• Ana Sayfa
  • Manşet
  • İmralı Heyeti Üyesi Erol İlke TV’ye konuştu: Barış sürecinin kuramsal boyutu vurgusu

İmralı Heyeti Üyesi Erol İlke TV’ye konuştu: Barış sürecinin kuramsal boyutu vurgusu

Faik Özgür Erol, geçtiğimiz günlerde çözüm sürecinde entelektüellerin rolüne ilişkin yaptığı değerlendirmelerin farklı biçimlerde ele alınmasının ardından İlke TV’ye konuştu. Meselenin Barış Akademisyenleri üzerinden tartışmaya açılmasını doğru bulmadığını vurgulayan Erol, sürece hem eleştirel yaklaşan hem de katkı sunmayı amaçlayan akademik tartışmaları değerli bulduğunu ifade etti.

İmralı Heyeti Üyesi Erol İlke TV’ye konuştu: Barış sürecinin kuramsal boyutu vurgusu
İmralı Heyeti Üyesi Erol İlke TV’ye konuştu: Barış sürecinin kuramsal boyutu vurgusu
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 25 Ağustos 2026 20:24
  • Güncellenme: 25 Ağustos 2026 20:30

DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi Avukat Faik Özgür Erol İlke TV Konuşma Zamanı programcısı Ahmet Ayva’ya, geçtiğimiz günlerde çözüm sürecinde entelektüellerin rolü üzerine söylediği sözlere ilişkin açıklamalarda bulundu.

Sözlerinin oldukça açık olduğunu vurgulayan Faik Özgür Erol, öz eleştirel bir yaklaşımla hareket ettiğini belirterek, tek tek entelektüellerin sunduğu destekten ziyade, barış sürecinin kuramsal boyutu, kavramsallaştırılması ve teorik çerçevesindeki genel eksikliğe dikkat çekmek istediğini ifade etti.

Süreç boyunca hem eleştirel hem de destekleyici nitelikte azımsanmayacak miktarda yazınsal ve düşünsel üretimin ortaya konulduğunu ve bunların son derece kıymetli olduğunu aktaran Erol, bu durumun katılım hususundaki kavramsal ve teorik yetersizlik gerçeğini değiştirmediğini kaydetti.

Erol şu ifadeleri kullandı:

“Kabul edelim ki hem eleştirel hem de destekleyici yönde azımsanmayacak ölçüde yazınsal ve düşünsel çalışmalar gördük. Bunları kıymetli buluyorum. Fakat bu, sürece katılım konusunda, eleştirel olmak da dahil, kavramsal, kuramsal ve teorik bir eksikliğin bulunduğu gerçeğini değiştirmiyor. Sürecin tarifini sadece siyasete bıraktığımızda karşıt kavramlarla oluşturulmuş cephelerden ibaret bir durum buluyoruz.”

Erol, barış sürecinin yalnızca siyasi tartışmalar üzerinden şekillenmemesi gerektiğini, sürecin toplumsal ve düşünsel boyutlarının da ele alınmasının önemli olduğunu vurguladı.

“Barış Akademisyenlerinin duruşu haysiyetlidir”

Değerlendirmelerinin ardından bazı çevrelerce Barış Akademisyenlerinin gündeme getirildiğine değinen Erol, ifadelerinin hiçbir aşamasında söz konusu akademisyenlerin hedef alınmadığını belirtti.

Barış Akademisyenlerinin attıkları imzalarla haysiyetli ve onurlu bir tutum sergilediklerini, yıllardır da bu duruşun bedelini ödediklerini ve kendisinin de bu sürece yakından tanıklık ettiğini bildirdi.

Faik Özgür Erol ifadeleri kullandı:

“Buradan hareketle kimi çevreler Barış Akademisyenlerini gündeme getirdi. Halbuki sözlerimin hiçbir noktasında onlar bulunmuyor. Barış Akademisyenleri, attıkları imzayla haysiyetli ve onurlu bir duruş sergilemiş ve yıllardır da bunun bedelini ödüyorlar. Ben de buna yakından tanıklık etmiş biriyim. Konunun Barış Akademisyenleri üzerinden ele alınmasını da doğru bulmuyorum.”

Sürece yönelik eleştirel yaklaşımların da katkı sunan çalışmaların da gerekli olduğunu ifade eden Erol, akademik tartışmaların barış sürecinin daha kapsamlı biçimde ele alınmasına katkı sağlayacağını belirtti.

Ne olmuştu?

DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Faik Özgür Erol ile İmralı Sekretarya üyesi Veysi Aktaş, medya temsilcileriyle çözüm sürecinde gelinen aşamaları ve “çerçeve yasanın” ortaya çıkardığı yeni durumu değerlendirdiği bir “medya buluşması” gerçekleştirmişti.

Burada bir konuşma yapan Erol, “Dünyanın herhangi bir yerinde bu kadar ağır acılara yol açmış bir savaş ortamını sona erdirme çabasının entelektüel anlamda bu kadar az destekle karşılaştığı az örnek gördüm” ifadelerini kullanmıştı.