• Ana Sayfa
  • Manşet
  • İBB Davası’nda 76. gün | Selim İmamoğlu: Babam zulüm altındayken kaçacağımı düşünmediniz herhalde

İBB Davası’nda 76. gün | Selim İmamoğlu: Babam zulüm altındayken kaçacağımı düşünmediniz herhalde

Ekrem İmamoğlu’nun oğlu Selim İmamoğlu İBB Davası’nda savunma yaptı. Ailesinden aldığı borçlar nedeniyle yargılandığını ifade eden Selim İmamoğlu “Annem buradayken, babam zulüm altındayken kaçacağımı düşünmediniz herhalde” ifadelerini kullandı.

İBB Davası’nda 76. gün | Selim İmamoğlu: Babam zulüm altındayken kaçacağımı düşünmediniz herhalde
İBB Davası’nda 76. gün | Selim İmamoğlu: Babam zulüm altındayken kaçacağımı düşünmediniz herhalde
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 7 Eylül 2026 13:17
  • Güncellenme: 7 Eylül 2026 13:52

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın görülmesine İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda devam ediliyor.

Davanın 76. gününde tutuksuz sanıkların savunmaları alınmaya devam ediyor. Tutuklu sanıklar, saat 11.10’da jandarma eşliğinde duruşma salonuna getirildi. Heyetin de yerini almasının ardından duruşma 11.20’de başladı.

Duruşmada ilk olarak, İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin söz aldı.

Uzun duruşma saatlerine itiraz

Mahkeme heyetine hitap eden Pekin, uzun duruşma saatlerine ilişkin daha önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından örnekler sunduklarını hatırlattı.

Pekin, “Biz hukukçular olarak size AİHM’nin kararlarından örnek göstererek bu uzun duruşma saatlerinin uygun olmadığını, adil yargılanmayı sakatlayan bir yanı olduğunu açıklamaya çalışmıştık””dedi.

Önceki hafta mahkemenin duruşmaları daha erken saatte bitirmeye yönelik bir tutum sergilediğini düşündüklerini belirten Pekin, bunun üzerine Türk Tabipleri Birliği’ne başvurduklarını söyledi.

Pekin, TTB’ye duruşmaların dört gün sürdüğünü ve şehir dışında gerçekleştirildiğini aktardıklarını belirterek, hazırlanan mütalaanın UYAP üzerinden mahkemeye sunulduğunu ifade etti.

TTB’nin değerlendirmesinin yedi maddeden oluştuğunu söyleyen Pekin, mütalaanın sonuç bölümünü mahkeme heyetine aktardı. TTB’nin değerlendimesinin sonuç bölümünde, “Adil yargılanma hakkının ihlali niteliğindeki tanımlanan uygulamaların yol açacağı sağlık sorunları gözetildiğinde insan eliyle oluşturulmuş travma olarak kabulü ve Dünya Sağlık Örgütü’nün Uluslararası Hastalık Sınıflandırması ICD-10 kapsamında Y07.1 kodu ile de belirtilen işkence ve diğer zalimane, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele kapsamında değerlendirilmesi uygun olacaktır” ifadeleri yer aldı.

‘16.00’dan sonra duruşmalara devam edilmemesini talep ediyoruz’

TTB’nin görüşünün de uzun duruşma saatlerine ilişkin itirazlarını desteklediğini söyleyen Pekin, mahkemeden çalışma saatlerinin sınırlandırılmasını talep etti. Pekin, “Biz, hukukçuların yanı sıra bilim insanlarının da bu yönde görüşleri olduğuna göre bunların dikkate alınmasını ve saat 16.00’dan sonra çok özel bir zorunluluk bulunmadığı sürece, yani devam etmekte olan sorgu gibi, duruşmalara devam edilmemesini talep ediyoruz” dedi. Pekin, taleplerinin kabul edilmemesi halinde Ekrem İmamoğlu’nun müdafileri olarak salonda bulunmaşyacaklarını söyledi.

Selim İmamoğlu savunma yaptı

Sonrasında savunma sırası gelen tutuksuz sanık Necmeddin Şimşek beyanda bulundu. Daha sonar Ekrem İmamoğlu’nun oğlu tutuksuz yargılanan sanık Mehmet Selim İmamoğlu’nun savunmasına geçildi. Selim İmamoğlu, kürsüdeki yerini almak üzere tutuklu sanıkların yanından geçerken babası ile sarıldı.

Selim İmamoğlu “Soyadım İmamoğlu olmasaydı burada olmayacaktım” dedi.

Ailesinden aldığı borçlar nedeniyle şüpheli durumda olduğunu ifade eden Selim İmamoğlu, hakkındaki yurtdışına çıkış yasağıyla ilgili “Annem buradayken, babam zulüm altındayken kaçacağımı düşünmediniz herhalde” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, ailenin 3. nesli olarak yurtdışına açılmayı düşündüğünü ancak babasının “Siyaseten uygun olmaz” dediğini belirtti.

Annesi ve dedesinin desteğiyle yurtdışındaki şirketini kurduğunu belirten Selim İmamoğlu, kendisine yapılan para transferlerini MASAK raporlarında iki kez yazıldığını hatırlattı ve “Bu hatanın kötü niyetle yapılmadığına inanmak istiyorum” ifadelerini kullandı.

Hırvatistan’daki projeye ilişkin ortağını Temmuz 2025’te trafik kazasında kaybettiğini anlatan İmamoğlu, yurt dışına çıkış yasağı nedeniyle cenazeye katılamadığını söyledi.

Bu ölüm üzerinden bir gazetecinin kendisine yönelik “katil yakıştırması” yaptığını savunan İmamoğlu, söz konusu kişi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, takipsizlik kararı verildiğini ve açtığı tazminat davasının sürdüğünü anlattı.

‘Babamdan borç alarak aldım’

Çocukluğundan itibaren sporla ilgilendiğini anlatan İmamoğlu, üniversite yıllarında yelken sporuna başladığını ve Türkiye Yelken Federasyonu’ndan lisans alarak yarışlara katıldığını söyledi.

Bosphorus Cup’ta da yarıştığını belirten İmamoğlu, 2024 yılında yarış amaçlı ikinci el, 2009 model bir yelkenliyi 772 bin liraya satın aldığını anlattı.

İmamoğlu, “Bedelini de babamdan borç alarak banka havalesiyle aldım. Sahibi olduğum bu yelkenli şu an yelken kulübünde eğitim amaçlı da kullanılmaktadır. Yani günün sonunda bu iki konuda hesabını veremeyeceğim bir durum asla yoktur” dedi.

Akademik çalışmalarına da değinen İmamoğlu, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde inşaat mühendisliği eğitiminin yanında fizik mühendisliği de okuduğunu, daha sonra fizik alanında yüksek lisansa başladığını söyledi.

Yüksek lisans mezuniyet koşullarından birinin uluslararası konferansta çalışma sunmak olduğunu belirten İmamoğlu, Alman Fizik Topluluğu tarafından düzenlenen konferansa yaptığı başvurunun kabul edildiğini ancak hakkında getirilen yurt dışına çıkış yasağı nedeniyle konferansa katılamadığını anlattı.

İmamoğlu, yalnızca konferans tarihlerini kapsayacak şekilde yasağın geçici kaldırılmasını da istediğini ve dönüş biletini mahkemeye sunduğunu ancak olumlu yanıt alamadığını söyledi.

‘Türkiye’nin bu mahkeme salonlarını değil, başka bir geleceği hak ettiğini düşünüyorum’

Savunmasının sonunda gençlerin hayal kurabilmesi ve bilimsel çalışmalar yapabilmesi gerektiğini söyleyen İmamoğlu, “Türkiye artık üzerindeki ölü toprağını atsın, bitmeyen kavgalardan kurtulsun. Türkiye’nin geleceği biraz da gençlerinden aldığı güçle yola koyulsun. İlim bizim ışığımız olsun. Türkiye’nin bu mahkeme salonlarını değil, başka bir geleceği, başka bir hayali hak ettiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Beraatini, hesaplarına konulan tedbirin ve yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını talep eden İmamoğlu, “En önemlisi sevgili babam Ekrem İmamoğlu ve tüm yol arkadaşlarımın tahliyesini talep ediyorum” dedi.

Hakim Hırvatistan’daki şirketi sordu

Savunmanın ardından Mahkeme Başkanı, Selim İmamoğlu’na Hırvatistan’daki şirketine ilişkin sorular yöneltti.

Mahkeme Başkanı, şirketin tek ortaklı olup olmadığını sordu. İmamoğlu, “Evet” yanıtını verdi.

Başkanın, “Kim, kiminle birlikte kurdunuz?” sorusuna İmamoğlu, “Tek başıma kurdum” dedi.

Şirketin faaliyet alanını da “inşaat ve yatırım” olarak açıklayan İmamoğlu’na Mahkeme Başkanı, “Oraya gönderilen 388 bin 303 euro, öyle mi?” diye sordu.

İmamoğlu, “Evet” yanıtını verdi.

Proje devam ediyor

Mahkeme Başkanı, İmamoğlu’nun şirketinin Hırvatistan’da faaliyet alanı kapsamında yürüttüğü bir proje olup olmadığını da sordu.

İmamoğlu, şirketinin Hırvatistan’daki ana firmaya yüzde 20 ortak olduğunu belirterek “Şu an 150 haneye yakın büyük bir projede faaliyet göstermektedir o bölgede” dedi.

Mahkeme Başkanı’nın projenin devam edip etmediği yönündeki sorusuna ise İmamoğlu, “Tabii devam ediyor. İki bloğunun kabası yeni bitti daha” yanıtını verdi.