Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için gerçekleştirdiği ABD ziyareti öncesinde Bank Mellat’ın Türkiye’deki faaliyet izninin kaldırılmasını, F-35 sürecini ve Türk Hava Yolları’nın Boeing’den uçak alım planını gündeme taşıdı. İmamoğlu, “Hizmet etmeniz gereken Mr. Trump değil, 86 milyon yurttaşınızdır” dedi.
Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nin X hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantıları için New York’a hareket etmesi öncesinde Türkiye’nin ABD ile ilişkilerine dair değerlendirmelerde bulundu.
İmamoğlu’ndan Bank Mellat tepkisi
İmamoğlu, ilk olarak İran merkezli Bank Mellat’ın Türkiye’deki faaliyet izninin kaldırılmasına değindi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), 18 Eylül 2026 tarihli kararıyla Bank Mellat’ın İstanbul Türkiye Merkez Şubesi’nin faaliyet iznini kaldırmış, karar 19 Eylül’de Resmî Gazete’de yayımlanmıştı. BDDK kararında işlem, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 71. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine dayandırıldı.
İmamoğlu ise kararın Erdoğan’ın ABD ziyareti öncesinde alınmasına dikkat çekerek, “Gitmeden önce ABD’nin isteğiyle bir jest daha yaptı” ifadelerini kullandı.
Bank Mellat’ın Türkiye’de 1982’den bu yana faaliyet gösterdiğini hatırlatan İmamoğlu, “Komşumuz İran’ın, Türkiye’de 44 yıldır faaliyet gösteren bankasını kapattı” dedi.
BDDK’nın kamuoyuna açıkladığı kararda ise faaliyet izninin kaldırılmasına ilişkin gerekçe, bankanın faaliyetlerini sürdürmesinin mevduat ve katılım fonu sahiplerinin hakları ile mali sistemin güven ve istikrarı bakımından tehlike oluşturmasına ilişkin kanun hükmü üzerinden açıklandı. Kararda ABD’nin talebine ilişkin bir ifade yer almadı.
F-35 ve Boeing anlaşmasını gündeme taşıdı
İmamoğlu, Erdoğan’ın geçen yıl da aynı dönemde ABD’de bulunduğunu belirterek, bu ziyaret sırasında ABD menşeli bazı ürünlere 2018’den bu yana uygulanan ek vergilerin kaldırıldığını söyledi.
F-35 savaş uçakları konusunda da Türkiye’nin ABD’ye yaptığı ödemelere dikkat çeken İmamoğlu, “Yıllar önce 1 milyar dolardan fazla bir bedeli ödeyerek talep ettiğimiz F-35’ler ise hala verilmedi” dedi.
Türkiye’nin F-35 programından çıkarılması sonrasında Ankara ile Washington arasında konuya ilişkin görüşmeler sürerken, Cumhurbaşkanı Erdoğan Temmuz 2026’da Türkiye’nin F-35 konusunda ABD’den “5 uçağın sözünü aldığını” belirtmişti. Erdoğan, Ağustos ayında ise ABD Başkanı Donald Trump’tan F-35’ler konusunda söz aldığını ve bu sözün yerine getirilmesini beklediğini açıklamıştı.
İmamoğlu, buna karşılık Türk Hava Yolları’nın ABD merkezli Boeing’den 225 uçak alma planını da gündeme getirdi. Söz konusu plan kapsamında 150 uçağın kesin, 75 uçağın ise opsiyonlu olmak üzere toplam 225 uçaklık bir anlaşma öngörülüyor.
“Kazanan hep ABD” dedi
İmamoğlu, F-35’lerin Türkiye’ye teslim edilmemesine karşın Boeing’den uçak alımının gündeme gelmesini eleştirerek, “Kazanan hep ABD!” ifadesini kullandı.
İmamoğlu ayrıca ABD yönetiminin Suudi Arabistan’a F-35 satışı konusunda attığı son adımı hatırlattı. ABD Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan’a 48 F-35 savaş uçağı ve ilgili ekipmanların satışına ilişkin yaklaşık 24,3 milyar dolarlık olası anlaşmayı Kongre onayına sunulmak üzere onayladı.
İmamoğlu, Türkiye’nin F-35’leri beklediği bir dönemde Suudi Arabistan’a satış sürecinin ilerlemesine ilişkin, “Bir yıldır uçaklarımız verilecek diye beklerken; jest üstüne jest yaptığınız dostunuz F35’leri Suudi Arabistan’a sattı” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu, açıklamasının devamında Erdoğan’ın ABD ile ilişkilerine yönelik eleştirilerini sürdürerek, “Biz neden bu haldeyiz?” diye sordu.
İmamoğlu, “Meşruiyetini millette değil başka ülke liderinde ararsan, itibarın uçak boyutu olduğunu zannedersen, işte böyle vermeden almaya alıştırırlar” ifadelerini kullandı.
Devletler arasındaki ilişkilerde mütekabiliyet ilkesine dikkat çeken İmamoğlu, Türkiye’nin kendi çıkarlarını gözetmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
İmamoğlu, mesajının sonunda Türkiye’nin güvenliğinin öncelikli olması gerektiğini belirterek, “Beklentimiz ve önceliğimiz ise Türkiye’nin güvenliğidir” dedi.



