İHD Merkezi Hapishane Komisyonu’nun sosyal medya hesanından yapılan yazılı açıklamada, CPT’nin Türkiye’deki gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına 2021 ve 2024 yıllarında gerçekleştirdiği ziyaretlere ilişkin raporların yayımlandığı belirtildi.
Açıklamada, raporlarda gözaltı merkezlerinde işkence ve kötü muamele, avukata erişimin geciktirilmesi, usulsüz ifade alma girişimleri, sağlık hizmetlerine erişimde kısıtlamalar ve alıkoyma koşullarına ilişkin tespitlerin yer aldığı aktarıldı.
Açıklamada, şu ifadeler yer aldı:
“Gözaltı merkezlerinde işkence ve kötü muamele uygulamaları, avukata erişimin geciktirilmesi, usulsüz ifade alma girişimleri, sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlanması ve elverişsiz alıkoyma koşulları tespit edilen ağır hak ihlalleri arasındadır.
Hapishanelerde ise aşırı kalabalıklaşma, sosyal faaliyetlerin kısıtlanması, işkence ve kötü muamele uygulamaları ile ilgili ciddi iddialar, hijyen ortamının sağlanmaması, sağlık hizmetlerine erişim eksikliği, dış dünya ile temasın engellenmesi, çıplak arama uygulamaları, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan mahpuslara yönelik tecrit uygulamaları, çocuk mahpusların maruz bırakıldığı ihlaller ile ilgili ciddi iddialar, anneleriyle kalan çocukların sağlıklı gelişim ortamından mahrum bırakılması, kadın mahpuslara yönelik ayrımcı uygulamalar ve LGBTİ+ mahpuslar için güvenli alanlar oluşturulmayıp tecride maruz bırakılmaları gibi ağır hak ihlallerinin sürdüğü rapor edilmektedir.
İşkence ve cezasızlık politikaları kabul edilemez. Yetkilileri CPT raporlarındaki tespit ve tavsiyeleri derhal dikkate almaya; gözaltı merkezleri ve hapishanelerdeki hak ihlallerini önleyici mekanizmaları acilen hayata geçirmeye çağırıyoruz.”
CPT’nin Türkiye raporunda neler var?
Avrupa Konseyi’nin İşkenceyi ve İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamele ve Cezayı Önleme Komitesi (CPT), Türkiye’ye yönelik Ocak 2021 ve Şubat 2024 tarihli ziyaretlerinin raporlarını ve Türkiye makamlarının yanıtlarını kamuoyuyla paylaştı. Raporlar, Türkiye’nin izin vermesinin ardından yayımlandı.
CPT, Ankara, Diyarbakır ve İstanbul’daki merkez karakollar ve terörle mücadele birimleri de dahil olmak üzere on üç polis ve jandarma birimini ziyaret etti. Raporlara göre ayrıca, İstanbul-Bakırköy ve Kayseri’deki iki kadın cezaevi, İstanbul-Maltepe’deki bir çocuk tutukevi ve Diyarbakır’da bir yüksek güvenlikli cezaevi dahil olmak üzere sekiz cezaevi de ziyaret edildi. Ziyaret sırasında, Covid-19 ile ilgili özel önlemler yürürlükteydi ve heyet, bu önlemlerin hem tutuklular hem de personel üzerindeki etkisini değerlendirebildiklerini belirtildi.
2021 ziyaretinin sonuçları doğrultusunda, 2024 yılındaki özel ziyaretin, yüksek güvenlikli cezaevlerinde tutulan mahkumlara yönelik muameleye, özellikle de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış kişilere odaklandığı kaydedildi. CPT, cezaevlerindeki kadınların ve LGBT+ bireylerin durumunu ve idari veya disiplin nedenleriyle tecrit hücresine yerleştirilen mahkumların durumunu da incelediklerini ifade etti. Bu amaçla CPT, Antalya, Iğdır ve Van’daki dört yüksek güvenlikli cezaevinin yanı sıra Antalya ve İstanbul-Maltepe’deki iki L Tipi Cezaeviyi ziyaret ettiklerini aktarıldı.
Cezaevi nüfuslarında artış var
CPT’nin en önemli tespitlerinden biri cezaevi nüfusundaki hızlı artış oldu. Komite, 2019 sonunda yaklaşık 290 bin olan cezaevi nüfusunun Ocak 2021’de yaklaşık 192 bine gerilediğini, ancak bu düşüşün ardından yeniden yükselişe geçtiğini belirtti.
Resmi verilere göre Haziran 2024’te Türkiye’deki cezaevi nüfusu yaklaşık 338 bine ulaştı. Bu, her 100 bin kişi başına yaklaşık 395 mahpus anlamına geliyor ve CPT’ye göre Avrupa Konseyi üyesi ülkeler arasındaki en yüksek oran.
CPT, Türkiye makamlarına cezaevi nüfusundaki artışı durdurmaya ve aşırı kalabalıklaşmanın temel nedenleriyle mücadele etmeye en yüksek önceliği verme çağrısında bulundu.
CPT, 2024 ziyaretinde Antalya S Tipi Cezaevi’nde mahpusların bazıları tarafından aktarılan tokat, yumruk, tekme ve copla vurma şeklindeki kötü muamele iddialarını “inandırıcı” olarak değerlendirdi.
İki vakada ayak tabanlarına copla vurulduğu, yani “falaka” uygulandığı yönünde iddialar aktarıldı.
Komite, vakalardan birinde mahpusun vücudundaki yakın tarihli yaralanmaların anlatılan kötü muameleyle uyumlu olduğunu belirtti.
CPT, cezaevi yönetimi ve personeline fiziksel kötü muamelenin ve aşırı güç kullanımının yasadışı olduğu konusunda açık mesaj verilmesini ve güç kullanımı vakalarında savcıların daha dikkatli inceleme yapmasını istedi.
Raporda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan mahpusların koşulları da eleştirildi. CPT, ziyaret edilen yüksek güvenlikli cezaevlerinde bu mahpusların önemli bir bölümünün aylar hatta yıllar boyunca fiilen tek başına tutulduğunu belirtti.
Bazı mahpusların günde 21 saat veya daha fazla hücrelerinde yalnız kaldığı, hücre dışındaki düzenli faaliyetlerinin ise tek başına yapılan günlük açık hava egzersiziyle sınırlı olduğu kaydedildi.
Komite, uzun süreli tecridin ruhsal, fiziksel ve sosyal sağlık üzerinde son derece zararlı etkileri olabileceğini ve bazı durumlarda insanlık dışı veya onur kırıcı muamele niteliğine ulaşabileceğini belirterek, mahpuslara her gün en az iki saat anlamlı insan teması sağlanmasını istedi.
CPT, Antalya L Tipi ve İstanbul-Maltepe L Tipi Cezaevlerinde kadın ve LGBTİ+ mahpusların durumunu da inceledi. Her iki cezaevinde de ciddi aşırı kalabalıklaşma tespit edildi.
CPT ayrıca cezaevlerindeki sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, psikolojik ve psikiyatrik desteğin iyileştirilmesi ve mahpusların tıbbi bilgilerinin gizliliğinin güvence altına alınması yönünde tavsiyelerde bulundu.
Avrupa Konseyi, Türkiye makamlarının raporlara verdiği yanıtlarda alınan veya planlanan önlemler hakkında bilgi sunduğunu ve CPT’nin tespit edilen sorunlar konusunda Türk makamlarıyla diyaloğunu sürdürdüğünü açıkladı.




