• Ana Sayfa
  • Ekonomi - Emek
  • İnşaatlarda ölümler sürüyor: Kütahya’da 3, Samsun’da 1 işçi yaşamını yitirdi

İnşaatlarda ölümler sürüyor: Kütahya’da 3, Samsun’da 1 işçi yaşamını yitirdi

Kütahya ve Samsun’da 4 işçinin yaşamını yitirdiği iş cinayetleri, inşaat sektöründeki iş güvenliğini bir kez daha gündeme getirdi. İlke TV’ye konuşan İş Güvenliği Uzmanı Selçuk Kastarlı ölümlerin büyük bölümünün önlenebilir olduğunu belirtirken, Dev Yapı-İş Genel Başkanı Özgür Karabulut ise yoksulluk, güvencesizlik ve örgütsüzlüğün işçileri ölümle karşı karşıya bıraktığını söyledi.

İnşaatlarda ölümler sürüyor: Kütahya’da 3, Samsun’da 1 işçi yaşamını yitirdi
  • Yayınlanma: 22 Haziran 2026 18:42

İnşaat iş kolunda iş cinayetleri sürüyor. Son iki iş cinayeti haberi Kütahya ve Samsun’dan geldi.

Kütahya’da bir inşaatta işçilerin bulunduğu iskelenin üzerine makara devrildi. Çöken iskelede çalışan 60 yaşındaki Abdullah Kaya, 71 yaşındaki Hamit Sarı ve 58 yaşındaki Süleyman Türkoğlu yaklaşık 6 metre yükseklikten düşerek yaşamını yitirdi.

Kütahya’nın ardından bir iş cinayeti haberi de Samsun’dan geldi. Terme ilçesinde 57 yaşındaki çatı ustası Saim Uzun, çalıştığı 5 katlı binanın çatısından düşerek hayatını kaybetti.

Yaşamını yitiren işçilerin yaşları da inşaat sektöründeki dikkat çekici tabloyu ortaya koydu.

‘İnşaatlarda her gün ortalama iki işçi ölüyor’

İş Güvenliği Uzmanı ve Kocaeli İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi üyesi Selçuk Kastarlı’ya göre, 2024 yılında 482, 2025 yılında ise en az 493 işçi inşaat iş kolunda yaşamını yitirdi.

Kastarlı, “Bunlar bizim tespit edebildiklerimiz. Bunun yanı sıra belki bu tespitlerimizin yarısı kadar daha tespit edemediğimiz vakalar olduğunu düşünüyoruz. Bu da kabaca her gün iki inşaat işçisinin iş cinayetine kurban gittiğini gösteriyor” ifade etti.

DİSK’e bağlı Dev Yapı-İş Sendikası Genel Başkanı Özgür Karabulut da inşaat sektöründe iş cinayetlerinin sıradanlaştığına vurgu yaptı: “Bir gün MESEM’li bir öğrencinin ölüm haberini alırken bir gün emekli olduğu halde yoksulluktan geçinemediği için çalışmak zorunda kalan 70 yaşındaki bir inşaat işçisinin basit önlenebilir nedenlerle ölüm haberini alıyoruz.”

Uzmanlara göre inşaatlarda yaşanan ölümlerin büyük bölümü önlenebilir nedenlerden kaynaklanıyor.

Kastarlı, bunun en önemli nedenlerinden birinin taşeronlaştırma sistemi olduğunu ifade etti: “Asıl işveren işi alt taşeronlara devrediyor, onlar da kendi altlarındaki taşeronlara devrediyorlar. Onlar da Türkiye’deki ismiyle götür usulü yöntemlerle daha alttaki ustabaşılarına devrediyorlar.”

Bu sistemde maliyet ve hızın işçi sağlığı ve güvenliğinin önüne geçtiğini belirten Kastarlı, iş güvenliği önlemlerinin çoğu zaman göz ardı edildiğini söyledi.

Kastarlı, “Maliyet ve hızın temel kriter olduğu yerde güvenlik tedbirleri kimsenin dikkate almadığı bir husus oluyor. Başta o inşaatın ana işvereni olmak üzere. Dolayısıyla da çok sayıda ölüme sebep oluyor.”  dedi.

İşçilerin çok basit güvenlik ekipmanlarının eksikliği nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirten Karabulut, “Burada çok basit önlenebilir nedenlerle inşaat işçileri ölüyor. Bazen 300 liralık bir halatın olmaması, bazen 700 liralık güvenlik kemerinin olmaması, bazen de bir baretin olmaması işçilerin ölümle karşılaşmasına neden oluyor”  dedi.

Yüksekten düşme, göçük ve elektrik çarpması gibi nedenlerle yaşanan ölümlerin tamamı önlenebilir olduğuna vurgu yapan Kastarlı, “Öngörülebilir sebeplerle yaşandığı için bunlara kaza demek doğru değil. Bu yüzden biz bunları iş cinayetleri diye adlandırıyoruz” ifadelerini kullandı.

İnşaat sektöründe sendikal örgütlenmenin zayıf olmasının da işçilerin iş güvenliği taleplerini dile getirmesini zorlaştırdığına dikkat çeken Kastarlı, “Çalışanların işi durdurma, angarya işleri kabul etmeme veya güvenlik önlemleri alınacağı kadar işe ara verme hakkı da fiilen yok. Yazılı kanunlarda var ama fiiliyatta yok” dedi.

‘İş cinayetleri örgütlü mücadeleyle durdurulabilir’

Sektördeki bir diğer önemli sorun ise denetim eksikliği.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın mevcut denetim kapasitesinin sektörün büyüklüğü karşısında yetersiz kaldığını söyleyen Kastarlı, “İş Teftiş Kurulu’nun ve Çalışma Bakanlığı’nın inşaat iş kolunu denetleyecek sayıda müfettişi yok. Aynı zamanda mesleki dağılımları da bu iş kolunu denetlemek için yeterli düzeyde değil” ifadelerini kullandı.

Ekonomik kriz, düşük emekli maaşları ve işsizlik nedeniyle ileri yaşlardaki çalışanlar da inşaat sektöründe çalışmak zorunda kaldıkların da anlatan Kastarlı, “Bilmediği bir iş kolunda, yaşına ve fiziki özelliklerine uygun olmayan şartlarda çalışmak zorunda kalıyorlar. Bu da çalışanların sağlığını olumsuz etkiliyor” diye konuştu.

İş cinayetlerinin önlenmesinde sendikal örgütlenmenin önemine dikkat çeken Özgür Karabulut, “Patronlara karşı sadece emek gaspına değil yaşam hakkımız için de mücadele ettiğimizde, örgütlendiğimizde iş cinayetlerini yavaşlatabilir, daha da örgütlendiğimizde durdurabiliriz. Yaşamak ve yaşatmak için örgütlü mücadeleyi yükseltmeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.