gıda takviyesi aldığı da öğrenildi.
Duruşmadan öne çıkanlar
Halk TV’nin aktardığına göre Silivri’de görülen davada, CHP’li isimler ve izleyiciler duruşmayı yakından takip etti. Tutuklu İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce’nin doğum günü nedeniyle salonda kısa süreli bir hareketlilik yaşandı. Ekrem İmamoğlu’nun Gökce’ye sarılarak “Hepiniz adına sarılıyorum” dediği aktarıldı.
Çalık’ın annesi Gülseren Çalık da sabah saatlerinde adliyeye gelerek duruşma salonu önünde bekledi.
Avukattan ‘kopyala yapıştır’ sorusu
Duruşmada Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Fikret İlkiz, Resul Emrah Şahan’a yönelttiği sorularla dikkat çekti. İlkiz, tutuklama kararının içeriğine işaret ederek şu ifadeleri kullandı:
“Zor bir yerden sormayacağım. Siz, gözaltı tarihinizi unutmadığınızı biliyorum. 19 Mart tarihinde gözaltına alındığınızı ve 23 Mart 2025 tarihinde hakkınızda bir tutuklama kararı verildiğini ifade etmiştiniz. Bu tutuklama kararıyla ilgili olarak soruyorum: Hakkınızda tutuklama kararı veren Sulh Ceza Yargıçlığı yanına çıktığınızda tek başınıza mıydınız, yoksa yanınızda örneğin Ekrem İmamoğlu var mıydı?”
Şahan’ın “Tek başınaydım” yanıtı üzerine İlkiz, dosyadaki tutuklama kararına ilişkin ayrıntılara değinerek şunları sordu:
“Dava dosyasındaki 9 sayfalık tutuklama kararı var. Üzerindeki saatin 11:40 olduğunu ve 23.03.2025 tarihinde verildiğini biliyorum. 10. Sulh Ceza Hakimliği’nin 2025/348 sorgu sayılı ve hâkim imzalı bu 9 sayfalık kararı size verdiler, değil mi? Şimdi, bu tutuklama kararında özellikle dört şüpheli var: Ekrem İmamoğlu, Mahir Polat, Mehmet Ali Çalışkan ve siz. Bu tutanak kesilip kopyala-yapıştır yöntemiyle oluşturulduğuna göre; sizin ifadenize göre sorguda tek başınaydınız ve yanınızda sadece avukatınız vardı. Buna rağmen bu şekilde hazırlanmış tutanağı mı verdiler size?”
Şahan ise bu soruya “Evet” yanıtını verdi.
Şahan’ın avukatından ‘hukuka aykırılık’ vurgusu
Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın avukatı Doğa Şanlıoğlu da duruşmada yaptığı savunmada soruşturma sürecinin hukuka aykırı yürütüldüğünü savundu.
“İlk olarak; soruşturmanın başlangıcından iddianamenin düzenlenmesine kadar yapılan tüm iş ve işlemler, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine aykırı şekilde gerçekleştirilmiş ve süreç, anayasal hakların ihlali niteliğinde yürütülmüştür.
Soruşturma süreci boyunca, müvekkilimizin ifadesi dışında hiçbir belgeye erişemezken; gerçek olup olmadığı belli olmayan beyanlar üzerinden kuruma ve müvekkilin ailesine yönelik sorular sorulmuş, ancak bunlara cevap verme imkânı dahi tanınmamıştır.
Arama ve el koyma tutanakları ile çeşitli iddiaların televizyon kanallarında ve internet sitelerinde yayımlanması suretiyle, hukuka aykırı bir soruşturma yürütüldüğü kanaatindeyiz, efendim.
Tesis edilen yakalama, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin tamamı Anayasa’ya, özellikle de ölçülülük ilkesi bakımından aykırıdır.
Müvekkil, belediye başkanı sıfatıyla rahatlıkla davet edilip ifadesi alınabilecek bir kişidir. Nitekim kendisi de samimi ifadesinde bunu açıkça belirtmiştir: ‘Bir kilometre mesafedeyiz.’ Buna rağmen, çokça dile getirildiği üzere, şafak baskınıyla evinden alınmasının hiçbir hukuki meşruiyeti bulunmadığı kanaatindeyiz.
İddianamenin ilk bakışta dahi, ondan beklenen akademik dil ve hukuki temellendirmeden uzak olduğu görülmektedir.
Şu an elimizde iki farklı iddianame bulunmaktadır: Biri savcılık tarafından basına servis edilen, diğeri ise imzalı olarak dosyada yer alan metin. Bu iki metin aynı değildir, sayfa sayıları dahi farklıdır.
Aynı iddianamede, müvekkilin bir yerde ‘örgüt yöneticisi’ olarak nitelendirildiği ve bu kapsamda sorumlu tutulması gerektiği ileri sürülürken; hem giriş hem de sonuç bölümünde ‘örgüt üyesi’ sıfatıyla cezalandırılması talep edilmektedir. Bu durum açık bir çelişkidir.
Bazı eylemlerde şüpheli listesinde yer alan ve kendilerine somut fiil isnat edilen kişiler hakkında sonuç bölümünde cezalandırma talebi bulunmamaktadır. İddianamenin değerlendirme kısmında yer almayan bilgilerle, olaylara ilişkin anlatımlar arasında ciddi tutarsızlıklar söz konusudur.
Örneğin; bazı eylemlerde kişiler rüşvet iddiasıyla suçlanmakta, ancak aynı kişilerin beyanlarında bu iddiaların doğru olmadığı ifade edilmektedir. Yine aynı olay, bir yerde ‘irtikap’, başka bir yerde ‘rüşvet’ olarak nitelendirilmektedir. Bu tür çelişkilerin hukuki izahı yapılmamıştır.
İddianamede uzun uzun örgüt suçunun unsurlarına yer verilmesine rağmen, rüşvet ve irtikap suçlarının unsurlarına ilişkin yeterli bir açıklama yapılmamaktadır.
Bu durum, suç vasfı belirlenirken keyfi tercihler yapıldığı izlenimini doğurmaktadır.
Ayrıca, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına ilişkin temellendirme de hukuki açıdan yetersizdir. Bazı sanıklar bakımından, isnat edilen suçların niteliği gereği etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması teknik olarak mümkün değildir.
Bununla birlikte, isnat edilen suçlar rüşvet ve irtikap gibi görev suçları olmasına rağmen, sanıkların görev tanımlarının araştırılmadığı görülmektedir. Dahası, kamu görevlisi olmayan kişiler de bu suçlar kapsamında fail olarak gösterilmiştir. İsnat edilen suçlarla ilgili herhangi bir soru sorulmamıştır, başlangıç şüphesi dahi bulunmamaktadır.”
Önceki celsede neler yaşandı?
9’uncu celsede ilk olarak sanıklardan Altan Ertürk ve avukatlarının savunmaları alındı. Ardından kürsüye çıkan Resul Emrah Şahan, hakkındaki suçlamaların siyasi olduğunu savundu.
Şahan, gözaltı sürecine yönelik eleştirilerde bulunarak Kent Uzlaşısı dosyası, Şişli’de yürütülen belediye çalışmaları ve imar dosyalarına ilişkin ayrıntılı değerlendirmeler yaptı. Savunmasında Torunlar Center, Marmara Üniversitesi Nişantaşı Kampüsü, yılbaşı süslemeleri ve belediyeye yönelik “rant” iddialarına değindi.
Duruşmanın sonunda söz alan Ekrem İmamoğlu, Şahan’a görev süresi boyunca kendisinden hukuka aykırı ya da menfaat odaklı bir talep gelip gelmediğini sordu. Şahan bu soruya “hayır” yanıtını verdi. İmamoğlu ayrıca belediye meclis üyeleri ve iş yönlendirme iddialarına değinerek yargı sürecinin siyasetten arındırılması çağrısında bulundu.
Mahkeme heyeti, celseyi tamamlayarak duruşmayı bugüne erteledi. Beyoğlu Belediyesi’ne ilişkin iddianamenin kabul edildiği, ancak birleştirme talebine ilişkin kararın ilerleyen süreçte verileceği belirtildi.
Güncellenecek…



