İngiltere Başbakanı Andy Burnham, İngiltere Parlamentosu’nda haftalık olarak düzenlenen “Başbakana Sorular” oturumunda milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Burnham, İsrail-Filistin sorununda iki devletli çözümün çökme riskinin herkesi endişelendirmesi gerektiğini söyledi.
Burnham’ın açıklaması, İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband’ın Filistin topraklarındaki yasa dışı İsrail yerleşimlerinden gelen malların ithalatının yasaklanacağını ve silah ticareti yapan şirketlere ek kısıtlamalar getirileceğini duyurmasının ardından geldi.
Parlamentonun üçüncü büyük grubu olan Liberal Demokratlar’ın lideri Ed Davey ise sorusunda İngiltere’nin dün duyurduğu işgal altındaki Filistin topraklarını gasbeden İsrail yerleşimleriyle ticaret yasağının çok uzun zaman önce alınması gerektiğine değindi.
‘Asıl risk, iki devletli çözümün gözlerimizin önünde ölüyor olması’
Burnham, alınan karara parlamentoda verilen destek için teşekkür etti. İsrail-Filistin sorununda iki devletli çözümü savunduklarını kaydeden Burnham, “İngiltere’nin nerede durduğunu göstermek için bunu yaptık” dedi.
Bölgede iki devletli çözümün önemine işaret eden Burnham, “İki devletli çözümün çökme riski, Ortadoğu üzerinde yaratacağı etkiler göz önünde bulundurulduğunda hepimizi endişelendirmesi gereken bir risk. Asıl risk, iki devletli çözümün gözlerimizin önünde ölüyor olması ve bunun içinde bulunduğumuz dünyada harekete geçme cesaretini göstermemizi gerektirmesi” diye konuştu.
Ne olmuştu?
İngiltere ile İsrail arasında, İsrail’in kuruluşuna uzanan yakın ilişkiler, ilk kez bu düzeyde bir diplomatik gerilime sahne oluyor. Miliband’ın İşgal altındaki Batı Şeria’da devam eden yerleşimci saldırılarını “açık bir etnik temizlik” olarak nitelendirmesinin ardından İsrail de Kudüs’teki İngiltere Konsolosluğu’nu kapatacağını açıklayarak bir karşı hamle yaptı.
İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, İngiltere Büyükelçisi’nin sınır dışı edilmesi çağrısında bulundu. ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee de, BBC’ye yaptığı açıklamada, İngiliz firmalarının birçok ABD eyaletinde iş yapmasının “yasaklanabileceğini” söyledi.
12 ülkeden ortak açıklama
İngiltere, Kanada, Fransa, Danimarka, Finlandiya, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya ve İsveç dışişleri bakanları ortak açıklama yayımladı. Açıklamada, İsrail hükümetinin Batı Şeria’daki politikalarının iki devletli çözüm ihtimalini tehdit ettiği belirtildi. Yerleşimci şiddeti ve yerleşimlerin genişlemesinin daha önce görülmemiş seviyelere ulaştığı vurgulandı. E1 yerleşim projesine ilişkin ihale sürecinin başlatılması da “kabul edilemez” olarak nitelendirildi.
‘İthalat yasağının uygulanması pratikte zor olabilir’
Açıklamalar karşılıklı olarak sertleşmesine rağmen söz konusu yaptırımlar henüz resmen yürürlüğe girmedi. İngiltere’nin işgal altındaki Batı Şeria’da bulunan yasa dışı yerleşimlerinden gelen mallar ile İsrail’de üretilen ürünler arasında nasıl bir ayrım yapacağına dair ayrıntılar belirsizliğini korurken, iki ülke arasında yıllık sekiz milyar doları aşan ticaret hacmi üzerinde bu yaptırımların etkisinin asgari düzeyde kalması bekleniyor.
Yerleşim yerlerinden gelen mallar ağırlıklı olarak taze tarım ürünleri ve şaraptan oluşuyor. İsrail’in toplam ticaret hacminin yalnızca çok küçük bir kısmını teşkil ediyor.
Diplomatlar, İsrail’den gelen bazı malların menşei belirtilmeksizin yerleşim birimlerinden elde edilen ürünleri içerebilmesi nedeniyle, bir ithalat yasağının uygulanmasının zor olabileceğini ifade ediyor.



