6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden üç yıl geçti. İklim Adaleti Koalisyonu, depremin üçüncü yılında Antakya’da yaptığı basın açıklamasında, Hatay’da yaşanan sürecin bir “yeniden inşa” değil, sistematik bir “sürgün ve mülksüzleştirme” politikası olduğunu savundu.
Açıklamada, “Hatay için zaman 6 Şubat’ta durdu” denilerek, kentte yaşanan yıkımın yalnızca depremin sonucu olmadığı, yıllardır süren ihmal, rant ve denetimsizliğin bir sonucu olduğu ifade edildi. Koalisyon, yaşananları “çoklu suç zinciri” olarak nitelendirdi.

Mehmet Temel
Bu bir ‘yeniden inşa’ değil, sürgün
İklim Adaleti Koalisyonu, rezerv ve riskli alan ilanlarıyla yurttaşların tapularına el konulduğunu, zeytinliklerin ve tarım arazilerinin yok edildiğini, Asi Nehri, dereler, sulak alanlar ve kıyıların rant projelerine açıldığını belirtti. Açıklamada, “Bu, kenti ayağa kaldırmak değil; yoksulu merkezden sürmek, emekçiyi mülksüzleştirmek ve Hatay’ın çok kültürlü yapısını tasfiye etmektir” denildi.
‘Unutmak yok, affetmek yok’
Açıklamada, Hatay’da işlenen suçlar tek tek sıralandı. Fay hatlarının imara açılması “ihmal suçu”, imar afları “imar suçu”, arama kurtarmadaki gecikmeler “yaşam hakkı ihlali” olarak tanımlandı. Molozların su havzalarına dökülmesi ve zeytinliklerin yok edilmesi ise “ekokırım ve halk sağlığı suçu” olarak nitelendirildi.
Rezerv alan uygulamalarıyla yurttaşların kendi mahallelerinde “mülteci hâline getirildiği”, zorunlu göçe maruz bırakıldığı vurgulanırken, Hatay’ın çok inançlı ve çok dilli yapısının dağıtılmasının “demografik tasfiye” anlamına geldiği ifade edildi.

Mehmet Temel
Cezasızlık ve demokrasi eleştirisi
Koalisyon, üç yıl geçmesine rağmen tek bir üst düzey sorumlunun yargılanmadığına dikkat çekerek, bunun “cezasızlık zinciri” olduğunu belirtti. Karar süreçlerinde halkın dışlandığı, itiraz edenlerin susturulduğu ifade edilerek bunun da “demokrasi suçu” olduğu vurgulandı.
‘Vazgeçmiyoruz, buradayız’
İklim Adaleti Koalisyonu açıklamasında, ekosistem temelli ve yerinde onarım çağrısı yapıldı. Rezerv alan uygulamalarının durdurulması, ekokırım yaratan faaliyetlere son verilmesi ve barınma, mülkiyet ile sağlıklı yaşam haklarının güvence altına alınması talep edildi.
Açıklama, “Hatay’da yaşananların üzerini betonla örtemeyeceksiniz” sözleriyle sona ererken, “Hatay halkı yalnız değildir. Adalet istiyoruz, hemen şimdi” çağrısı yapıldı.




