Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 53’ü tutuklu 436 sanıklı İBB davasında 94’üncü günü başladı.
Bugün iki iddianameyle dosyaya eklenen 6 tutuklu ismin savunmalarının alınması beklenirken Ekrem İmamoğlu’nun savunmasını haftaya yapması bekleniyor. Mahkeme başkanı, bugün 30. günü görülecek davanın 2. celsesini 15 Ekim’de bitirmeyi, en fazla 2 hafta ara verip 3. celseye başlamayı planlıyor.
Erhan Karaal’ın savunması alındı, sorgusu gerçekleşti
Tutuklu ve tutuksuz sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı, duruşma başladı. Sanık kürsüsüne ilk gelen isim 17 Haziran’da Maltepe’de kaçırılan ve İstanbul’un Avrupa ve Anadolu yakalarındaki çeşitli lokasyonlarda sopa ve demirle dövülerek, işkence gören Erhan Karaal geldi.
Dijital Deneyim Merkezi’nin (DDM) ihalelerinde mali üye olarak yalnızca mali kontrolü sağlama görevi aldığını söyledi.
Karaal, bahsi geçen işlemlerle alakalı aleyhine yöneltilen sanık, tanık, gizli tanık beyanı bulunmadığını dile getirdi.
Karaal’ın savunmasının ardından sorgusuna geçildi. İlk sözü tutuklu Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve İBB Başkan Danışmanı Murat Ongun aldı. Ongun’un “Benim sizden herhangi bir firma ya da kişiye yönelik bir ödeme talebim oldu mu?” sorusuna Karaal, “Hayır, ben sizinle ilk defa burada konuşuyorum” yanıtını verdi.
Ongun, ‘kendi adına üçüncü bir şahsın dayatmasının’ olup olmadığına ilişkin sorusuna Karaal “Hayır” yanıtını verdi.
“Savcılık tarafından yönlendirildim” diyerek etkin pişmanlık ifadesini geri çeken tutuklu reklamcı Murat Kapki ise Karaal’a ödemelerin gecikmesi durumunda vade farkı uygulanıp uygulanmadığını sordu. Karaal’ın sözleşme gereği bu uygulamanın yapıldığını ve aralarında bu konuda tartışmalar yaşandığını doğrulaması üzerine Kapki, mahkeme heyetine dönerek “O kadar örgüte dahilim ki, her yıl 5 ila 10 milyon lira vade farkı ödüyordum” ifadelerini kullandı.
Türkay ve Haydanlı kürsüde
Sanık kürsüsüne ikinci olarak Büşra Türkay geldi. Şirket yetkilisi olmadığının altını çizen Türkay, Medya A.Ş. ile çalışırken video yapım süreçlerinin fikir aşamasına dahil olduğunu, ödeme süreçleriyle ilgili bir işinin bulunmadığını ifade etti. Yaşadığı süreçten sonra 4 ay işsiz kaldığını, evine ve maaşına haciz geldiğini, şimdi bir çağrı merkezinde çalıştığını anlatan Türkay, üzerine atılı suçları kabul etmediğini, görevi dışında bir şey yapmadığını, bir maddi kazancının bulunmadığını söyleyerek beraatini talep etti.
Türkay’ın ardından sanık kürsüsüne Serdar Haydanlı geldi. Haydanlı, hiçbir suç örgütüyle bağlantısı olmadığını ve dosyada sanık değil tanık sıfatıyla yer alması gerektiğini ileri sürdü. İfadelerinin bağlamından koparıldığını savunan Haydanlı, Kültür A.Ş. ile 2019 yılı öncesinde de çalıştığını ve tüm bu süreçte kendisi dışında kimsenin mağduriyet yaşamadığını iddia etti. Haydanlı’nın savunmasının ardından yapılan sorgunu sonrası mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.
Güncelleniyor…




