İran’da üniversitelerin açılmasıyla birlikte başlayan yeni protesto dalgası, Washington’da askeri müdahale tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Analist Herbie Russell, the İndependent’in “kardeş yayını” olarak da bilinen İ Paper’da kaleme aldığı ve uzman görüşlerine yer verdiği analizde bu hareketliliğin Trump yönetimi üzerindeki “harekat” baskısını artırabileceğine dikkat çekiyor.
İran’da geçen ay yaşanan ve kanlı bir şekilde bastırılan ayaklanmanın ardından, sular durulmuyor. Yeni eğitim döneminin başlamasıyla birlikte başta Tahran olmak üzere birçok kentte öğrenciler sokaklara döküldü.
Doğrulanmış görüntülerde, güvenlik güçlerinin protestoculara müdahale ettiği ve rejim yanlısı gruplarla çatışmaların yaşandığı görülüyor. Herbie Russell’ın aktardığına göre, bu yeni huzursuzluk dalgası, ABD’nin bölgede son on yılların en büyük askeri yığınağını yaptığı bir döneme denk geliyor.
Protestolar müdahale için bir gerekçe mi?
Eski CIA analisti Kenneth Katzman, mevcut protestoların Trump için bir fırsat penceresi açabileceğini savunuyor. Katzman, Trump’ın daha önce göstericilere verdiği destek sözlerini hatırlatarak, “Bu durum Trump’a, ocak ayında başlattığı askeri yığınağı ‘protestocular adına hareket ediyorum’ diyerek meşrulaştırma şansı verebilir” değerlendirmesinde bulunuyor.
Analistlere göre, rejimin şiddetli baskısına rağmen halkın sadece dört hafta içinde yeniden sokağa çıkması, toplumdaki öfkenin derinliğini ve rejimin kırılganlığını gözler önüne seriyor.
Müzakerelerde tıkanma ve askeri seçenek
ABD ile İran arasındaki nükleer müzakereler Cenevre’de tıkanmış durumda. Washington’un “sıfır uranyum zenginleştirme” talebi, Tahran tarafından reddediliyor.
Donald Trump geçtiğimiz cuma günü yaptığı açıklamada, İran’a anlaşma için 10-15 günlük bir süre tanıdığını belirterek “Aksi takdirde kötü şeyler olur” uyarısında bulunmuştu.
Bölgeye sevk edilen ikinci uçak gemisi taarruz grubuyla birlikte ABD, artık üslerini ve müttefiklerini savunurken aynı zamanda İran’ı vurabilecek askeri kapasiteye ulaşmış durumda.
Trump kendi koyduğu mühletin kıskacında
Uluslararası politika uzmanı Dr. Christian Emery ise, Trump’ın bölgeye bu denli devasa askeri teçhizat yığarak ve kamuoyuna açık mühletler vererek kendisini “köşeye sıkıştırmış” olabileceğini belirtiyor.
Emery’ye göre, Trump’ın içgüdüleri riskli bir savaştan kaçınmak yönünde olsa bile, sokaklardaki şiddetin artması durumunda “Yardım yolda” şeklindeki önceki vaatleri, askeri harekâtı kaçınılmaz bir baskı unsuru haline getirebilir.
İran ise buna karşılık nükleer tesislerini tahkim ederek ve Rus kuvvetleriyle deniz tatbikatları düzenleyerek savunma pozisyonunu sertleştiriyor.



